Genelde sanırım daha basit kullanıcılara hitap ediyor. Bana yaramadı.
Basit kullanıcı derken adam bazen çok kasmak istemiyor. Şimdi sen bir genç olarak belki de elindeki nimeti sonuna kadar kullanmak istiyorsun ama elin adamı sadece sağa kaydırıp telefon konuşmasını yanıtlıyor ve şarjım uzun gitsin istiyor. Ben MIUI Rom geliştirirdim eskiden, daha doğrusu Beta Tester'dım. O zamanlar elimizdeki cihazları sineğin yağını sıkar gibi sıkardık. Şimdi yaş baş alınca kafam kaldırmamaya başladı iPhone'a geçtim sadece düz telefon kullanıyorum Gaming bile sıfır Candy Crush saymazsan. O yüzden Android daha karmaşık geliyor mesela. Genel de böyle telefon kullanıyor.
 
Basit kullanıcı derken adam bazen çok kasmak istemiyor. Şimdi sen bir genç olarak belki de elindeki nimeti sonuna kadar kullanmak istiyorsun ama elin adamı sadece sağa kaydırıp telefon konuşmasını yanıtlıyor ve şarjım uzun gitsin istiyor. Ben MIUI Rom geliştirirdim eskiden, daha doğrusu Beta Tester'dım. O zamanlar elimizdeki cihazları sineğin yağını sıkar gibi sıkardık. Şimdi yaş baş alınca kafam kaldırmamaya başladı iPhone'a geçtim sadece düz telefon kullanıyorum Gaming bile sıfır Candy Crush saymazsan. O yüzden Android daha karmaşık geliyor mesela. Genel de böyle telefon kullanıyor.
Bahsettiğim tam olarak bu.
 
Ben de yakın zamanda geçiş yaptım. Özellikle ayarlar kısmı yeni nesilde bana karmaşık geldi. Eskiden 12 Pro Max kullanırdım, o kısım sanki daha sade durumdaydı. Modlar ve rutinler kısmı Samsung özelinde daha kolay geliyordu. iOS cihazdaki kestirmeler kısmına hâlâ alışamadım.

Örneğin harita, yemek uygulamaları ve konum gerektiren diğer programlar açıldığında konumun otomatik olarak çalışmasını istiyorum. Bu uygulamalar kapatıldığında ise konum bilgisinin de kapanmasını tercih ediyorum. Konumu sürekli açık tutmak istemiyorum ancak bu ayarı yapmak bana biraz zor geldi.
 
Merhaba,

Konuya cevap vermek için biraz beklemek istedim. Şimdi rahat rahat konuşalım.

Şahsen, sizin düşüncenize ve konuya yazılan mesajların birçoğuna katıldığımı söyleyemem. iOS; kullanım, arayüz, akıcılık, basitlik ve sadelik olarak pek çok konuda Android'den daha iyi, bunların bazıları tartışılır ancak bazıları tartışılmaz bana kalırsa.

iOS gerçekten çok stabil, 7-8 seneyi doldurmuş iPhone'lar bile kendilerine verilen en son iOS sürümlerinde dahi yavaş bile olsa akıcı, kasma donma vs. olmuyor. Bunu eski bir iPhone 6, güncel olarak da bir iPhone 11 kullanıcısı olarak rahatlıkla söyleyebilirim. iOS 26.1 yüklü iPhone 11'im tabii ki de iOS 16 zamanlarındaki kadar akıcı ve hızlı değil, ancak şu anda bile hâlâ daha birçok orta segment Android telefondan akıcı ve performanslı. Instagram, YouTube gibi uygulamaların açılış süreleri en fazla birkaç saniye, tek sorun artık RAM'de uzun süre kalamıyorlar o kadar.

@Eagles hocamın da dediği gibi, özellikle konum servisleri ile vs. sürekli işiniz var ise Android tam bir işkence. Konumunuzu sürekli aç kapat yapmanız gerekiyor, sürekli açık tutunca da şarjı çok harcıyor. iPhone ve Mac gibi aygıtlarda ise; konum, izin verdiğiniz ve ayarladığınız sürece sadece ihtiyaç halinde otomatik olarak açılıyor, işini hallediyor ve yine otomatik olarak kapanıyor, sizin hiçbir şey yapmanıza gerek yok, hatta bazen konumunuzun kullanıldığını anlamıyorsunuz bile. Basit şeyler gibi görünebilir, ancak günlük kullanımda işinizi çok rahatlatan ve kullanımınızı hızlandıran, akıcılaştıran şeyler bunlar.

