Kırbaç 1: Çok Fazla Dağıtım ve Masaüstü Ortamı Cehennemi
Linux’un en ciddi sorunu. 100’lerce dağıtım var ama sadece 5 tanesi düzgün bir şekilde yapılmış olmasıdır. Bu dağıtım bolluğu aslında kafa karıştırmaktan fazlası değil. Herkes bir dağıtım yapıyor ama birkaç gün sonra mezara gömülüyor. Tüm enerjilerini boş işlere yatırarak hem kendine hem de sonrakilere yazık ediyor maalesef.
Bir diğer mesele ise masaüstü ortamları. Günümüzde 5 – 10 tane masaüstü ortamı var ama hepsi birbirinden dertli. Kimisi sorunsuz olmasına rağmen, aptalca hatalar yapması. Kimisi ise, varlığı ziyan olması. İnsanların kafasını karıştıran fazlalıklardan başka bir şey değil açıkçası. Geliştiriciler, bu saçmalıklarla zamanlarını ziyan ediyorlar farkında bile değiller.
Bolluk dediğiniz durum aynı tabana sahip kullandığınız dağıtımlar arasında kale alınacak bir durum değil ve hangi dağıtımın kullanılıp kullanılmaması da çoğu durumda bir önem farz etmiyor. Her dakika "dağıtım" diye tabir edilecek dağıtımlar çıkmıyor ortaya. Enerjilerini harcadıkları durum bir "dağıtım" değil, customize ettikleri bir CD'den ibaret. Bu da size sağlanan olanaklardan birisi. Efor sarfedilen ya da o kadar enerji harcanan bir durum olarak görmüyorum ben bunu.
"Dertli" diye bir terim olduğunu düşünmüyorum. Yaşadığınız sorunlar nerede hangi adımı uygulayıp hangi şekilde yaptığınıza, sorun yaşadığınızda hangi kaynakları kullanmanız gerektiğine ve hangi kaynakları okuduğunuza benzer unsurlara göre değişiyor. Her kişinin farklı bir zevk tarzı ve farklı bir bakış açısı var, buna bağlı olaraktan diğer kişilere göre olarak farklı kullanım ihtiyaçları doğuyor. Bu durumun da o kişiler için kafa karışıklığı yaptığı söylenmemeli.
Kırbaç 2: Ego Yarışmaları ve Donanım Sorunları
Linux geliştiricilerin an can alıcı noktası, ego yarışmalarıdır. Kendilerinden başkalarına hem varlığına hem de düşüncelerine katlanamıyorlar. İlla hep benden başkası kullanmasın, bilmesin veya önermesin modundalar. Herkes bir şeyler kodluyor ama ne amaçla kodladığını kendinden başkası bilemiyor veya anlamıyorlar. Görünüş dersen ayrı facia, tasarım desen Windows 98’den bile hallice. Anlayacağın, durum çok vahim.
Biraz da çuvaldızı kendime de batırayım demek için, donanım uyumsuzluğu cehennemini deşeyim. Her kafadan ayrı bir şey çıkıyor. Sürekli her çıkan yeni donanımda acaba benim Linux’ta çalışacak mı gibi, sorularla zamanlarını kemiren bir meseleye dönüşüyor. Bu sadece kitlenin değil ama büyük kısmı onlarında problemidir.
O kişilerin yaptığı şey "benden başkası bilmesin" değil, yanlış olarak verilen öneri ve benzeri hususların önlenmesi için yaptıkları bir uyarıdan ibaret. Herkes için konuşulmamalı, fakat bahsettiğiniz davranış biçimini uygulayan kişiler yapılması gerektiği gibi çoğunlukla dediğim durumu uygulamakta. Ayrıca dediğiniz durum bir karşılaştırma veya eksi neden olarak sayılmamalı bence.
Ortaya atılan her proje aynı amaç doğrultusunda hareket etmiyor. "X kişileri y projesini yapıyor, vakitlerini boşa harcıyor" denmesinin iyi bir argüman olduğunu sanmıyorum.
Linux üzerinde "standart" donanımların uyumsuzluk gibi bir problemi yok, olmamalı da zaten. Dolayısıyla kafa yormanızı gerektiren bir problem de yok. Bunların üstüne düşünmeniz gereken durum "uyumsuzluk" problemi değil, aldığınız güncelleme veya yaptığınız adımlara göre yaşamış olduğunuz sorunlar. Dert edilmesi gereken donanım sürücüleri ise bunlarla benzer sürücüler değil, touchpad, broadcom chipsetleri, fingerprint sensörleri ve benzeri donanım sürücüleri.
Kırbaç 3: “Skill Issue” Saçmalığı
Şimdi Linux’un büyümesini baltalayan soruna geçeyim. Bir sorun yaşayan herkesi korkutarak kaçırtan bir terimdir, skill issue. Kendilerine bir kale inşa edip oraya sığındıkları da limandır ayrıca. Bu sadece sorunlar için değil, bazen kendi kendilerine firma isimler ile dalga geçerlere ve sonra onları düzelttiklerinde normal insanlarla uğraşırken bile kullandıkları bir sözcüktür.
Bir diğer dert ise, insanların önerilerini dahi dinlemeden saniyesinde söyledikleri bir kelimedir. Bu kişiler, Linux’a diğer rakipleri bunlar kadar zarar vermemişlerdir. Bunların iflah olması imkansız, o yüzden düzelmeleri için bir psikoloğa gidip randevu almaları gerekiyor. Bu kişilerin yaptıkları, insanlara tepeden bakmak oluyor.
Son Olarak:
Bu yazıyı dün akşam yazsaydım, belki bu kadar merhametli olmazdım. Umarım bir gün bu Linux tek sayı lanetlerinden kurtulur ve çok sayılı bir değerlere geçmesi tek temennimdir.
Toplulukta bu lafın yaygın olmasının ana sebebi bu sözü söyleyen insanlar değil, wiki sayfalarını ve dökümantasyonları takip edilmesi ve araştırılıp doğru çözüme ulaşılması gerekilen durumlarda sistemin doğru şekilde kullanılmamasından kaynaklanıyor. Sözün "herkesi korkutup kaçırmasının" sebebi de bundan ibaret. Dediğim gibi herkes adına konuşulmaması gerekse de yaşadığınız durumun gerçekten "skill issue" olma ihtimali de var.
-----------------------
Linux üzerindeki "eksiklikler"in üzerinde konuşulması gerekilen bir durum olduğunu düşünmüyorum. Sonuç olarak gördüğünüz veya duyduğunuz herhangi bir durumda, veya kullandığınız araçlar üzerinde eksiklik bulamayacağınız hiçbir durum yok. Kullandığınız bütün işletim sistemleri de dahil bu sınıfa. Herkesin ayrı bir ihtiyacı ve yaşadığı ayrı binbir türlü sorunu var ve bu durumların çoğu üstüne tartışılması gereken bir durum bile değil.