Hakkıyla götüren taksici ile özellikle uzun yoldan götürüp çakallık yapan arasındaki "haksız rekabet" ne olacak peki?
 
Uygulama daha faaliyeti devam ediyor. Tag çağırabiliyorum. Ama başındaki kişi pes etmeyecek. Kolay kolay kapatamazlar diye düşünüyorum.

Turist avcılarından nefret ediyorum.

Şu yorumundan sonra şu reels videosu geldi aklıma. :D

 
Bizim ülkede hiçbir başarı cezasız kalmaz. Bunun en büyük örneği fizikçilerimizi katletmeleridir. Devlet de buna direkt izin verir.

Hakkıyla götüren taksici ile özellikle uzun yoldan götürüp çakallık yapan arasındaki "haksız rekabet" ne olacak peki?

Eleyecekler arkadaşım, navigasyon denen bir şey var. Taksi durağına adamakıllı kişiler koyacaklar, navigasyondan doğru rotaya mı gidiyor diye takip edecek. Yolu uzattığı tespit edilen taksici men edilecek.
 
@Ethem Efe öncelikle bize fakültede hep bir dosyayı incelenmeden sadece haberlerde verilen detaylar üzerinden hukuki değerlendirme yapmamamız tavsiye edilirdi. :) Çünkü haberlerde bütün iddialar, deliller vs. yer almaz, alamaz. Bu sebeple sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz aslında. Yine de merak ettiğiniz birkaç kelam edeyim.

Esasen ticari anlamda yolcu taşımaya yönelik mevzuata Martı TAG uygulamasının fiili ayrıntılarına detaylı olarak hakim değilim. Ancak işin taksi boyutuna baktığımızda taksicilik ticari anlamda bir yolcu taşıma faaliyeti. Çeşitli kurallara tabidir ve bu taşımacılığın yapılabilmesi için çeşitli belgeler, plaka, ruhsat vs. alınması gerekiyor olabilir. Bunlar hem gereklilik hem de bir masraf kalemi. Ayrıca taksi sahipleri bir vergi mükellefi oluyor ve kazançlarını vergilendirmek zorundalar.

Muhtemelen bu noktadan yola çıkarak Martı TAG'ın da esasen bir ticari taşıma yaptığını, ancak bununla ilgili mevzuatın belirlediği ve taksicilere uygulanan bu kuralları dolandıklarını, dolayısıyla kazançlarını da vergilendirmediklerini ileri sürerek haksız rekabet olduğunu ileri sürmüş olduklarını düşünüyorum.

Martı TAG da muhtemelen yaptıkları taşımanın aslında ticari bir taşıma olmadığını, bir nevi aynı yöne giden insanların yolculuk masraflarını bölüştüğü bir hatır taşımacılığı olduğunu ileri sürmüştür.

Bu noktada Martı TAG'ın fiili uygulamasını bilmiyorum, tecrübe etmedim. Martı TAG şirketi her ne kadar vergi mükellefi olsa da bir Martı TAG sürücüsü sanırım vergi mükellefi değildir ve bu kazancı vergilendirmiyor olabilir, emin değilim.

Sadece varsayım üzerine hukuki değerlendirme yapıyorum. O yüzden dosyayı okumadan, iddia ve savunmalar ile delilleri görmeden sağlıklı hukuki değerlendirme yapamam. :) Ancak şunu söyleyebilirim, sanırım açılan dava bir tespit davası. Yani kararda haksız rekabetin olduğuna yönelik bir tespit hükmü içeriyor olabilir. Tespit davalarının sonuç doğurabilmesi için kesinleşmesi gerekiyor, yani ya itiraz edilmeden kesinleşecek ya da itiraz edilecek ve itiraz haksız bulunarak karar kesinleşecek. Bu sebeple Martı TAG yasal olarak "kapatıldığını" düşünmüyorum.
 
@Ethem Efe öncelikle bize fakültede hep bir dosyayı incelenmeden sadece haberlerde verilen detaylar üzerinden hukuki değerlendirme yapmamamız tavsiye edilirdi. :) Çünkü haberlerde bütün iddialar, deliller vs. yer almaz, alamaz. Bu sebeple sağlıklı bir değerlendirme yapılamaz aslında. Yine de merak ettiğiniz birkaç kelam edeyim.

Esasen ticari anlamda yolcu taşımaya yönelik mevzuata Martı TAG uygulamasının fiili ayrıntılarına detaylı olarak hakim değilim. Ancak işin taksi boyutuna baktığımızda taksicilik ticari anlamda bir yolcu taşıma faaliyeti. Çeşitli kurallara tabidir ve bu taşımacılığın yapılabilmesi için çeşitli belgeler, plaka, ruhsat vs. alınması gerekiyor olabilir. Bunlar hem gereklilik hem de bir masraf kalemi. Ayrıca taksi sahipleri bir vergi mükellefi oluyor ve kazançlarını vergilendirmek zorundalar.

