Üzülerek öz eleştiri yapmam lazım ihtiyacımdan fazla alıyorum. Hiç gerek yokken. Kapitalist düzen kahrolsun.
Eh biraz öyle. Yarın daha pahalı olabilir korkusu ve kampanyalar buna itiyor biraz. Ama dediğim gibi salt "daha pahalı olabilir" korkusundan kaynaklı olamaz çünkü Amerika'da da insanlar sanıyorum ihtiyacından fazla alıyor. Gerçi sosyal yapılarımız farklı da ne bileyim işte.
 
Bu toplumsal ahlakla bağlantılı olabilir tabii ancak toplumsal ahlakın bu noktaya gelmesinin sebeplerinden biri belki de tüketim odaklı kapitalist sistemin kendisidir.

Türkiye'deki sosyal ahlakın çöküşü bence yalnızca ekonominin kötüleşmesine bağlanamaz. Tüketim kültürü son yıllarda ülkemize iyice sirayet etti. Çoğu insan ihtiyacından fazla alıyor çünkü daha hesaplıymış gibi bir algı oluşturuluyor gerek düz satıcılar gerekse de büyük şirketler tarafından. Buna en iyi örnek "2 al 1 öde" gibi kampanyalardır.

Her şeyin para odaklı olması insanları en ufak ucuzlukta en ufak bedavalılıkta bir şeyler almaya itiyor ki bence bu normal. Bu, ekonomik kriz olmasa da bence benzer olurdu.

Türkiye'de ahlakın çöküşü sırf krizden değil yasaların caydırıcı olmayışından kaynaklı müşteri hakkını aramaya kalksa mahkemenin yıllar süreceğini bilen satıcı ayıplı mal satmaktan çekinmiyor.
 
Farklılar tabii ki. Komünizmde daha ekstrem bir kitlesel dağıtım var. Herhangi bir Bulgar, Yugoslav vs. göçmeni ile konuşursanız bu dağıtımın nasıl sonuçlara yol açtığını size anlatır. Sosyalizm ise anayasamızdaki sosyal devlet modelinin biraz daha denetleyici ve oturmuş hâlidir.

Bence önce sosyal devleti becerelim gerisini düşünürüz