Hepimiz görüyoruz YouTube'da insanlar Amerika'da büyük şehirlerde garsonluk yapıyorlar, akşamları direksiyonda dinlene dinlene yemek dağıtıyorlar, taksi yapıyorlar. Bazen de ağlıyorlar geçinemiyorum çok zor diye. Evet her gün belli bir saatte uyanmak zorunda olmak birkaç yıldan sonra insanı çok yıpratır ama bu ağlama hareketi tıklanma almak için de olabilir. Zaten büyük şehirdesin 2. işi bulman ne kadar zor olabilir? Küçük bir eyalette olsan neyse. Eğer iki ülkeyi karşılaştırırsak tabii ki yurt dışı çok daha iyi.
Ben küçük bir şehirde 4 yıldır işsizim. Fabrikaya gidiyorum devlet maaşını 6 ay ödemiyor diyorlar beri işe almayıp devlete maaşını 6 ay boyunca tamamen ödetebilecekleri birisini alıyorlar. Marketlere gidiyorum orası da memurluk gibi olmuş sen her yere üniversite açıp işsiz sayısını halının altına süpürürsen adam da diplomayı alır markete başvurur. Benim gibi lise mezunu, beklentisi düşük olan insan da orada çalışamaz. Bu yaz turistik bölgelere gitmeyi planlıyordum ama başka bir insanla aynı odada kalamayacağımı düşündüm. En basiti horlasan niye horladın derler başkası horlasa sen uyuyamazsın.
Halk işsiz bırakılmış ama yine de otokrasi de otokrasi diyor, tabii ki biraz da rakip aday seçimleri yanlış tartışılır. (ekmeleddin kim abi) Biz de işveren işçiyi işe aldı mı 8 saat Full+Full kullanır, bütün enerjisini kurumun çıkarları için harcar. Ben işimi iyi yaptığım halde daha iyi yapmam için çok fırça yedim, kimse psikolojin yurt dışında dayanır mı demesin bunu diyenler ya iş hayatını bilmiyor ya da senin kendi başına bir şey yapmanı istemiyor.
Ha oradaki hayat çok da iyi değildir tartışılır. Aslında 22 yaşımdan beri yurt dışına gitme planları kuruyorum ama hep başarısız oluyorum, yollar arıyorum tutmuyor kısacası oradaki insanlar sana gel demiyor. Şu an denemeyi düşündüğüm yol turist olarak gitmek ve sığınmak, 27 yaşımdayım birkaç yıl sonra 30 yaşımda olacağım zaman hızlı geçiyor. Bazı acenta programları da dümen red yersen adam senin paranın bir kısmına çöküyor konsolosluk masraflarını da sen karşılamış oluyorsun.
Ben küçük bir şehirde 4 yıldır işsizim. Fabrikaya gidiyorum devlet maaşını 6 ay ödemiyor diyorlar beri işe almayıp devlete maaşını 6 ay boyunca tamamen ödetebilecekleri birisini alıyorlar. Marketlere gidiyorum orası da memurluk gibi olmuş sen her yere üniversite açıp işsiz sayısını halının altına süpürürsen adam da diplomayı alır markete başvurur. Benim gibi lise mezunu, beklentisi düşük olan insan da orada çalışamaz. Bu yaz turistik bölgelere gitmeyi planlıyordum ama başka bir insanla aynı odada kalamayacağımı düşündüm. En basiti horlasan niye horladın derler başkası horlasa sen uyuyamazsın.
Halk işsiz bırakılmış ama yine de otokrasi de otokrasi diyor, tabii ki biraz da rakip aday seçimleri yanlış tartışılır. (ekmeleddin kim abi) Biz de işveren işçiyi işe aldı mı 8 saat Full+Full kullanır, bütün enerjisini kurumun çıkarları için harcar. Ben işimi iyi yaptığım halde daha iyi yapmam için çok fırça yedim, kimse psikolojin yurt dışında dayanır mı demesin bunu diyenler ya iş hayatını bilmiyor ya da senin kendi başına bir şey yapmanı istemiyor.
Ha oradaki hayat çok da iyi değildir tartışılır. Aslında 22 yaşımdan beri yurt dışına gitme planları kuruyorum ama hep başarısız oluyorum, yollar arıyorum tutmuyor kısacası oradaki insanlar sana gel demiyor. Şu an denemeyi düşündüğüm yol turist olarak gitmek ve sığınmak, 27 yaşımdayım birkaç yıl sonra 30 yaşımda olacağım zaman hızlı geçiyor. Bazı acenta programları da dümen red yersen adam senin paranın bir kısmına çöküyor konsolosluk masraflarını da sen karşılamış oluyorsun.
Son düzenleme: