Öncellikle Windows 10 veya 11 bir sistem lazım. Sonra C:\Windows\Fonts kısmına gidin, Sonra burada ki bütün dosyaları kopyalayın USB bellek olur veya bir Cloud sistemine, Sonra bu dosyaları Linux bir sisteme atın, Ve KDE Plasma'nın ayarlar kısmında yazılar diye bir yer var oraya girin, Oradan yazı tipi dosyalarını bulup hepsini kur diyin, Sonra Segoe UI yazı tipi sistem için uygulayın, Sistemi aç-kapat yapın.
 
Linux'un da eksi tarafları illa ki vardır. Sade, normal bir son kullanıcı olarak Pardus'u ana sistem olarak çok çok rahat bir şekilde kullanabilirim. Oynayacağım oyun sıkıntılı olabilir diye kullanmıyorum. Bu Linux'un problemi değil ama, anti-hile yazılımının Linux desteği vermemesi sebebiyle bir sorun. Konuda gereksiz bir ego mastürbasyonu var gibi geldi bana.
 
Kırbaç 1: Çok Fazla Dağıtım ve Masaüstü Ortamı Cehennemi
Linux’un en ciddi sorunu. 100’lerce dağıtım var ama sadece 5 tanesi düzgün bir şekilde yapılmış olmasıdır. Bu dağıtım bolluğu aslında kafa karıştırmaktan fazlası değil. Herkes bir dağıtım yapıyor ama birkaç gün sonra mezara gömülüyor. Tüm enerjilerini boş işlere yatırarak hem kendine hem de sonrakilere yazık ediyor maalesef.

Bir diğer mesele ise masaüstü ortamları. Günümüzde 5 – 10 tane masaüstü ortamı var ama hepsi birbirinden dertli. Kimisi sorunsuz olmasına rağmen, aptalca hatalar yapması. Kimisi ise, varlığı ziyan olması. İnsanların kafasını karıştıran fazlalıklardan başka bir şey değil açıkçası. Geliştiriciler, bu saçmalıklarla zamanlarını ziyan ediyorlar farkında bile değiller.
Bolluk dediğiniz durum aynı tabana sahip kullandığınız dağıtımlar arasında kale alınacak bir durum değil ve hangi dağıtımın kullanılıp kullanılmaması da çoğu durumda bir önem farz etmiyor. Her dakika "dağıtım" diye tabir edilecek dağıtımlar çıkmıyor ortaya. Enerjilerini harcadıkları durum bir "dağıtım" değil, customize ettikleri bir CD'den ibaret. Bu da size sağlanan olanaklardan birisi. Efor sarfedilen ya da o kadar enerji harcanan bir durum olarak görmüyorum ben bunu.



"Dertli" diye bir terim olduğunu düşünmüyorum. Yaşadığınız sorunlar nerede hangi adımı uygulayıp hangi şekilde yaptığınıza, sorun yaşadığınızda hangi kaynakları kullanmanız gerektiğine ve hangi kaynakları okuduğunuza benzer unsurlara göre değişiyor. Her kişinin farklı bir zevk tarzı ve farklı bir bakış açısı var, buna bağlı olaraktan diğer kişilere göre olarak farklı kullanım ihtiyaçları doğuyor. Bu durumun da o kişiler için kafa karışıklığı yaptığı söylenmemeli.

Kırbaç 2: Ego Yarışmaları ve Donanım Sorunları
Linux geliştiricilerin an can alıcı noktası, ego yarışmalarıdır. Kendilerinden başkalarına hem varlığına hem de düşüncelerine katlanamıyorlar. İlla hep benden başkası kullanmasın, bilmesin veya önermesin modundalar. Herkes bir şeyler kodluyor ama ne amaçla kodladığını kendinden başkası bilemiyor veya anlamıyorlar. Görünüş dersen ayrı facia, tasarım desen Windows 98’den bile hallice. Anlayacağın, durum çok vahim.

Biraz da çuvaldızı kendime de batırayım demek için, donanım uyumsuzluğu cehennemini deşeyim. Her kafadan ayrı bir şey çıkıyor. Sürekli her çıkan yeni donanımda acaba benim Linux’ta çalışacak mı gibi, sorularla zamanlarını kemiren bir meseleye dönüşüyor. Bu sadece kitlenin değil ama büyük kısmı onlarında problemidir.

