Ayrıca Hristiyanlıkta olan üçleme müslümanların inandığı tanrıdan merhametlidir. Bu kitaplarda apaçık belli.
Geç dönüş için kusura bakmayın.
Burada Tanrının merhamet sahibi olması ile alakalı konuşmamıştık arkadaşımızla. Hatta merhamet sahibi olmasının, yani şu an sizin belirttiğiniz gibi Tanrı'ya ait tek bir sıfat, dini hoşgörü dini yapmıyor.
Tanrının bahsedilen diğer tüm sıfatlarını alıp incelersek yoruma açık bir sonuç çıkıyor buradan. Çünkü merhametli olduğu kadar acımasız da olabilir ve hepsinin bir koşulu vardır.
Ayrıca hoşgörü dini olup olmadığı gayet nesnel bir şeydir
Hoşgörü dini olup olmaması kişinin kitabı nasıl tefsir ettiğine göre değişir. Zaten nesnel bir şey olsaydı, yani herkes aynı şeyi anlasaydı şu malum mehzepler ortaya çıkmamış olurdu. Zamanında birisi bir şekilde kitabı yorumlamış, kendi çıkarımını yapmış ve bilmem kim mezhebi diye bir şey uydurmuşlar. İbadet etme şekilleri bile farklı. İnsanlara yaklaşım şekilleri de.
Hatta mezhepler arasında canlılara olan yaklaşımdaki farklılıkları bile açıp okuyabilirsiniz. Hoşgörünün temel mantığında olan şeyden komple farklı. Kimseyi olduğu gibi kabul etmezler, ilk koşul budur.
Öte yandan mezhepleri tamamen yok sayan bir topluluk da var ve bunların insnalara yaklaşımları tamamen farklı, daha hoşgörü sahibi insanlar.
Şimdi burada "olan durum" ve "olması gereken" durum var fark ettiyseniz. Olan durum bu, olması gereken durum da nesnel olması katılıyorum. Ancak anlık olarak dinin tamamen öznel yorumlar ile şekillendiği bir ülke sınırları içerisindeyiz.
İnsan ahlakını ne derece değiştirdiğini anlamak çok kolay. Hatta örtülü olup olmamasına göre insanları yargılayan grupların olduğu berbat yerlerde bulundum, bazı müslümanlar da hiçbir şekilde yargılamıyorlar mesela. Forumda da vardır bu şekilde. Bu "olan durum" içerisinde bulunan bir gerçeklik ve yakın zamanda da değişmesi imkansız gibi görünüyor. O sebepten öznel demek istedim, açmış olayım şimdi.