1997 yılında sinemada gösterime girmiş Masumiyet filmi insanlar tarafında oldukça sevilip, izlenince yaklaşık 9 yıl sonra devam filmi gibi gözüken ama Masumiyet filminin öncesini anlatan Kader adlı filmi inceleyeceğiz bugün. Bilenler bilir Kader filmi Masumiyet filminin 10 dakika süren bir tirat sahnesinden alınarak oluşturulmuştur. Yani film tiratta anlatılanları anlatmaktadır. Masumiyet filmini de çok seven bir kişi olarak haliyle o efsane tirat sahnesinden oluşturulmuş bir film izlemekte merak ettiriyordu.
Yaklaşık 1 yıl sonra birkaç Zeki Demirkubuz filmi daha izledikten sonra artık sıra Kader filmindeydi. Filmi izleyecek ve efsane hikayenin originini kaliteli şekilde tekrar dinleyecektim. Fakat cümlenin gidişatından anlamışsınızdır belki ama ben maalesef Kader filmini beğenemedim. Dram olması gereken film, duygulandıracak, ağlatacak denilen film Masumiyet filminin etkisinin yarısına bile sahip değildi bence. Neden böyle düşündüğümü hızlı şekilde açıklayayım
Oyunculuklar
Aslında genel itibariyle fena değil denilebilecek oyunculuklara sahip bir kadrosu var filmin. Fakat filmin önemli karakterlerinden olan Uğur'u oynayan oyuncu maalesef kötü diyebileceğimiz bir iş ortaya çıkarmış. Duygu ve doğallıktan yoksun vurgulamalarla ufakta olsa olan dramı götürmüş. Son sahneye kadar oyunculuğu bence kötüydü. Son sahnede ise fena değil konumuna yükseldi. Fakat filmin böyle önemli bir karakteri rol kesemeyince film tüm etkileyiciliğini yitiriyor.
Çok kısa kesilen sahneler
Filmde etkileyici olması gereken sahneler mesela Bekir'in vurulması, Bekin'in bileğini kesmesi, Bekir'in evliliğini Uğur için mahvetmesi gibi sahneler o kadar kısa anlatılmış ki etkileyici olmayı başaramamış. Yani ne demek istiyorum. Mesela Bekir'in vurulma sahnesi 1 dakika gösteriliyor sonra direkt diğer sahneye geçiş yapılıyor. Ben filmi yazan kişi olsaydım Bekir'in hastanede ki tedavi sürecini gösterir, hastane odasında yaşadığı duygusal yıkımı seyirciye anlatmak isterdim(ağlama sahnesi gibi) fakat yönetmen direkt artık para mı yetmedi bilmiyorum ama sahne çok kısa kesilmiş. Keza aynı durum Bekir'in bileklerini kestiği sahne içinde geçerli. Bekir bileklerini kesiyor ve Uğur bunu görüyor sonra sahne orada son buluyor. Bekir'in akıl hastanesine kapatılmasına dair en ufak bir sahne gösterilmiyor. Yine yazan kişi olsaydım bileğini kestikten sonra akıl hastanesinde doktorla depresif bir şekilde konuşmasını seyirciye anlatmak isterdim. Bu sayede seyirci Bekir'in takıntısını çok çok daha iyi anlardı.
Kısacası bu şekilde film hakkındaki düşüncelerim. Puanım 5/10
Son düzenleyen: Moderatör: