Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Suçlu tek bir grup ya da kişi değil. Bu mesele, yıllar boyunca biriken eksik politikalar, ihmal edilen haklar, iletişimsizlik ve karşılıklı güvensizlik yüzünden ortaya çıktı. Devletin bazı dönemlerde vatandaşlarının kültürel haklarını görmezden gelmesi, baskıcı politikalar uygulanması, halkın bir kısmının da buna tepkisel ve bazen yanlış yollarla karşılık vermesi bu sürecin parçası.

Yani suçlusu olarak kesin olarak birini veya bir yapıyı gösteremem.

Kurt, Türk kavgasi bizim CIA'e hizmet eden(daha dogrusu CIA tarafindan esir alinmis) istihbaratimiz yuzunden basladi. Amerika misyonerleri bir yandan Kurt'lere buralar asilinda sizin topraklariniz siz onlardan once buradaydiniz yalanlari atarken bir yandan da CIA hizmetine calisan Türkiye istihbarati bu yalanlari dogrudan yiyip baskaldirma orgutlenme hazirligi yapan kurtleri suikastlerle olduruyorlardi. Nefret yavas yavas buyudu Kurt'ler bu yalana gercekten kandi Türk'lerle zitlasmaya basladi ayrimciliklar basladi ve Türk'lerin nefretini kazanmaya basladi agzini acanin basini CIA gudumlu Türk istihbarati ya susturuyordu ya sevdiklerine zarar veriyordu. Yillarca cift tarafli misyonerlerin kiskirtmalariyla Turk/Kurt birbirine dusman edildi. Biz çocukken hatirliyorum (43 yasindayim) kimse o kurt bu kurt diye ayrimcilik yapmazdi sonra PKK ve ermeni lideri Abdullah Ocalan palazlandi ulkenin basina, masum bebekleri oldurduler. (aslinda kimin yaptigi belli degil ama ermenilerden beklerim boyle seyler) artik insanlar kurtleri parmaklariyla gosterir oldu tabii kurtler masum demiyorum kesinlikle kurtler de her firsatta Türk'lere ve Türkiye'ye zarar vermek kucuk dusurmek icin ellerinden geleni ardlarina koymamaya basladilar. Bu vesilelerle Kurtulus savasinda sirt sirta ulkemizi kurtarmiz iki kardes millet dusman edilmis oldu. Bunun sonunda sunu soyleyebilmek isterdim, Türk'lerin ve Kurtlerin sucu yok hepsi kuresel guclerin sucu ama durum boyle degil. Birbirimizi kolayca sattik, simdi kurtlerin neredeyse %90'i CIA'in kurdugu dem partiye oy veriyor ve Türkiye icinde bir kurdistan hayali kuruyor, bir kısmı Türkiye'ye ve butun dunyayay uyusturucu kaciriyor, kacak elektrik kullaniyorlar ve hakkini ararsan taslarla sopalarla kovaliyorlar. Bu isin en nihayetinde kendini bozan kurtler oldu diyebilirim, Türk'ler daha oturakli tepki verdiler ve hala iki tarafin da icinde bir miktar anlasma istegi olduguna inaniyorum açıkçası hala yapilabilecek bir seyler var. Bir ulkenin topraklarinin sirf icindeki etnik kokenlerden bir tanesi istiyor diye bolunmesi gerceklesemez bunun tek yolu savastir ve eminim Kurt'ler Türk'ler ile gerilla savasi disinda hiçbir şey yapmaya cesaret edemezler, cunku yalnizlar. Gun gelip İsrail destekledigi Kurtler sayesinde dogu topraklarimizi aldiginda Amerika'nin kurtlere destegi kesmesiyle ortada kalan kurtlere iki tokat atip ellerinden topraklarini alip soylarini kiracak gorursunuz. İsrail ve Amerika kardesi kardese kirdirmayi en etkili sindirme yontemi olarak kullanirken bu coktan ortaya cikmisken Kurt'ler Amerikan'lar dostumuz demeyi biraksin cunku kurdun aslinda Türk'ten baska dostu yok bu dunyada.
 
Yalnız arkadaş, o değil de iki tane atom bombası yedikleri Amerika'ya bu kadar kin beslemiyorlar. Bunlar artık ne yaptıysa bunlara birden düşman oldular. Uluslararası alanda, Türkiye'yi kötü gösteriyorlar.
 
  • 1925 Şeyh Said isyanı sonrası çıkan Takrir-i Sükûn Kanunu ile Kürtçe yasaklandı.
  • 1980 darbesi sonrası anadilde konuşmak, şarkı söylemek, hatta çocuklara Kürtçe isim koymak bile yasaklandı.
  • 2002 öncesi Kürtçe eğitim, yayın ve kurslar tamamen yasaktı. TRT Kurdi ancak 2009'da açıldı.
    Kaynak: Human Rights Watch, Bianet, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Raporları.
  • Anayasa’da "Türk" üst kimliği dışındaki tüm kimlikler yok sayıldı. Kürt kimliği uzun süre “yokmuş” gibi muamele gördü.
  • “Kürt” yerine resmi belgelerde “doğulu”, “dağlı”, “vatandaş” gibi üstü kapalı ifadeler kullanıldı.
    Kaynak: Ayşe Kadıoğlu (Boğaziçi Üniversitesi), “Milli Kimliğin İnşası ve Etnik Kimlikler”
  • 1990’larda 3.000’den fazla Kürt köyü güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. Milyonlarca kişi göç etmek zorunda kaldı.
  • Faili meçhul cinayetlerle 1990-2000 arasında 17.000’in üzerinde Kürt kökenli vatandaş öldürüldü.
    Kaynak: Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Derneği (İHD), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları.
  • Kürt siyasetçilerin kurduğu neredeyse bütün partiler kapatıldı: HEP, DEP, HADEP, DTP, vb.
  • Selahattin Demirtaş gibi siyasetçiler, ifadeleri nedeniyle mahkeme kararı bile verilmeden uzun tutukluluklarla karşılaştı.
    Kaynak: AİHM, OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) Raporları
  • Doğu ve Güneydoğu bölgeleri uzun yıllar altyapı, eğitim, sağlık ve yatırımlar açısından ciddi biçimde geri bırakıldı.
  • TÜİK verilerine göre hâlâ eğitim, sağlık ve ekonomik kalkınma göstergelerinde Türkiye ortalamasının çok altında.

