İyilik ve kötülük tamamen keyfidir insanın çevresine göre veya gündeme göre iyi kötü algısı değişir. Dine inanan biri için en tutarlı sonuç dininin söylediği iyi ve kötüdür. Senin iyin benim kötüm benim iyim senin kötün olabilir. Köpekleri sokaktan temizlemek birilerinin iyisi birilerinin kötüsü. LGBT hoş görmek birinin iyisi birinin kötüsü.
 
İyi ve kötü insana göre belirlenirse, muğlak olur. Kimine göre iyi, kimine göre kötü denilir ve bir yere varmaz. Iyi ve kötuyü birbirinden ayıran, yasa ya da kıstasdır. Bu da ne kadar fazla insanın ortaklığı ile inşa edilirse, o kadar fazla insan için faydalı olur.

Peki, %100 fayda mümkün müdür? Bu da insanın elinde; istekler, şartlar, çevresel unsurlar ve insanın tüm bunları bir kenara bırakıp da degerlendirebilme hâli. Özde bir zerre mevcuttur ki bu da insanın yalnız kalabildiği anlarda daha fazla açığa çıkar.

İnsan, kendini bile sorgulayabilmektedir. İnsan tamamen bencilse, ona yaptıklarının kötülüğünü sorgulatan nedir?
 
Son düzenleme:
Kimse iyi veya kötü değildir. Sadece siyah ve beyaz yok günün sonunda, grinin 50 tonunu görmezden gelemeyiz.

İyilik, bence fayda değildir. İyilik doğru olanı rızaya bağlı olarak yapmaktır. Eğer birisine kötülük yapmanızı engelleyen şey bir çıkar dürtüsü ise bence siz iyi değilsiniz. Çıkar dürtüsü; gelecekte alabileceğiniz bir faydayı, yasalar tarafından özgürlüğünüzün savunulması veya inandığınız dine göre ödüllendirmeyi içerebilir. Asıl iyilik; inanç, çıkar gözetmeksizin ahlak, etik ve vicdan duygularınız sayesinde yaptığınız yardım olarak tanımlayabilirim.

Hatta bu görüşü bir tık öteye götürecek olursam vicdanınızın sızlamaması bile çıkar olarak değerlendirilip gerçek iyilik yoktura bile ulaşılabilir. Ancak ben şahsen önceki yaptığım tanımı daha doğru bir varsayım olduğunu düşünüyorum. Çünkü ahlak duygusu düşünme merkezinin bir sonucudur ve doğrudan bir düşünce ürünüdür. Düşünceleriniz sizi "iyilik" yapmaya itiyorsa iyi birisinizdir.
 

İyilik, bariz bir şekilde fayda ile ilişkilidir. Fayda, ölümden kurtardığinız kişi için ya da karnını doyurduğunuz kişi içindir, ama siz bunu kişisel ya da bireysel fayda ile ilişkilendirip onu gozeterek yaparsanız şaşması muhtemeldir.


Asıl iyilik; inanç, çıkar gözetmeksizin ahlak, etik ve vicdan duygularınız sayesinde yaptığınız yardım olarak tanımlayabilirim.

Ahlak, etik ve vicdan dedikleriniz de "yasa" değil mi? Belirleyicisi nedir?

vicdanınızın sızlamaması bile çıkar olarak değerlendirilip gerçek iyilik yoktura bile ulaşılabilir.

Vicdan örtülebilmektedir tabii, acımasızlık da söz konusu.
 
Son düzenleme:
İyilik, bariz bir şekilde fayda ile ilişkilidir. Fayda, ölümden kurtardığinız kişi için ya da karnını doyurduğunuz kişi içindir, ama siz bunu kişisel ya da bireysel fayda ile ilişkilendirip onu gozeterek yaparsanız şaşması muhtemeldir.
Bu yüzden, halihazırda tanıdığımız insanların bize nasıl davrandığına bakmaktan ziyade yabancılara nasıl davrandığına bakmak daha önemlidir.
 
İyilik esasen kendi çıkarı için ya da başkalarının zarar göreceği durumda bir şeyi yapmamak değildir, bunun nedeni onu yaptığında karşı tarafın "zarar" göreceğini bilmesidir. Bunu bilmek o insanı "tanrı" yapar. Yani zor şartlarda kendisinin zarar göreceği bir durumda kendi kendisinin tanrısı olduğu için o kuralı ekarte eder ve o hiçbir zaman yapmayacağı şeyi "yapar".

Peki "iyilik" aptallıkta olamaz, yani bir şey yaptığında bir ya da birçok kişinin zarar göreceğini bilmeden yaptığında direket zarar verirsin ve bu iyilik olamaz.

Bu insanın "tanrı dışı" bir canlı olduğunun net kanıtıdır, yani iyiliği ve kötülüğü kendi zihniyle (aklıyla-bilgisiyle-zekasıyla) bulacak ve yapılması gerekeni -yapılmaması gerekeni tespit edip yapacak ya da yapmayacak.

Esasen iyilik "hiçbir şey yapmamaktır" insan için bu mümkün değil... Çünkü insan "doğal" bir canlı değil. "bilinç" öleceğini bilen başka canlı var mı? (insanın algıladığı gibi)

birde "işine geleni" iyilik yada kötülük gibi algılayanlar vardır, yani "benim için iyiyse iyi, kötüyse kötü" onlar konu dışı :D