O kişilerin yaptığı şey "benden başkası bilmesin" değil, yanlış olarak verilen öneri ve benzeri hususların önlenmesi için yaptıkları bir uyarıdan ibaret. Herkes için konuşulmamalı, fakat bahsettiğiniz davranış biçimini uygulayan kişiler yapılması gerektiği gibi çoğunlukla dediğim durumu uygulamakta. Ayrıca dediğiniz durum bir karşılaştırma veya eksi neden olarak sayılmamalı bence.

Ortaya atılan her proje aynı amaç doğrultusunda hareket etmiyor. "X kişileri y projesini yapıyor, vakitlerini boşa harcıyor" denmesinin iyi bir argüman olduğunu sanmıyorum.



Linux üzerinde "standart" donanımların uyumsuzluk gibi bir problemi yok, olmamalı da zaten. Dolayısıyla kafa yormanızı gerektiren bir problem de yok. Bunların üstüne düşünmeniz gereken durum "uyumsuzluk" problemi değil, aldığınız güncelleme veya yaptığınız adımlara göre yaşamış olduğunuz sorunlar. Dert edilmesi gereken donanım sürücüleri ise bunlarla benzer sürücüler değil, touchpad, broadcom chipsetleri, fingerprint sensörleri ve benzeri donanım sürücüleri.

Kırbaç 3: “Skill Issue” Saçmalığı
Şimdi Linux’un büyümesini baltalayan soruna geçeyim. Bir sorun yaşayan herkesi korkutarak kaçırtan bir terimdir, skill issue. Kendilerine bir kale inşa edip oraya sığındıkları da limandır ayrıca. Bu sadece sorunlar için değil, bazen kendi kendilerine firma isimler ile dalga geçerlere ve sonra onları düzelttiklerinde normal insanlarla uğraşırken bile kullandıkları bir sözcüktür.

Bir diğer dert ise, insanların önerilerini dahi dinlemeden saniyesinde söyledikleri bir kelimedir. Bu kişiler, Linux’a diğer rakipleri bunlar kadar zarar vermemişlerdir. Bunların iflah olması imkansız, o yüzden düzelmeleri için bir psikoloğa gidip randevu almaları gerekiyor. Bu kişilerin yaptıkları, insanlara tepeden bakmak oluyor.

Son Olarak:
Bu yazıyı dün akşam yazsaydım, belki bu kadar merhametli olmazdım. Umarım bir gün bu Linux tek sayı lanetlerinden kurtulur ve çok sayılı bir değerlere geçmesi tek temennimdir.

Toplulukta bu lafın yaygın olmasının ana sebebi bu sözü söyleyen insanlar değil, wiki sayfalarını ve dökümantasyonları takip edilmesi ve araştırılıp doğru çözüme ulaşılması gerekilen durumlarda sistemin doğru şekilde kullanılmamasından kaynaklanıyor. Sözün "herkesi korkutup kaçırmasının" sebebi de bundan ibaret. Dediğim gibi herkes adına konuşulmaması gerekse de yaşadığınız durumun gerçekten "skill issue" olma ihtimali de var.

-----------------------

Linux üzerindeki "eksiklikler"in üzerinde konuşulması gerekilen bir durum olduğunu düşünmüyorum. Sonuç olarak gördüğünüz veya duyduğunuz herhangi bir durumda, veya kullandığınız araçlar üzerinde eksiklik bulamayacağınız hiçbir durum yok. Kullandığınız bütün işletim sistemleri de dahil bu sınıfa. Herkesin ayrı bir ihtiyacı ve yaşadığı ayrı binbir türlü sorunu var ve bu durumların çoğu üstüne tartışılması gereken bir durum bile değil.
 
Son düzenleme:
Yorum yazmayacaktım, yazayım madem etiket yedim.

"Bolluk dediğiniz durum aynı taban üzerinden kullandığınız dağıtımlar arasında kale alınacak bir durum değil ve hangi dağıtımın kullanılıp kullanılmaması da çoğu durumda bir önem farz etmiyor. Her dakika "dağıtım" diye tabir edilecek dağıtımlar çıkmıyor ortaya. Enerjilerini harcadıkları durum bir "dağıtım" değil, customize ettikleri bir CD'den ibaret. Bu da size sağlanan olanaklardan birisi. Efor sarfedilen ya da o kadar enerji harcanan bir durum olarak görmüyorum ben bunu."

Bu distro muhabbetinden bir farkı yok. Aynı işin başka adı.