Muhtemelen bu noktadan yola çıkarak Martı TAG'ın da esasen bir ticari taşıma yaptığını, ancak bununla ilgili mevzuatın belirlediği ve taksicilere uygulanan bu kuralları dolandıklarını, dolayısıyla kazançlarını da vergilendirmediklerini ileri sürerek haksız rekabet olduğunu ileri sürmüş olduklarını düşünüyorum.

Martı TAG da muhtemelen yaptıkları taşımanın aslında ticari bir taşıma olmadığını, bir nevi aynı yöne giden insanların yolculuk masraflarını bölüştüğü bir hatır taşımacılığı olduğunu ileri sürmüştür.

Bu noktada Martı TAG'ın fiili uygulamasını bilmiyorum, tecrübe etmedim. Martı TAG şirketi her ne kadar vergi mükellefi olsa da bir Martı TAG sürücüsü sanırım vergi mükellefi değildir ve bu kazancı vergilendirmiyor olabilir, emin değilim.

Sadece varsayım üzerine hukuki değerlendirme yapıyorum. O yüzden dosyayı okumadan, iddia ve savunmalar ile delilleri görmeden sağlıklı hukuki değerlendirme yapamam. :) Ancak şunu söyleyebilirim, sanırım açılan dava bir tespit davası. Yani kararda haksız rekabetin olduğuna yönelik bir tespit hükmü içeriyor olabilir. Tespit davalarının sonuç doğurabilmesi için kesinleşmesi gerekiyor, yani ya itiraz edilmeden kesinleşecek ya da itiraz edilecek ve itiraz haksız bulunarak karar kesinleşecek. Bu sebeple Martı TAG yasal olarak "kapatıldığını" düşünmüyorum.

Doğru bilgiler ancak, aynı uygulamalar yurt dışında da mevcut ve Martı Tag'da vergilendirmeye de tabidir bu arada.
Buradaki sorun kurallar ya da verilen hizmetin çeşitliliği değil, buradaki sorun taksi plakalarının 13 ila 15 milyon TL gibi bir fiyatı olması, İstanbul nezdinde ve Martı Tag sürücüleri plakada masraf yapmadığı için taksi plakalarının değerinin bitecek olması. Tek sorun budur, başka bir sorun yoktur ve o kadar çok baskı yapılıyor ki bu konuda, verilen kararlarda bu yönde oluyor doğal olarak. Ülkemizdeki yargının ne kadar taraflı olduğunu bilmeyen yoktur sanırım; belki sokak ağzı ile konuşuyoruz ama görünen köy kılavuz istemez.

Bu arada ben sonucun değişeceğine inanıyorum, şu an algı yapılıyor bence.
 
Doğru bilgiler ancak, aynı uygulamalar yurt dışında da mevcut ve Martı Tag'da vergilendirmeye de tabidir bu arada.
Buradaki sorun kurallar ya da verilen hizmetin çeşitliliği değil, buradaki sorun taksi plakalarının 13 ila 15 milyon TL gibi bir fiyatı olması, İstanbul nezdinde ve Martı Tag sürücüleri plakada masraf yapmadığı için taksi plakalarının değerinin bitecek olması. Tek sorun budur, başka bir sorun yoktur ve o kadar çok baskı yapılıyor ki bu konuda, verilen kararlarda bu yönde oluyor doğal olarak. Ülkemizdeki yargının ne kadar taraflı olduğunu bilmeyen yoktur sanırım, belki sokak ağzı ile konuşuyoruz ama görünen köy kılavuz istemez.
Maalesef yurt dışı uygulamasıyla Türkiye uygulamasını karşılaştırmak sağlıklı değil. En azından hukuki anlamda sağlıklı değil. Yurt dışında hangi ülkelerde uygulanıyorsa ve sorun çıkmıyorsa o ülkenin mevzuatı buna cevaz veriyor olabilir. Yine de vicdanen karşılaştırma yapıp eleştiri yapmaya bir lafım yok elbette.

Martı TAG da vergilendirmeye tabi ise, yani Martı TAG şirketi dışında sürücülerin de vergi mükellefi olduğu bir senaryo varsa, Martı TAG'ın yaptığı taşıma hizmetini esasen ticari taşıma kapsamına sokabilir. Ticari taşıma kapsamına girdiği takdirde de buna yönelik mevzuattaki ruhsat, belge ve plaka vs. gibi gerekliliklere sahip olmaması sebebiyle bu taşıma faaliyeti yasal olmadığı sonucuna ulaşılabilir. Belki de mahkeme bu sebeple davayı kabul etmiş olabilir.

Sözlerimi eleştirmeyin, söylediğim gibi dosyayı görmeden, delilleri ve iddiaları görmeden yalnızca varsayım üzerine yorum yapıyorum ve sadece hukuki anlamda yorum yapıyorum. Yoksa insanların Martı TAG konusundaki vicdani değerlendirmelerine veya aynı şekilde taksi konusundaki eleştirilerine lafım yok. Taksileri, taksicileri ve taksi ücretlerini ben de benzer şekilde eleştiriyorum. :)