Kurt, Türk kavgasi bizim CIA'e hizmet eden(daha dogrusu CIA tarafindan esir alinmis) istihbaratimiz yuzunden basladi. Amerika misyonerleri bir yandan Kurt'lere buralar asilinda sizin topraklariniz siz onlardan once buradaydiniz yalanlari atarken bir yandan da CIA hizmetine calisan Türkiye istihbarati bu yalanlari dogrudan yiyip baskaldirma orgutlenme hazirligi yapan kurtleri suikastlerle olduruyorlardi. Nefret yavas yavas buyudu Kurt'ler bu yalana gercekten kandi Türk'lerle zitlasmaya basladi ayrimciliklar basladi ve Türk'lerin nefretini kazanmaya basladi agzini acanin basini CIA gudumlu Türk istihbarati ya susturuyordu ya sevdiklerine zarar veriyordu. Yillarca cift tarafli misyonerlerin kiskirtmalariyla Turk/Kurt birbirine dusman edildi. Biz çocukken hatirliyorum (43 yasindayim) kimse o kurt bu kurt diye ayrimcilik yapmazdi sonra PKK ve ermeni lideri Abdullah Ocalan palazlandi ulkenin basina, masum bebekleri oldurduler. (aslinda kimin yaptigi belli degil ama ermenilerden beklerim boyle seyler) artik insanlar kurtleri parmaklariyla gosterir oldu tabii kurtler masum demiyorum kesinlikle kurtler de her firsatta Türk'lere ve Türkiye'ye zarar vermek kucuk dusurmek icin ellerinden geleni ardlarina koymamaya basladilar. Bu vesilelerle Kurtulus savasinda sirt sirta ulkemizi kurtarmiz iki kardes millet dusman edilmis oldu. Bunun sonunda sunu soyleyebilmek isterdim, Türk'lerin ve Kurtlerin sucu yok hepsi kuresel guclerin sucu ama durum boyle degil. Birbirimizi kolayca sattik, simdi kurtlerin neredeyse %90'i CIA'in kurdugu dem partiye oy veriyor ve Türkiye icinde bir kurdistan hayali kuruyor, bir kısmı Türkiye'ye ve butun dunyayay uyusturucu kaciriyor, kacak elektrik kullaniyorlar ve hakkini ararsan taslarla sopalarla kovaliyorlar. Bu isin en nihayetinde kendini bozan kurtler oldu diyebilirim, Türk'ler daha oturakli tepki verdiler ve hala iki tarafin da icinde bir miktar anlasma istegi olduguna inaniyorum açıkçası hala yapilabilecek bir seyler var. Bir ulkenin topraklarinin sirf icindeki etnik kokenlerden bir tanesi istiyor diye bolunmesi gerceklesemez bunun tek yolu savastir ve eminim Kurt'ler Türk'ler ile gerilla savasi disinda hiçbir şey yapmaya cesaret edemezler, cunku yalnizlar. Gun gelip İsrail destekledigi Kurtler sayesinde dogu topraklarimizi aldiginda Amerika'nin kurtlere destegi kesmesiyle ortada kalan kurtlere iki tokat atip ellerinden topraklarini alip soylarini kiracak gorursunuz. İsrail ve Amerika kardesi kardese kirdirmayi en etkili sindirme yontemi olarak kullanirken bu coktan ortaya cikmisken Kurt'ler Amerikan'lar dostumuz demeyi biraksin cunku kurdun aslinda Türk'ten baska dostu yok bu dunyada.
Şunu kabul edelim: Türkiye'deki Kürt meselesi ne tek taraflı bir ihanettir, ne de sadece dış güçlerin oyunu. Evet, CIA, Mossad gibi dış aktörler bölgesel çıkarları için Kürt meselesini kullanmak istemiştir. Bu yeni bir bilgi değil. Ancak bu, meseleyi sadece dış güçlerin kışkırtmasıyla açıklamak kadar basit değil.

Üstte zaten Kürtler'in yaşadığı sorunları anlatmıştım. Bu ortamda radikal grupların, özellikle gençleri etkilemesi şaşırtıcı mı?

PKK’nın yaptığı terör eylemleri elbette hiçbir şekilde savunulamaz. Ama şu soruyu da soralım: Bu insanlar neden bu örgütlerin propagandasına bu kadar kolay açık hale geldiler? Devlet kendi vatandaşına yıllarca eşit yurttaşlık hakkı tanımamışsa, o boşluğu kim doldurur? İşte orada dış güçler devreye girer zaten. Yani asıl hata, o alanı boş bırakmaktadır.

Bir partiye, oy veren seçmenin tamamıyla "hain", "CIA ajanı" gibi göstermek demokrasiyi yok saymak ve sorunları daha da arttırmak olur.

“Kürtler Türkleri sattı” demek, çok ağır bir haksızlık:

Unutmayalım ki:
  • Kurtuluş Savaşı’nda Kürt aşiretleri cephede Türklerle omuz omuza savaştı.
  • Bugün şehit düşen askerlerin içinde de, o askerin tabutuna sarılan anaların içinde de Kürtler var.

Son olarak: Senin de dediğin gibi, "Kürt’ün Türk’ten başka dostu yok" olabilir ama bunu sadece söylemek yetmez; bunun altını adaletle, eşitlikle doldurmak gerekir. Yoksa bu topraklarda sadece etnik kimlikler değil, ortak aidiyet de yavaş yavaş erir.
 