""Dertli" diye bir terim olduğunu düşünmüyorum. Yaşadığınız sorunlar nerede hangi adımı uygulayıp hangi şekilde yaptığınıza, sorun yaşadığınızda hangi kaynakları kullanmanız gerektiğine ve hangi kaynakları okuduğunuza benzer unsurlara göre değişiyor. Her kişinin farklı bir zevk tarzı ve farklı bir bakış açısı var, buna bağlı olaraktan diğer kişilere göre olarak farklı kullanım ihtiyaçları doğuyor. Bu durumun da o kişiler için kafa karışıklığı yaptığı söylenmemeli."

O kişiden kişiye değişir ama insanlara çok fazla dağıtım göstermek akıllıca değil.

"O kişilerin yaptığın şey "benden başkası bilmesin" değil, yanlış olarak verilen öneri ve benzeri hususların önlenmesi için yaptıkları bir uyarıdan ibaret. Herkes için konuşulmamalı, fakat bahsettiğiniz davranış biçimini uygulayan kişiler yapılması gerektiği gibi çoğunlukla dediğim durumu uygulamakta. Ayrıca dediğiniz durum bir karşılaştırma veya eksi neden olarak sayılmamalı bence."

Eksiden ziyâde, bazen öyle şeyler okuyorum ki, kafayı yememek için fazladan uğraşıyorum.

"Ortaya atılan her proje aynı amaç doğrultusunda hareket etmiyor. "X kişileri x projesini yapıyor, vakitlerini boşa harcıyor" denmesinin iyi bir argüman olduğunu sanmıyorum.




Linux üzerinde standart donanımların uyumsuzluk gibi bir problemi yok, olmamalı da zaten. Dolayısıyla kafa yormanızı gerektiren bir problem de yok. Bunların üstüne düşünmeniz gereken durum "uyumsuzluk" problemi değil, aldığınız güncelleme veya yaptığınız adımlara göre yaşamış olduğunuz sorunlar. Dert edilmesi gereken donanım sürücüleri ise bunlarla benzer sürücüler değil, touchpad, broadcom chipsetleri, fingerprint sensörleri ve benzeri donanım sürücüleri."

Laf cambazlığı yapmışsın başta. Olay öyle değil. Demek istediğim, bir proje yarım kalıyor. Çatallandığında o da yarım kalıyor. Sence ne kadar mantıklı? Maalesef hâlâ bir çok donanımda sorunlar yaşanıyor. Senin son dediklerin doğru ama bazen ses, ethernet kartlar içinde bu sorun var.



"Toplulukta bu lafın yaygın olmasının ana sebebi bu sözü söyleyen insanlar değil, wiki sayfalarını ve dokümantasyonları takip edilmesi ve araştırılıp doğru çözüme ulaşılması gerekilen durumlarda sistemin doğru şekilde kullanılmamasından kaynaklanıyor. Sözün "herkesi korkutup kaçırmasının" sebebi de bundan ibaret. Dediğim gibi herkes adına konuşulmaması gerekse de yaşadığınız durumun gerçekten "skill issue" olma ihtimali de var."

Herkes anasının karnında Wiki ile doğmuyor? Bu kadar katı olmak zorunda değiller. Daha basite indirip anlatsalar, belki daha fazla insan gelecek ama herkesi kaçıralım modundalar. Yanlış anlama bu skill issue'yi sevmiyor değilim ama haddinden fazla göze sokuluyor olması sinirimi bozuyor.

"Kullandığınız işletim sisteminin "eksikleri" üstüne konuşulması gerekilen bir tartışma konusu değil bana göre. Sonuç olarak gördüğünüz veya duyduğunuz herhangi bir durumda, veya kullandığınız araçlar üzerinde eksiklik bulamayacağınız hiçbir durum yok. Kullandığınız bütün işletim sistemleri de dahil bu sınıfa. Herkesin ayrı bir ihtiyacı ve yaşadığı ayrı binbir türlü sorunu var ve bu durumların çoğu üstüne tartışılması gereken bir durum bile değil."

Buna katılıyorum ama konumuz Linux'un neden 30 yıldır hâlâ masaüstlerinde %4'lerde kalması. Elbette her şey 4x4'lük değildir.
 
Bu distro muhabbetinden bir farkı yok. Aynı işin başka adı.
"Distro muhabbeti" hakkındaki görüşünüz üzerine yazdığım bir yorumdu bu. "Aynı iş" diye tabir ettiğiniz durumla alakası yok, "Distro muhabbeti"nden kastettiğinizin o kadar büyük bir durum olmadığını belirttim orada.

O kişiden kişiye değişir ama insanlara çok fazla dağıtım göstermek akıllıca değil.
Her kişinin farklı bir zevk tarzı ve farklı bir bakış açısı var, buna bağlı olaraktan diğer kişilere göre olarak farklı kullanım ihtiyaçları doğuyor. Bu durumun da o kişiler için kafa karışıklığı yaptığı söylenmemeli.

