Liguori 13

Yetkin
Katılım
26 Mayıs 2025
Mesajlar
1.171
Makaleler
1
Çözümler
11
Beğeniler
1.044
Neredeyse 10 yıldır trafikteyim. Bu zamana kadar bir kez kaza yaptım, onda da %100 hatalıydım. Üstünden 9 yıl geçti ve halen hiç kaza yapmadım. Aracamın başına sel, dolu, çizme, sürtünme veya benzeri bir şey de hiç gelmedi.

Araç benim ama ruhsat bana ait değil. Aracın zorunlu trafik sigortası ve ayrıyetten kaskosu var. Kaskoda sürücü olarak listelenip listelenmediğimi bilmiyorum. Muhtemelen sürücü olarak geçmiyorum bile. Mevcut kasko poliçesinde sürücü kısıtlaması yok diye hatırlıyorum.

Durum 10 yıldır böyle. Ama paşa paşa kasko ödeniyor. Sadece pandemi sırası aracı aldığımızdan beri olan ön cam çatlağı için kasko full değişim yapmıştı. Onun dışında hiçbir faydası olmadı.

Şimdi aracı üstüme alacağım ve kasko yaptırmayı düşünmüyorum. Zaten ben OEM parçaları sıfır olarak PSA parça distribütöründen direkt tam fiyatına alıyorum ve ihtiyacıma göre değiştiriyorum. Aracı geçen aylarda sanayide yenileme amaçlı boyattım bile, gene cepten verdim bu ücreti. Zaten araç hep kapalı otoparkta evdeyken.

Bunları göz önünde bulundurunca kasko bana çok anlamsız geliyor. Niye bu parayı ödeyeyim? Yaptırmayı planlamıyorum. Yanlış mıyım? Kaçırdığım şeyler varsa aydınlatır mısınız?

Ayrıca ruhsat bana ait olunca mevcut ruhsat sahibine göre çok ama çok daha prim isteyeceklerini düşünüyorum. O yüzden de ödemek istemiyorum.

Düşünceler?

Bir de bu zorunlu trafik sigortası ile farkları ne oluyor tam olarak?
 
Gerekli olana kadar gerekli değil. Gerekli olunca da ah vah etmemek için yaptırıyoruz.
Sadece başlığa odaklanmazsak daha iyi olur.

Konuda bahsettiğim gibi, araca bir şey olduğunda (ki olmuyor) ben bunu zaten kendim hep cebimden tam ücret karşıladım ve kafama göre istediğim yerde yaptırıyorum. Kasko'nun amacı bundan kaçmak ise ve ben bundan kaçmıyorsam, niye kasko ödeyeyim?
 
Hocam aslında kasko ile trafik sigortasının olayı biraz farklı. Trafik sigortası senin aracını değil, kusurlu olduğun kazada karşı tarafa verdiğin zararları karşılıyor. Kasko ise kendi aracındaki hasarı karşılamak için var.

Senin kullanımında kasko yaptırmamak bence tamamen tercih meselesi. Araç sürekli kapalı otoparkta duruyorsa, 10 yıldır ciddi bir hasar yaşamamışsan ve çıkacak masrafları cebinden karşılayabilecek durumdaysan “ben bu riski kendim alırım” demek gayet mantıklı. Ama kaskonun sadece kazada işe yaradığını da düşünmemek lazım. Park halinde vurulma, doğal afet, hırsızlık, yangın gibi poliçeye dahil edilen risklerde de devreye girebiliyor. Yani aslında ödediğin para biraz da “olursa yüksek masrafı tek seferde ödemeyeyim” güvencesi.

Ruhsatın senin üzerine geçmesi konusunda da direkt “kesin çok daha pahalı olur” demem. Trafik sigortasında prim; işleten, araç ve hasar basamağı gibi kriterlere göre değişiyor. Kaskoda da sürücü kısıtlaması olup olmadığı ve poliçenin özel şartları önemli. Mevcut poliçende sürücü kısıtlaması yoksa onu özellikle kontrol et.

Kısacası ben olsam aracın değeri yüksekse ve cebimden çıkacak büyük bir hasarı karşılamak can sıkacaksa kaskoyu tamamen bırakmaz, daha uygun teminatlı bir poliçe araştırırdım. Ama “10 yıldır kullanıyorum, araç kapalı yerde, riski kendim alırım” diyorsan kasko yaptırmamak da saçma bir karar değil.
 
Trafik sigortası senin aracını değil, kusurlu olduğun kazada karşı tarafa verdiğin zararları karşılıyor. Kasko ise kendi aracındaki hasarı karşılamak için var.
Ben şahsen karşı tarafı ödememeyi tercih ederim. Kendi masraflarımı zaten kendim karşılarım. O yüzden "zorunluyu yap geç" mantığındayım. Trafikte herkes artık Togg, Tesla ile geziyor. Onların sırf servise merhaba demesi kim bilir ne kadardır...

Ama kaskonun sadece kazada işe yaradığını da düşünmemek lazım. Park halinde vurulma, doğal afet, hırsızlık, yangın gibi poliçeye dahil edilen risklerde de devreye girebiliyor. Yani aslında ödediğin para biraz da “olursa yüksek masrafı tek seferde ödemeyeyim” güvencesi.
İşte böyle bir şey hiç olmadı, ve olacağını da düşünmüyorum şahsen. Olsa da çok ciddi bir şey olacağını sanmıyorum.

Kısacası ben olsam aracın değeri yüksekse ve cebimden çıkacak büyük bir hasarı karşılamak can sıkacaksa kaskoyu tamamen bırakmaz, daha uygun teminatlı bir poliçe araştırırdım. Ama “10 yıldır kullanıyorum, araç kapalı yerde, riski kendim alırım” diyorsan kasko yaptırmamak da saçma bir karar değil.
Araç eski olduğu için zaten öyle çok korunacak bir tarafı da yok bence. Hani yeni bir şey ve sıfır olsa kesin yaptırırdım ama artık yaşını aldıkça çok saçma geliyor.
 
İMM diye bir şey varmış. O bana çok daha önemli geliyor, kasko yerine. Veya bu kaskoya mı yoksa zorunlu trafik sigortasına mı ek?
 
Bir yandan düşününce, ben bu kadar parayı cepten ödeyip araca bebek gibi bakmama rağmen biri arkadan çarpıp aracı mahvetse ortada kalırım. Karşı tarafın sigoratısına kalırım, onun dediği serviste yaptırmak zorunda kalırım.

İşin o yanı da var.
 
İMM diye bir şey varmış. O bana çok daha önemli geliyor, kasko yerine. Veya bu kaskoya mı yoksa zorunlu trafik sigortasına mı ek?
Neoxo'nun verdiği bilgiler büyük oranda doğru;

İlk defa üzerinize araç aldığınızda sistem sizi otomatik olarak 4. basamaktan (başlangıç seviyesi) başlatır. İstanbul'u baz alırsak tahmini 19.000 TL bandında fiyat vereceklerdir.

Burada bilinmesi gereken önemli bir detay var: Şirketler bu tavan fiyatın üzerinde teklif veremezler; ancak kendi rekabet politikalarına göre bu sınırın çok daha altına inebilirler. Bu yüzden olabildiğince fazla acenteden teklif almakta fayda var.
Kazasız geçirdiğiniz her yıl basamağınız yükselir ve ödeyeceğiniz prim tutarı ciddi oranda düşer. Basamakların işleyişi ise şu şekildedir:
4.Basamak: İlk defa trafiğe çıkacak olan sürücüler için başlangıç tarifesidir
5.Basamak: Poliçenin ilk yılında hasarsızlık olması durumunda geçiş yapılır ve ilk indirim uygulanır
6.Basamak: İkinci yılın da kazasız tamamlanması halinde geçilir, indirim oranı artar
7.Basamak: Üçüncü hasarsız yılın sonunda ulaşılan seviyedir
8.Basamak: En az 5 yıl boyunca 7. basamakta bulunup hiç hasar ödemesi almayan sürücülere uygulanan, sistemdeki en yüksek indirim oranına sahip zirve basamaktır

Kısacası ilk yıl maliyet yüksek çıksa da kurallara uygun ve kazasız araç kullandığınız sürece her sene sigorta yükünüz hafifleyecektir.
 
Ülkede güvenlik endişeleri arttığında sigorta ihtiyacı artar ve sigorta şirketleri de bunu bildiğinden ekstra zammı çakarlar böyle.