Son düzenleme:
  • 1925 Şeyh Said isyanı sonrası çıkan Takrir-i Sükûn Kanunu ile Kürtçe yasaklandı.
  • 1980 darbesi sonrası anadilde konuşmak, şarkı söylemek, hatta çocuklara Kürtçe isim koymak bile yasaklandı.
  • 2002 öncesi Kürtçe eğitim, yayın ve kurslar tamamen yasaktı. TRT Kurdi ancak 2009'da açıldı.
    Kaynak: Human Rights Watch, Bianet, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Raporları.
  • Anayasa’da "Türk" üst kimliği dışındaki tüm kimlikler yok sayıldı. Kürt kimliği uzun süre “yokmuş” gibi muamele gördü.
  • “Kürt” yerine resmi belgelerde “doğulu”, “dağlı”, “vatandaş” gibi üstü kapalı ifadeler kullanıldı.
    Kaynak: Ayşe Kadıoğlu (Boğaziçi Üniversitesi), “Milli Kimliğin İnşası ve Etnik Kimlikler”
  • 1990’larda 3.000’den fazla Kürt köyü güvenlik gerekçesiyle boşaltıldı. Milyonlarca kişi göç etmek zorunda kaldı.
  • Faili meçhul cinayetlerle 1990-2000 arasında 17.000’in üzerinde Kürt kökenli vatandaş öldürüldü.
    Kaynak: Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Derneği (İHD), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları.
  • Kürt siyasetçilerin kurduğu neredeyse bütün partiler kapatıldı: HEP, DEP, HADEP, DTP, vb.
  • Selahattin Demirtaş gibi siyasetçiler, ifadeleri nedeniyle mahkeme kararı bile verilmeden uzun tutukluluklarla karşılaştı.
    Kaynak: AİHM, OSCE (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı) Raporları
  • Doğu ve Güneydoğu bölgeleri uzun yıllar altyapı, eğitim, sağlık ve yatırımlar açısından ciddi biçimde geri bırakıldı.
  • TÜİK verilerine göre hâlâ eğitim, sağlık ve ekonomik kalkınma göstergelerinde Türkiye ortalamasının çok altında.


Şunu kabul edelim: Türkiye'deki Kürt meselesi ne tek taraflı bir ihanettir, ne de sadece dış güçlerin oyunu. Evet, CIA, Mossad gibi dış aktörler bölgesel çıkarları için Kürt meselesini kullanmak istemiştir. Bu yeni bir bilgi değil. Ancak bu, meseleyi sadece dış güçlerin kışkırtmasıyla açıklamak kadar basit değil.

Üstte zaten Kürtler'in yaşadığı sorunları anlatmıştım. Bu ortamda radikal grupların, özellikle gençleri etkilemesi şaşırtıcı mı?

PKK’nın yaptığı terör eylemleri elbette hiçbir şekilde savunulamaz. Ama şu soruyu da soralım: Bu insanlar neden bu örgütlerin propagandasına bu kadar kolay açık hale geldiler? Devlet kendi vatandaşına yıllarca eşit yurttaşlık hakkı tanımamışsa, o boşluğu kim doldurur? İşte orada dış güçler devreye girer zaten. Yani asıl hata, o alanı boş bırakmaktadır.

Bir partiye, oy veren seçmenin tamamıyla "hain", "CIA ajanı" gibi göstermek demokrasiyi yok saymak ve sorunları daha da arttırmak olur.

“Kürtler Türkleri sattı” demek, çok ağır bir haksızlık:

Unutmayalım ki:
  • Kurtuluş Savaşı’nda Kürt aşiretleri cephede Türklerle omuz omuza savaştı.
  • Bugün şehit düşen askerlerin içinde de, o askerin tabutuna sarılan anaların içinde de Kürtler var.

Son olarak: Senin de dediğin gibi, "Kürt’ün Türk’ten başka dostu yok" olabilir ama bunu sadece söylemek yetmez; bunun altını adaletle, eşitlikle doldurmak gerekir. Yoksa bu topraklarda sadece etnik kimlikler değil, ortak aidiyet de yavaş yavaş erir.

Ya dostum uzun uzun yazmissin su yazdiklarini bastan yazsan sana cevap vermeye bile tenezzul etmezdim. Bu yazdigin guya ihmal edilmis haklar kurtler haric hicbir etnik gruba verilmedi zaten bu ulkede ki verilmemesi de lazim. Turkiye Cumhuriyeti'nde yasiyorsan kendi dilinde konusma, egitim vs. talep edemezsin bu kadar basit. Ilik totoluluk yapmayin burada. Insan haklariyla ovunen Avrupa'da herhangi bir etnik gruptan 3-5 bin kisi meydanda toplanip kendi dillerinde egitim vs. talep etsin bakalim ne oluyor? Adamdan kan alirlar kan. Devlet gayette kendi vatandasina esit yurttaslik haklari sundu. Sen devlet icinde devletcik olmak istersen o zaman isler degisir. Bunu isteyen etnik bir gruba karsi da polyannacilik yapamazsin. Devlet icinde devletcik istersen ona gore tepki gorursun, sonra o tepkiyi neden gosterip daga cikarsan kafana mermiyi yersin bu kadar basit.
 
Bütün Kürt'lerden Türk vatandaşlığını alacaksın, nerede kime siliniyorlarsa sığınsınlar kimse bunlara tahammül etmez zaten. Madem kendilerini Türk vatandaşı olarak görmüyorlar o zaman başka yere sığınacaklar. Her fırsatta kurdistan propagandası yapmaları, bayrak açmaları falan bıktırdı artık. Hangi Çerkez, Laz, Bulgar bu tarz eylemlere girişiyor? Kürtlerin hepsini defetmek lazım.

Öncelikle her Kürt'ün aynı olmadığını bilmek lazım. İkincisi ise, örgütçüyü yani propagandacıyı def etmek lazım. Sorun özerk bölge istenimimi yoksa terörizm faaliyetleri mi? Önce bu konu masaya alınmalı.
 
  • Hahaha
İfadeler: 143
Ya dostum uzun uzun yazmissin su yazdiklarini bastan yazsan sana cevap vermeye bile tenezzul etmezdim. Bu yazdigin guya ihmal edilmis haklar kurtler haric hicbir etnik gruba verilmedi zaten bu ulkede ki verilmemesi de lazim. Turkiye Cumhuriyeti'nde yasiyorsan kendi dilinde konusma, egitim vs. talep edemezsin bu kadar basit. Ilik totoluluk yapmayin burada. Insan haklariyla ovunen Avrupa'da herhangi bir etnik gruptan 3-5 bin kisi meydanda toplanip kendi dillerinde egitim vs. talep etsin bakalim ne oluyor? Adamdan kan alirlar kan. Devlet gayette kendi vatandasina esit yurttaslik haklari sundu. Sen devlet icinde devletcik olmak istersen o zaman isler degisir. Bunu isteyen etnik bir gruba karsi da polyannacilik yapamazsin. Devlet icinde devletcik istersen ona gore tepki gorursun, sonra o tepkiyi neden gosterip daga cikarsan kafana mermiyi yersin bu kadar basit.
Sen devlet içinde devlet istemezsin, eyvallah. Ama senin istememenle haklar ortadan kalkmaz. Hukuk öyle işlemez. Gel net konuşalım, kavga etmeden.

  1. "Anadil eğitimi istemek = Devlet kurmak" değildir.
    Almanya’da 4 milyonluk Türk nüfusu yıllardır Türkçe dersleri alıyor. Devlet dağıldı mı?
    İsviçre’de 4 resmi dil var (Almanca, Fransızca, İtalyanca, Romanşça). Kimse devlete isyan etmiyor.
    İspanya’da Katalanca, Baskça eğitim dili.
    Bu ülkelerde 'etnik haklar' tanındı diye ne devlet çöktü ne iç savaş çıktı.
  2. Türkiye’de 1924 Anayasası ile 'anadilde eğitim' yasaklandı.
    Ama bu yasak uluslararası sözleşmelere aykırı. Türkiye’nin imzaladığı:
  • BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (madde 27)
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
  • Avrupa Yerel Diller Şartı (Türkiye imzalamadı ama AB kriteri)
Bunlar diyor ki: “Etnik gruplar kendi dillerini öğrenme ve yaşatma hakkına sahiptir.”