iOS'i övmeyi bırakalım, biraz da genel ekosistem ve Apple'ın diğer ürünlerine/yazılımlarına bakalım.

iCloud denen şey aşırı iyi çalışıyor.
  • Bir fotoğraf mı çektiniz? Birkaç saniye içerisinde bulutta.
  • Mac, Apple Watch gibi birkaç tane daha Apple ürününüz mü var? Cihazlar arası dosya aktarımı, bağlantı, ekosistem özellikleri müthiş iyi ve hızlı çalışıyor.
  • iPhone'unuzda bir metin veya fotoğraf mı kopyaladınız? Mac'inizde command + v yapmanız yeterli, kopyaladığınız metin veya fotoğraf direkt olarak yapıştırılıyor.
  • Kolunuzda Apple Watch'ınız mı takılı? Mac'inizin kilidini açmak için parola girmenize veya parmak izinizi okutmanıza gerek yok, çünkü cihazı direkt açabiliyorsunuz.
  • AirDrop'dan bahsetmiyorum bile, ister iPhone'dan iPhone'a, ister Mac'ten iPhone'a, ister iPhone'dan Mac'e, dosyalarınızı, belgelerinizi ve fotoğraflarınızı saniyeler içerisinde paylaşabiliyor ve aktarabiliyorsunuz, ben bu kadar hızlı ve sorunsuz çalışan başka bir bulut servisi veya uygulama görmedim. Özellikle WhatsApp yerine kullanılırsa çok iyi oluyor.

Apple Müzik özellikle diğer rakiplerine kıyasla daha iyi.
Yaklaşık olarak birkaç senedir aktif olarak kullanıyorum. Ses kalitesi, arayüz, kullanım, ekosistem, fiyatlandırma olarak rakiplerinden birkaç gömlek daha üstün.
  • YouTube Music ve Spotify gibi rakiplerinden ya daha ucuz, ya da aynı fiyatta. Bunlara rağmen, sunduğu ses kalitesi rakiplerinin katbekat üzerinde.
  • Arayüzü ister telefonda, ister bilgisayarda, ister saatte çok sade ve basit, rakiplerinin hantal ve karmaşık, neyin nerede olduğu belli olmayan arayüzlerinden daha iyi.
  • Eğer iPhone'unuzun yanında bir Mac ve/veya bir AirPods kullanıyorsanız, dinlediğiniz müzikleri kolaylıkla geçiş yaptığınız cihaza aktarabiliyorsunuz (Müzik, diğer cihazdan çalmaya başlıyor.), iPhone'da bir şey dinlerken Mac'te video açtığınız anda AirPods direkt olarak Mac'e bağlanıyor, kesintisiz dinleme yapabiliyorsunuz.
  • Siri ile entegrasyon çok iyi, "Hey Siri, şu şarkıyı aç." "Hey Siri, sesi kıs." "Hey Siri, sonraki şarkıya geç." gibi komutlar çok işe yarıyor.
  • Desteklenen dil, şarkı ve bölgelerde çok kolaylıkla ve anlık olarak şarkı sözü çevirisi yapılabiliyor.
  • Şarkı söyleme özelliği sayesinde, anlık olarak dinlediğiniz şarkının vokallerini tamamen kapatıp veya kısıp, şarkıyı sadece siz söyleyebiliyorsunuz veya sadece arka planı dinleyebiliyorsunuz. İşin güzel yanı, bu özellik Türkiye'de ve şarkı sözleri eklenmiş neredeyse bütün şarkılarda kullanılabiliyor.
Buraya daha çok şey yazarım ama işin özü; özellikle biraz ekosistemin içerisine girdiğiniz zaman veya cihazı kullanmayı bildiğiniz zaman, gayet de pratik, kolay ve akıcı bir deneyim sunuyor. Maalesef insanımız Türkiye'de Apple'ı özellikle sadece "iPhone"dan ibaret bildiği için, bu tür ekosistem özelliklerinin, donanım-yazılım entegrasyonlarının birçoğundan bihaber. Biraz alışın, bilmediğiniz özelliklerini öğrenin, araştırın, eminim siz de seveceksiniz 🙂
 
Konuda herkes birbirini yemiş çok eğlendim, dikkatimi çeken şey ise burası teknoloji forumu değil miydi? Neden cevapların yarısından çoğu Instagram'a fotoğraf yüklemek ile alakalı? Bu zaten Apple'ın para akıtıp yaptığı bir şey, saf kamera kısmında Android dümdüz şekilde birçok konuda daha iyi. S25 serisinde de bu muhabbet çözüldü diye biliyorum. Neyse gideyim de Mac alayım.
 
