TCMB bugün faiz oranını 500 baz puan daha artırarak, %50 seviyesine çıkardı.
O kadar komik bir ülke ki; ucuz iş gücü olalım, malımız ucuzlasın ve böylece daha fazla satalım diye çırpındılar. Şimdi de faiz arttırıyorlar. Bunu yapınca üretim maliyetleri artacağından dolayı ihracat düşer.
Bazıları da "Üretimin düştüğü yerde borsa yükselir mi?" gibi saçma sapan argümanlar sunsun. Bir defa faiz artan yerde borsa yükselmez çünkü şirketlerin borçları ve giderleri de artar. Bu nedenle, hem işletmeler hem tüketiciler harcamaları kısar. Demek ki borsa yapay ki öyle olduğu kanıtlandı ve hatta kendileri itiraf etti.
Gelelim "Bana serbest piyasanın olmadığı zengin ve refah ülke söyler misin?" sorusuna; açıkcası bu soruyu sorabilmek için ya aklını yemiş yada ekonomiyle ilgili hiçbir şey bilmiyor olmak gerek.
Benim serbest piyasadan kastım: Mal ve hizmet fiyatlarının arz ve talepe göre belirlendiği, hükümet politikasının müdahalesi olmadan denge noktasına ulaşmalarının beklendiği bir ekonomik sistemdir. Bu sistemi uygulayan ülkelere en iyi örnek İsviçre'dir ancak Türkiye'den bir İsviçre çıkmaz çünkü adalet ve bankacılık sistemi zayıf. Bundan dolayı İsviçre benzeri bir para akışı olmaz. Türkiye, hiçbir zaman demokrasi ve bankalarıyla ünlü bir ülke olmadı.
Dolayısıyla Türkiye'nin yolu serbest piyasadan çok karma ekonomi olmalı. Bu, şu anlama geliyor:
Karma ekonomi, kamu hizmetleri, güvenlik, askeriye, refah ve eğitim gibi hem özel işletmeleri hem de kamulaştırılmış devlet hizmetlerini kabul eden bir ekonomik sistemdir. Karma ekonomik modelinde hükümet, mal ve hizmetler için
tavan ve taban fiyat girdisi girebilir. Türkiye gibi adalet, eğitim ve kültür seviyesi düşük olan bir yer için daha doğru bir sistemdir yoksa şimdiki gibi herkes 100 bin liralık arabasını 500 bin liraya satar. Ha, bu demek oluyor ki karma ekonomiyi sadece fakir ve gelişmemiş ülkeler kullanıyor. Hayır, öyle bir şey yok. Bu yapıyla idare edilen bazı ülkeler: Kanada, İsveç, ABD.
Tekrar söylüyorum: Türkiye, şu anda tam serbest piyasaya geçmek için fabrikaları özelleştirdiği ve hastaneleri İngilizlere, köprüleri Araplara, limanları Katarlılara sattığı yetmezmiş gibi Devlet Su İşleri benzeri kurumları da özelleştirme yolunda gidiyor fakat bu yanlış. En azından karma ekonomiye dönüş olmasa bile en azından Norveç, Danimarka gibi vatandaşlara destek sağlanan teşvik paketleri içeren, zengin olandan daha fazla vergi alınan bir sosyal ekonomik modeli benimsemeli. Hatta zenginin daha da zengin olduğu bugünlerde, karma ekonomiye geri dönmektense sosyal ekonomiye geçiş çok daha iyi olabilir.
Arkadaşlar, her konuda ağzı olanın konuşması bugünlerde trend oldu ancak ekonomi gibi hayati konuda bunu yapmayın çünkü ülke zor durumda zaten dediğim gibi ne yazık ki bazı ekonomistler bile ancak sizin kadar anlıyor ekonomiyi.