"Akıllıca değil" dediğiniz kavram da uygun bir argüman değil bu durum için.

Laf cambazlığı yapmışsın başta. Olay öyle değil. Demek istediğim, bir proje yarım kalıyor. Çatallandığında o da yarım kalıyor. Sence ne kadar mantıklı? Maalesef hâlâ bir çok donanımda sorunlar yaşanıyor. Senin son dediklerin doğru ama bazen ses, ethernet kartlar içinde bu sorun var.
"Laf cambazlığı" yaptığım bir durum yok ortada. Objektif bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum sunduğunuz argümanlara.

Mantıklı olup olmaması bize kalmıyor ve bizi de ilgilendirmiyor. Gerçekten proje diye tabir edilecek projeler "Ben proje yapacağım" deyince olmuyor. Dediğiniz durumdaki kişiler bu kafada ilerleyip yeterli kabiliyete sahip olunmadığından yarım kalan projelerden ibaret.
Dert edilmesi gereken donanım sürücüleri ise bunlarla benzer sürücüler değil, touchpad, broadcom chipsetleri, fingerprint sensörleri ve benzeri donanım sürücüleri.
----
Herkes anasının karnında Wiki ile doğmuyor? Bu kadar katı olmak zorunda değiller. Daha basite indirip anlatsalar, belki daha fazla insan gelecek ama herkesi kaçıralım modundalar. Yanlış anlama bu skill issue'yi sevmiyor değilim ama haddinden fazla göze sokuluyor olması sinirimi bozuyor.
"Herkes anasının karnında Wiki ile doğmuyor" ? :D

Ortada bulunan ve yapılan yardım tamamen gönüllerince ve kendi isteklerince yapılıyor, ve bunların çoğunun insanları kaçırıp uzaklaştırmak için olduğunu sanmıyorum. Ortada sunulan ve takip edilmesi gereken tonla kaynak var ve size yardımcı olmayacağı hiçbir durum yok. Örnek olarak Archwiki'nin okuyucularına yardım amaçlı bir sayfası bile var.


"Yanlış anlama bu skill issue'yi sevmiyor değilim" demenizi gerektirecek bir durum da yok aslında. Community arasında genel bir laftan ibaret sadece, bir terim değil.


"Buna katılıyorum ama konumuz Linux'un neden 30 yıldır hâlâ masaüstlerinde %4'lerde kalması. Elbette her şey 4x4'lük değildir."

Zaten son yazdığım paragraf kullandığınız hiçbir aracın "4x4"lük olmadığı ile alakalıydı :)

Kullandığınız işletim sisteminin "eksikleri" üstüne konuşulması gerekilen bir tartışma konusu değil bana göre. Sonuç olarak gördüğünüz veya duyduğunuz herhangi bir durumda, veya kullandığınız araçlar üzerinde eksiklik bulamayacağınız hiçbir durum yok. Kullandığınız bütün işletim sistemleri de dahil bu sınıfa. Herkesin ayrı bir ihtiyacı ve yaşadığı ayrı binbir türlü sorunu var ve bu durumların çoğu üstüne tartışılması gereken bir durum bile değil
 
"Distro muhabbeti" hakkındaki görüşünüz üzerine yazdığım bir yorumdu bu. "Aynı iş" diye tabir ettiğiniz durumla alakası yok, "Distro muhabbeti"nden kastettiğinizin o kadar büyük bir durum olmadığını belirttim orada.

Nasıl yani? Çok bağlantılı, insanlar bunu bir OS olarak değerlendirecektir.

Her kişinin farklı bir zevk tarzı ve farklı bir bakış açısı var, buna bağlı olaraktan diğer kişilere göre olarak farklı kullanım ihtiyaçları doğuyor. Bu durumun da o kişiler için kafa karışıklığı yaptığı söylenmemeli.

"Akıllıca değil" dediğiniz kavram da uygun bir argüman değil bu durum için.

İnsanların zevklerine karşı saldırdığımı hatırlamıyorum. Ben insanların zevklerine kızmıyorum, benim kızdığım şey, 1000 dağıtım varsa ancak 10 tanesi farklıdır. Eee geriye kalanları nedir? Birbirinin kopyasıdır.

"Laf cambazlığı" yaptığım bir durum yok ortada. Objektif bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum sunduğunuz argümanlara.