  1. Kürtler haricindeki etnik gruplara da hak verilmemiş diyorsun. Doğru. Peki bu övünülecek bir şey mi?
    Yani “kimseye vermedik, size de vermiyoruz” mantığı mı hak, hukuk?
    Bir hatayı herkese eşit uygulamak onu meşru yapmaz.
    Hakkı genişletmek yerine inkar etmek sadece düşmanlık üretir.
  2. "Kendi dilini istemek = totoluluk" demek tehlikeli bir zihniyettir.
    Bunun adı asimilasyondur.
    Peki soralım: Kürtler anadillerini yaşatmak istiyor diye neden "devlet kurmak istiyor" diye varsayılıyor?
    Hiçbir mahkemede, hiçbir seçimde böyle bir program savunulmadı.
    Ama buna rağmen partileri sürekli kapatılıyor.
  3. "Devlete tepki gösterirsen, kafana mermiyi yersin" demek, aslında şunu kabul etmektir:
    "Devlet hak talep edeni vurur."
    Bu hukuk değil, ceberrutluktur.
    Ve bu yaklaşım ne terörü bitirir, ne düşmanlığı.
    Aksine, yarına daha büyük öfke, terör ve kutuplaşma bırakır.
Bu yaklaşım devam ederse, korktuğunuz o bölünmeyi siz tetiklersiniz. Çünkü insanları dışlamak, dilini yasaklamak, aidiyetini sorgulamak onları devletten uzaklaştırır. Bu tavır, birliği değil, ayrışmayı doğurur. Yani farkında olmadan asıl bölücülüğü siz üretmiş oluyorsunuz.
 
Sen devlet içinde devlet istemezsin, eyvallah. Ama senin istememenle haklar ortadan kalkmaz. Hukuk öyle işlemez. Gel net konuşalım, kavga etmeden.

  1. "Anadil eğitimi istemek = Devlet kurmak" değildir.
    Almanya’da 4 milyonluk Türk nüfusu yıllardır Türkçe dersleri alıyor. Devlet dağıldı mı?
    İsviçre’de 4 resmi dil var (Almanca, Fransızca, İtalyanca, Romanşça). Kimse devlete isyan etmiyor.
    İspanya’da Katalanca, Baskça eğitim dili.
    Bu ülkelerde 'etnik haklar' tanındı diye ne devlet çöktü ne iç savaş çıktı.
  2. Türkiye’de 1924 Anayasası ile 'anadilde eğitim' yasaklandı.
    Ama bu yasak uluslararası sözleşmelere aykırı. Türkiye’nin imzaladığı:
  • BM Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (madde 27)
  • Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
  • Avrupa Yerel Diller Şartı (Türkiye imzalamadı ama AB kriteri)
Bunlar diyor ki: “Etnik gruplar kendi dillerini öğrenme ve yaşatma hakkına sahiptir.”

  1. Kürtler haricindeki etnik gruplara da hak verilmemiş diyorsun. Doğru. Peki bu övünülecek bir şey mi?
    Yani “kimseye vermedik, size de vermiyoruz” mantığı mı hak, hukuk?
    Bir hatayı herkese eşit uygulamak onu meşru yapmaz.
    Hakkı genişletmek yerine inkar etmek sadece düşmanlık üretir.
  2. "Kendi dilini istemek = totoluluk" demek tehlikeli bir zihniyettir.
    Bunun adı asimilasyondur.
    Peki soralım: Kürtler anadillerini yaşatmak istiyor diye neden "devlet kurmak istiyor" diye varsayılıyor?
    Hiçbir mahkemede, hiçbir seçimde böyle bir program savunulmadı.
    Ama buna rağmen partileri sürekli kapatılıyor.
  3. "Devlete tepki gösterirsen, kafana mermiyi yersin" demek, aslında şunu kabul etmektir:
    "Devlet hak talep edeni vurur."
    Bu hukuk değil, ceberrutluktur.
    Ve bu yaklaşım ne terörü bitirir, ne düşmanlığı.
    Aksine, yarına daha büyük öfke, terör ve kutuplaşma bırakır.
Bu yaklaşım devam ederse, korktuğunuz o bölünmeyi siz tetiklersiniz. Çünkü insanları dışlamak, dilini yasaklamak, aidiyetini sorgulamak onları devletten uzaklaştırır. Bu tavır, birliği değil, ayrışmayı doğurur. Yani farkında olmadan asıl bölücülüğü siz üretmiş oluyorsunuz.