Merhaba,

Konuya cevap vermek için biraz beklemek istedim. Şimdi rahat rahat konuşalım.

Şahsen, sizin düşüncenize ve konuya yazılan mesajların birçoğuna katıldığımı söyleyemem. iOS; kullanım, arayüz, akıcılık, basitlik ve sadelik olarak pek çok konuda Android'den daha iyi, bunların bazıları tartışılır ancak bazıları tartışılmaz bana kalırsa.

iOS gerçekten çok stabil, 7-8 seneyi doldurmuş iPhone'lar bile kendilerine verilen en son iOS sürümlerinde dahi yavaş bile olsa akıcı, kasma donma vs. olmuyor. Bunu eski bir iPhone 6, güncel olarak da bir iPhone 11 kullanıcısı olarak rahatlıkla söyleyebilirim. iOS 26.1 yüklü iPhone 11'im tabii ki de iOS 16 zamanlarındaki kadar akıcı ve hızlı değil, ancak şu anda bile hâlâ daha birçok orta segment Android telefondan akıcı ve performanslı. Instagram, YouTube gibi uygulamaların açılış süreleri en fazla birkaç saniye, tek sorun artık RAM'de uzun süre kalamıyorlar o kadar.

@Eagles hocamın da dediği gibi, özellikle konum servisleri ile vs. sürekli işiniz var ise Android tam bir işkence. Konumunuzu sürekli aç kapat yapmanız gerekiyor, sürekli açık tutunca da şarjı çok harcıyor. iPhone ve Mac gibi aygıtlarda ise; konum, izin verdiğiniz ve ayarladığınız sürece sadece ihtiyaç halinde otomatik olarak açılıyor, işini hallediyor ve yine otomatik olarak kapanıyor, sizin hiçbir şey yapmanıza gerek yok, hatta bazen konumunuzun kullanıldığını anlamıyorsunuz bile. Basit şeyler gibi görünebilir, ancak günlük kullanımda işinizi çok rahatlatan ve kullanımınızı hızlandıran, akıcılaştıran şeyler bunlar.

iOS'i övmeyi bırakalım, biraz da genel ekosistem ve Apple'ın diğer ürünlerine/yazılımlarına bakalım.

iCloud denen şey aşırı iyi çalışıyor.
  • Bir fotoğraf mı çektiniz? Birkaç saniye içerisinde bulutta.
  • Mac, Apple Watch gibi birkaç tane daha Apple ürününüz mü var? Cihazlar arası dosya aktarımı, bağlantı, ekosistem özellikleri müthiş iyi ve hızlı çalışıyor.
  • iPhone'unuzda bir metin veya fotoğraf mı kopyaladınız? Mac'inizde command + v yapmanız yeterli, kopyaladığınız metin veya fotoğraf direkt olarak yapıştırılıyor.
  • Kolunuzda Apple Watch'ınız mı takılı? Mac'inizin kilidini açmak için parola girmenize veya parmak izinizi okutmanıza gerek yok, çünkü cihazı direkt açabiliyorsunuz.
  • AirDrop'dan bahsetmiyorum bile, ister iPhone'dan iPhone'a, ister Mac'ten iPhone'a, ister iPhone'dan Mac'e, dosyalarınızı, belgelerinizi ve fotoğraflarınızı saniyeler içerisinde paylaşabiliyor ve aktarabiliyorsunuz, ben bu kadar hızlı ve sorunsuz çalışan başka bir bulut servisi veya uygulama görmedim. Özellikle WhatsApp yerine kullanılırsa çok iyi oluyor.