Mantıklı olup olmaması bize kalmıyor ve bizi de ilgilendirmiyor. Gerçekten proje diye tabir edilecek projeler "Ben proje yapacağım" deyince olmuyor. Dediğiniz durumdaki kişiler bu kafada ilerleyip yeterli kabiliyete sahip olunmadığından yarım kalan projelerden ibaret.

Başta laf cambazlığı yanlış terimdi ama o an onu diyesim geldi. Mantıklı olup olmaması derken, proje yapanlarla dertli gibi ima ediliyor sanki. Benim derdim, hataları söylemek idi ama sanırım hatalıyım.

"Herkes anasının karnında Wiki ile doğmuyor" ? :D

Ortada bulunan ve yapılan yardım tamamen gönüllerince ve kendi isteklerince yapılıyor, ve bunların çoğunun insanları kaçırıp uzaklaştırmak için olduğunu sanmıyorum. Ortada sunulan ve takip edilmesi gereken tonla kaynak var ve size yardımcı olmayacağı hiçbir durum yok. Örnek olarak Archwiki'nin okuyucularına yardım amaçlı bir sayfası bile var.

Help:Reading - ArchWiki

"Yanlış anlama bu skill issue'yi sevmiyor değilim" demenizi gerektirecek bir durum da yok aslında. Community arasında genel bir laftan ibaret sadece, bir terim değil.

Dışarıdan bakan gözle yazayım, bu konuşmalar, bu dokümanlar onların gram umurunda bile değiller. Onlar için destek almak ve gerektiğinde doğru düzgün bir iletişimle işi çözmeleridir.

"Buna katılıyorum ama konumuz Linux'un neden 30 yıldır hâlâ masaüstlerinde %4'lerde kalması. Elbette her şey 4x4'lük değildir."

Zaten son yazdığım paragraf kullandığınız hiçbir aracın "4x4"lük olmadığı ile alakalıydı :)

Kullandığınız işletim sisteminin "eksikleri" üstüne konuşulması gerekilen bir tartışma konusu değil bana göre. Sonuç olarak gördüğünüz veya duyduğunuz herhangi bir durumda, veya kullandığınız araçlar üzerinde eksiklik bulamayacağınız hiçbir durum yok. Kullandığınız bütün işletim sistemleri de dahil bu sınıfa. Herkesin ayrı bir ihtiyacı ve yaşadığı ayrı binbir türlü sorunu var ve bu durumların çoğu üstüne tartışılması gereken bir durum bile değil.

O zaman hem fikiriz bu konuda.
 
Son kullanıcının Linux kullanmasını gerektirecek hiçbir sebep olmadığı için Linux kullanımı artmıyor.
 
Nasıl yani? Çok bağlantılı, insanlar bunu bir OS olarak değerlendirecektir.
Her dakika "dağıtım" diye tabir edilecek dağıtımlar çıkmıyor ortaya. Enerjilerini harcadıkları durum bir "dağıtım" değil, customize ettikleri bir CD'den ibaret. Bu da size sağlanan olanaklardan birisi. Efor sarfedilen ya da o kadar enerji harcanan bir durum olarak görmüyorum ben bunu.

İnsanların zevklerine karşı saldırdığımı hatırlamıyorum. Ben insanların zevklerine kızmıyorum, benim kızdığım şey, 1000 dağıtım varsa ancak 10 tanesi farklıdır. Eee geriye kalanları nedir? Birbirinin kopyasıdır.
İnsanların zevklerine saldırdığınızı söylemedim. Yazdığım mesajlardan alıntı yaptım sadece.

"Birbirinin kopyası" dediğiniz durumun da iyi bir etken olabileceğini de ilk mesajımda belirtmiştim zaten.

Enerjilerini harcadıkları durum bir "dağıtım" değil, customize ettikleri bir CD'den ibaret. Bu da size sağlanan olanaklardan birisi. Efor sarfedilen ya da o kadar enerji harcanan bir durum olarak görmüyorum ben bunu.

Dışarıdan bakan gözle yazayım, bu konuşmalar, bu dokümanlar onların gram umurunda bile değiller. Onlar için destek almak ve gerektiğinde doğru düzgün bir iletişimle işi çözmeleridir.
Dediğim gibi, çoğu kişi gerektiği yerde yapılması gerekilen durumu ve araştırılması gerekilen kaynakları belirtiyor internet üzerinde. Ayrıca "X" kişisi şu durumu yapıyor diye bir tabirde bulunmakta yanlış kanımca.

Aslında dediğiniz problemlerin hepsine cevap verdim ilk yazdığım mesajda. Biraz daha dikkatli okursanız daha iyi anlayabilirsiniz vermek istediğim mesajı.