ERNEST

Üstün
Katılım
14 Ocak 2024
Mesajlar
2.494
Çözümler
11
Beğeniler
1.777
Machiavelli'nin bir sözünü paylaşmak istiyorum.

"İnsanlar hiçbir haklı gerekçeleri olmaksızın daima geçmişi över, içinde bulundukları anı ise kötülerler. İnsan zihni, geride bıraktığı acıların üzerini örterken yalnızca güzel anıları hatırlar. İçinde yaşanılan an ise tüm çıplaklığı, zorluğu ve telaşıyla karşımızdadır. Bu yüzden zihin daima kaybettiği günleri bir cennet zanneder. Oysa sorun zamanların değişmesi değildir. İnsanın doymak bilmeyen doğasıdır. Geleceğe dair duyulan sınırsız arzular ile elde edilenlerin darlığı insanı her zaman elindekilerden şikayet etmeye mahkum eder. Dünü kusursuz sayanlar bugünü yaşamayı unutanlardır ve insan doğasının en değişmez yasası sessizce işler. Geçmiş, yaşanırken o kadar da güzel değildi. Sadece artık geri döndürülemez olduğu için kıymetlidir." Der.

Gerçekten de geçmişi düşündüğümüzde insanın aklına sadece iyi anılar geliyor.
Hani diyor ya "geçmiş o kadar da güzel değildi." Gerçekten de öyle çünkü beyin geçmişteki anılardan sadece iyi olanları hatırladığı için o anıları çok büyütebilir. Hatırladığınız o güzel şeylerin belki de gerçekten hiç karşılığı olmayabilir. Bunu anlamak için sadece o kafada büyütülen şeyle yüzleşmeniz gerekebilir. (Bunu ancak örnek olarak veriyorum bir sürü şey denebilir) Sevdiğiniz bir kızla veya çok eski bir dostunuzla karşılaştığınızda beynin kurduğu senaryonun tam tersi bir duruma maruz kaldığınızda geçmişin o kadar da beyinde kurulduğu gibi güzel olmadığını anlayabilirsiniz. Çünkü herkes geçmişi sizin gibi hatırlamaz.

Bunu paylaşma sebebim şu: Eğer özlediğiniz merak ettiğiniz bir dost veya aşık olduğunuz bir kız varsa yapacağınız tek şey onları geçmişte bırakmak. Belki sizi unuttular belki umurlarında değilsiniz ya da onlar sizin gibi değil de daha farklı bir şekilde hatırlıyor geçmişi. Ya da hiçbir şey hatırlamıyordur.

Sadece geleceğinize bakın, geçmişte olanlar oldu ve bitti.