Apple müzik özellikle diğer rakiplerine kıyasla daha iyi.
Yaklaşık olarak birkaç senedir aktif olarak kullanıyorum. Ses kalitesi, arayüz, kullanım, ekosistem, fiyatlandırma olarak rakiplerinden birkaç gömlek daha üstün.
  • YouTube Music ve Spotify gibi rakiplerinden ya daha ucuz, ya da aynı fiyatta. Bunlara rağmen, sunduğu ses kalitesi rakiplerinin katbekat üzerinde.
  • Arayüzü ister telefonda, ister bilgisayarda, ister saatte çok sade ve basit, rakiplerinin hantal ve karmaşık, neyin nerede olduğu belli olmayan arayüzlerinden daha iyi.
  • Eğer iPhone'unuzun yanında bir Mac ve/veya bir AirPods kullanıyorsanız, dinlediğiniz müzikleri kolaylıkla geçiş yaptığınız cihaza aktarabiliyorsunuz (müzik, diğer cihazdan çalmaya başlıyor.), iPhone'da bir şey dinlerken Mac'te video açtığınız anda AirPods direkt olarak Mac'e bağlanıyor, kesintisiz dinleme yapabiliyorsunuz.
  • Siri ile entegrasyon çok iyi, "hey Siri, şu şarkıyı aç." "hey Siri, sesi kıs." "hey Siri, sonraki şarkıya geç." gibi komutlar çok işe yarıyor.
  • Desteklenen dil, şarkı ve bölgelerde çok kolaylıkla ve anlık olarak şarkı sözü çevirisi yapılabiliyor.
  • Şarkı söyleme özelliği sayesinde, anlık olarak dinlediğiniz şarkının vokallerini tamamen kapatıp veya kısıp, şarkıyı sadece siz söyleyebiliyorsunuz veya sadece arka planı dinleyebiliyorsunuz. İşin güzel yanı, bu özellik Türkiye'de ve şarkı sözleri eklenmiş neredeyse bütün şarkılarda kullanılabiliyor.
Buraya daha çok şey yazarım ama işin özü; özellikle biraz ekosistemin içerisine girdiğiniz zaman veya cihazı kullanmayı bildiğiniz zaman, gayet de pratik, kolay ve akıcı bir deneyim sunuyor. Maalesef insanımız Türkiye'de Apple'ı özellikle sadece "iPhone"dan ibaret bildiği için, bu tür ekosistem özelliklerinin, donanım-yazılım entegrasyonlarının birçoğundan bihaber. Biraz alışın, bilmediğiniz özelliklerini öğrenin, araştırın, eminim siz de seveceksiniz 🙂

Siz beni çok yanlış anlamışsınız. Ben akıcı değil demedim. Kullanımı pratik değil dedim. Ve bunu Apple ekosistemi kullanmadan söylüyorum ve kullanmayacağım da. Pratik olması için her şeyimi Apple almak zorunda olmamalıyım. Müzik kısmını ne için koyduğunuzu anlamadım zaten. Sırf övmek için koymuşsunuz gibi geldi. Doğrudur ama yersizdi. Benim de en çok yakındığım kısmı mesela pano olmaması. Dün kaydettiğim bir metni hemen iki saniyede panodan yapıştıramıyorum. Bu arada Windows Phone bağlantısıyla da gayet uyumlu çalışıyor dosya aktarımı vs.
 
Son düzenleme:
Kolunuzda Apple Watch'ınız mı takılı? Mac'inizin kilidini açmak için parola girmenize veya parmak izinizi okutmanıza gerek yok, çünkü cihazı direkt açabiliyorsunuz.
Aynı şey zaten Android'de de uzun süredir var. (Samsung'da da benzeri var)
AirDrop'dan bahsetmiyorum bile, ister iPhone'dan iPhone'a, ister Mac'ten iPhone'a, ister iPhone'dan Mac'e, dosyalarınızı, belgelerinizi ve fotoğraflarınızı saniyeler içerisinde paylaşabiliyor ve aktarabiliyorsunuz, ben bu kadar hızlı ve sorunsuz çalışan başka bir bulut servisi veya uygulama görmedim. Özellikle WhatsApp yerine kullanılırsa çok iyi oluyor.
Android'de Quick Share var. Android'den Android veya Android'den MacOS ve IOS'a dosya paylaşımı yapabiliyorsunuz.
iPhone'unuzda bir metin veya fotoğraf mı kopyaladınız? Mac'inizde command + vyapmanız yeterli, kopyaladığınız metin veya fotoğraf direkt olarak yapıştırılıyor.
KDE Connect kullanarak onu da kolayca halledebiliyorum.
Mac, Apple Watch gibi birkaç tane daha Apple ürününüz mü var? Cihazlar arası dosya aktarımı, bağlantı, ekosistem özellikleri müthiş iyi ve hızlı çalışıyor.
Aynı şey gene Android'de var.
Bir fotoğraf mı çektiniz? Birkaç saniye içerisinde bulutta.
Google Photos aynı amaç için hizmet ediyor. Ayrıca iCloud'dan daha fazla depolamaya sahip.
 
Mesela otomatik konum olayı da canımı sıkıyor. Konum bilgimi istediğim zaman paylaşmak istiyorum sadece.