Merhaba, Türkiye hakkında biraz konuşmak istemiştim, o gün bugün oldu.
Toplumsal yapı olarak kaynayan kurbağa sendromu içindeyiz; her şey yavaş yavaş değişiyor. Önce birkaç ihale belirli şirketlere veriliyor, alışılıyor, sonra sosyal medyaya e-Devlet doğrulaması geliyor, alışılıyor ama kaynadığımızda buradan geriye dönemeyiz.
Çoğu siyaset bilimcinin önerdiği maksimum iktidar süresi 8 ile 10 yıl arasıdır; biz 24 yıl ile neredeyse 3 katına çıktık.
2000'lerde başlayan genç nüfus dalgamız, çoğu ülkenin gelişebildiği kısa dönemdir. Almanya, Güney Kore gibi ülkeler hep bu dönemde gerçekleşmiştir ama bu avantajı uzun süredir kaybetmiştik. Batı zaten yaşlanmakta, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu ayakta tutuyordu ama oralarda da yaş ortalaması hızla artıyor. 2030 civarında bu avantajı tamamen kaybedeceğiz.
Şimdi gelelim 2028 seçimlerine. Eğer 2028 seçimlerini de iktidar kazanırsa, neredeyse tüm memurlar mevcut iktidar döneminin kadrolarından olacak. Ve devlet ile parti yapısı bütünleşecek.
Büyük ihtimalle 2028, demokrasimi yoksa daha denetimsiz yeni bir anayasamı sorusuna cevap verecek. Ondan sonra dönüş çok zor olacak ve herkes kendi partisinin takım gibi tuttuğu için köprüden önceki çıkışın farkında değil.
Türkiye böyle bir durumda işte; hiç kimseyi doğrudan eleştirmedim, çıkarım hakkı sizin.
Not:Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında yazılmıştır. Suç unsuru içermez; sadece akademik/sosyolojik gözlemlere dayalı bir değerlendirmedir.
Toplumsal yapı olarak kaynayan kurbağa sendromu içindeyiz; her şey yavaş yavaş değişiyor. Önce birkaç ihale belirli şirketlere veriliyor, alışılıyor, sonra sosyal medyaya e-Devlet doğrulaması geliyor, alışılıyor ama kaynadığımızda buradan geriye dönemeyiz.
Çoğu siyaset bilimcinin önerdiği maksimum iktidar süresi 8 ile 10 yıl arasıdır; biz 24 yıl ile neredeyse 3 katına çıktık.
2000'lerde başlayan genç nüfus dalgamız, çoğu ülkenin gelişebildiği kısa dönemdir. Almanya, Güney Kore gibi ülkeler hep bu dönemde gerçekleşmiştir ama bu avantajı uzun süredir kaybetmiştik. Batı zaten yaşlanmakta, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu ayakta tutuyordu ama oralarda da yaş ortalaması hızla artıyor. 2030 civarında bu avantajı tamamen kaybedeceğiz.
Şimdi gelelim 2028 seçimlerine. Eğer 2028 seçimlerini de iktidar kazanırsa, neredeyse tüm memurlar mevcut iktidar döneminin kadrolarından olacak. Ve devlet ile parti yapısı bütünleşecek.
Büyük ihtimalle 2028, demokrasimi yoksa daha denetimsiz yeni bir anayasamı sorusuna cevap verecek. Ondan sonra dönüş çok zor olacak ve herkes kendi partisinin takım gibi tuttuğu için köprüden önceki çıkışın farkında değil.
Türkiye böyle bir durumda işte; hiç kimseyi doğrudan eleştirmedim, çıkarım hakkı sizin.
Not:Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti kapsamında yazılmıştır. Suç unsuru içermez; sadece akademik/sosyolojik gözlemlere dayalı bir değerlendirmedir.