Hocam aslında kasko ile trafik sigortasının olayı biraz farklı. Trafik sigortası senin aracını değil, kusurlu olduğun kazada karşı tarafa verdiğin zararları karşılıyor. Kasko ise kendi aracındaki hasarı karşılamak için var.
Senin kullanımında kasko yaptırmamak bence tamamen tercih meselesi. Araç sürekli kapalı otoparkta duruyorsa, 10 yıldır ciddi bir hasar yaşamamışsan ve çıkacak masrafları cebinden karşılayabilecek durumdaysan “ben bu riski kendim alırım” demek gayet mantıklı. Ama kaskonun sadece kazada işe yaradığını da düşünmemek lazım. Park halinde vurulma, doğal afet, hırsızlık, yangın gibi poliçeye dahil edilen risklerde de devreye girebiliyor. Yani aslında ödediğin para biraz da “olursa yüksek masrafı tek seferde ödemeyeyim” güvencesi.
Ruhsatın senin üzerine geçmesi konusunda da direkt “kesin çok daha pahalı olur” demem. Trafik sigortasında prim; işleten, araç ve hasar basamağı gibi kriterlere göre değişiyor. Kaskoda da sürücü kısıtlaması olup olmadığı ve poliçenin özel şartları önemli. Mevcut poliçende sürücü kısıtlaması yoksa onu özellikle kontrol et.
Kısacası ben olsam aracın değeri yüksekse ve cebimden çıkacak büyük bir hasarı karşılamak can sıkacaksa kaskoyu tamamen bırakmaz, daha uygun teminatlı bir poliçe araştırırdım. Ama “10 yıldır kullanıyorum, araç kapalı yerde, riski kendim alırım” diyorsan kasko yaptırmamak da saçma bir karar değil.