Kiyasladigin kesimlerin hicbiri benzer bir durumda degil. Almanya'ya giden Turkler orayi kalkindirmaya gitti buna ragmen yillardan beri orada ugradiklari irkciligin haddi hesabi yok. Ikinci sinif vatandassin orada fazlasi degil. Bu durumla kurtlerin icerisinde oldugu durum ayni degil. Isvicre ile olan durumu girmiyorum bile. Orada resmi dil olarak kabul edilen dillerin hepsinin kendine ait bir ulkesi var. Kaldi ki Avrupa bir birliktir. Isvicre'de de hicbir Fransiz bu bolgeler bizim topragimiz hulooo diye cigirtkanlik yapmiyor. Yani bu iki durumun birbirinden tamamen farkli seyler oldugunu ya kavrayamayacak kafadasin ya da isine gelmiyor. Kimsenin kimseye asimilasyon uyguladigi falan yok. Ben bir Cerkez olarak kendi koyumde, kendi adetlerimi uygulamaya devam edebiliyorum. Hemen hemen her sehirde de Cerkez dernegim var, orada kendi kulturume ait danslarimi da yapiyorum yemeklerimi de yiyorum. Istersem dilini de ogrenirim ama kimse gidip bu dilin devlet organlarinda resmiyete dokulmesini istemediginden ve hicbir Cerkez eline silah alip daga cikmadigindan terorist muamelesi gormuyorum sevgili dostum. Turkiye Cumhuriyeti'nde yasiyorsan Turkce konusacaksin, Turkiye Cumhuriyeti Milli Egitim Bakanligi'na ait okullarda egitim goruyorsan Turkce egitim goreceksin bu kadar basit. Bunlarin hak talep etmeye vs. ilgisi yok kaldi ki devlete tepki gosterirsen kafana mermi yersin diye bir sey demedim. Bahsetmeye calistigin seyler esasen her seyin normal, adaletli, insanlarin ahlak ve egitim seviyesinin yuksek oldugu, tamamen nezih bir ortam icin gecerli ve maalesef ulkenin icerisinde bulundugu iklim ve kurtler bu sartlarin pek cogunu karsilamiyor.
 
Kiyasladigin kesimlerin hicbiri benzer bir durumda degil. Almanya'ya giden Turkler orayi kalkindirmaya gitti buna ragmen yillardan beri orada ugradiklari irkciligin haddi hesabi yok. Ikinci sinif vatandassin orada fazlasi degil. Bu durumla kurtlerin icerisinde oldugu durum ayni degil. Isvicre ile olan durumu girmiyorum bile. Orada resmi dil olarak kabul edilen dillerin hepsinin kendine ait bir ulkesi var. Kaldi ki Avrupa bir birliktir. Isvicre'de de hicbir Fransiz bu bolgeler bizim topragimiz hulooo diye cigirtkanlik yapmiyor. Yani bu iki durumun birbirinden tamamen farkli seyler oldugunu ya kavrayamayacak kafadasin ya da isine gelmiyor. Kimsenin kimseye asimilasyon uyguladigi falan yok. Ben bir Cerkez olarak kendi koyumde, kendi adetlerimi uygulamaya devam edebiliyorum. Hemen hemen her sehirde de Cerkez dernegim var, orada kendi kulturume ait danslarimi da yapiyorum yemeklerimi de yiyorum. Istersem dilini de ogrenirim ama kimse gidip bu dilin devlet organlarinda resmiyete dokulmesini istemediginden ve hicbir Cerkez eline silah alip daga cikmadigindan terorist muamelesi gormuyorum sevgili dostum. Turkiye Cumhuriyeti'nde yasiyorsan Turkce konusacaksin, Turkiye Cumhuriyeti Milli Egitim Bakanligi'na ait okullarda egitim goruyorsan Turkce egitim goreceksin bu kadar basit. Bunlarin hak talep etmeye vs. ilgisi yok kaldi ki devlete tepki gosterirsen kafana mermi yersin diye bir sey demedim. Bahsetmeye calistigin seyler esasen her seyin normal, adaletli, insanlarin ahlak ve egitim seviyesinin yuksek oldugu, tamamen nezih bir ortam icin gecerli ve maalesef ulkenin icerisinde bulundugu iklim ve kurtler bu sartlarin pek cogunu karsilamiyor.
Dostum, önceki mesajlarında olduğu gibi, yine aslında var olmayan bir eşitlik ortamını savunarak çok temel bir noktayı gözden kaçırıyorsun: Devletin herkese eşit davrandığına inanıyorsun ama bu "eşitlik" tanımın sadece sana benzeyen, senin gibi konuşan, senin gibi düşünen insanlar için geçerli. Yani “Türk gibi yaşarsan eşitsin” diyorsun.

Peki bu durumda “eşit vatandaşlık” dediğimiz şey ne oluyor? Sadece çoğunluğun normuna uyanların hak sahibi olduğu, diğerlerinin “misafir” gibi yaşadığı bir ülke mi? Bu fikri savunuyorsan zaten demokrasiye ve eşitliğe inanmıyorsun demektir.

İsviçre örneğini çarpıtman da bunun göstergesi. Orada Fransız, İtalyan, Alman dilleri resmi olarak kabul ediliyor çünkü oradaki devlet halkına “önce tek dil konuş, sonra konuşuruz” demiyor. Hiçbir Fransız “ben devlet istiyorum” demediği için değil, çünkü orada devlet halkına güveniyor. Bizde ise bırak resmi dili, insanlar kendi ana dillerinde tiyatro yaptığında bile “propaganda” muamelesi görüyor.

Bir Çerkes olarak kendi derneklerinde dans edebilmen, dil öğrenebilmen güzel; ama sen bu hakları kullanırken hiç kimse seni “bölücü” ilan etmiyor. Aynı şeyi Kürtler yapınca “devlet içinde devlet kurmak”la suçlanıyorlar. Neden? Çünkü bu ülkede bazı kimliklerin kültürü makbul, bazılarınınki potansiyel tehdit.

“Benim kültürüm tehdit değil, çünkü ben devletin çizdiği sınırın dışına çıkmıyorum” diyorsun. Ama işte bu seni özgür bir birey değil, sadece belli sınırlar içinde hareket eden bir vatandaş yapar. Sana verilen “hak” değil, “izin”.

Ayrıca devletin dil politikalarını savunurken Avrupa'daki ırkçılığı örnek göstermen de ilginç. Yani orada yanlış yapılıyor diye burada da mı yanlış yapılmalı? Avrupa’da ırkçılık varsa bu, bizde anadilin yasaklanmasını meşru mu kılar? O zaman Amerika'daki polis şiddetini örnek alıp burada da “hak arayan dövülür” mü diyelim?

Asıl ironik olan ise, bölücülükle suçladığın insanlar çoğu zaman birlikte yaşamak isteyen, eşitlik isteyen insanlar. Sen ise “bu ülkede tek dil, tek kültür, tek kimlik olur” diyerek zaten farklı olan herkesi dışlıyorsun. Hangi söylem daha fazla ayrıştırıcı sence?

Son olarak, şunu samimiyetle söylemek isterim: “Asimilasyon falan yok” dediğin yer tam da senin çoktan asimile olduğunu gösteriyor. Çünkü bir insan kendi dilinin, kültürünün devlet katında yer bulmasına gerek olmadığını savunuyorsa, bu bir tercihten değil, o dili ve kimliği bastıran düzenin içine sindirilmesindendir. Yani sen farkında bile olmadan “asimilasyonun başarı hikayesi” olmuşsun. Kendi varlığını sadece devletin izin verdiği çerçevede tanıyorsun. Ve bunu içselleştirmiş olman, başkalarının farklı taleplerini “sorun” görmene neden oluyor.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.