Zaten olay biraz o. Konu şekeri, karbonhidratı kesmek değil; bunların işlenmiş, kana hızlı karışan, kan şekerini hoplatan ve sağlıksız versiyonlarını terk etmek. Ölçülü olmak kaydıyla meyve, bal, pekmez tüketebilirsiniz. Beyaz ekmek yerine de tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz. Normal makarna yerine de ister karabuğday makarnası isterseniz de benim keşfettiğim mercimek unundan makarnalar tüketebilirsiniz. Zaten bir diyette "karbonhidratı, şekeri, yağı tamamen kesin" diyorsa oradan yavaşça uzaklaşın 😂 Hepsini ölçülü şekilde sağlıklı kaynaklardan almak lazım.

VKI vücut kitle indeksidir, ağırlık (kg) / boy (m)² şeklinde hesaplanır. 40-45 üstü artık morbid obez seviyesindedir, "fazla kilo" olmaktan çıkmış ve artık benimki gibi bir hastalık durumuna gelmiştir. Bu senaryoda da insülin direnci, vitamin düşüklüğü, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, iç organların yağlanması, diyabet gibi durumlar gelişebilir o yüzden diyet, spor yapmadan önce kesinlikle tıbbi destek ve takip alınması gerekir. Siz anlık olarak 24.6 ile sağlıklı seviyedesiniz.

Ben de böyle şeyleri yazdıkça yazıyorum 😂 Çok uzuyor mevzu ama detaylı anlatmak da hoşuma gidiyor.

Sağlık ocağındaki doktorda dedi, "Bir şeyin yok" diye. Çok rahatsızsan dahiliyeye gözük dedi. Artık gitmeyeceğim, yoruldum, öleyim kurtulayım. Zaten derbeder, hayatın sillesini yemiş, kederli bir yaşamım var. 😂

Neyse şimdi asıl mevzuya dönersek, cidden efsane yazmışsın. Öyle uzun yazan insanlara hayranım. Tebrik ederim. Keşke benim de senin gibi yeteneğim olsaydı, roman yazardım.

Bu arada kilo verirken gecenin birinde makarna yapıp yiyordum, her istediğim an. Mevzu tamamen beyaz ve unlu mamuller. Ben yarınım yokmuşçasına çay içer, şeker kullanır, o yetmedi bol yağlı yemekler yerdim. Baktım öyle olmayacak, düzelttim kendimi. Kepekli ekmek almaya başladım, tam buğday ekmeği gibi. Aslında öyle sıkı diyette yapmadım ki. Öyle kiloyu verdim, bunları kestikten ve akşam yemek yemedikten dolayı zayıfladım, süzüldüm yavaşça. 1 yıldır 77-79 arası gidip geliyorum. Bunun sebebi aslında maddiyat biraz da. Maddi durumum düzelirse falan girersem, vücudu tam bir Terminator yaparım. 😂 Şu an bile fiziğim çok iyi, geniş omuzlu ve yapılı vücudum var. Sürekli istediğim proteini alamıyorum, alsam çok güzel şeyler olacak.

Ayrıca senin duvara yazdım.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Zaten olay biraz o. Konu şekeri, karbonhidratı kesmek değil; bunların işlenmiş, kana hızlı karışan, kan şekerini hoplatan ve sağlıksız versiyonlarını terk etmek. Ölçülü olmak kaydıyla meyve, bal, pekmez tüketebilirsiniz. Beyaz ekmek yerine de tam buğday ekmeği tüketebilirsiniz. Normal makarna yerine de ister karabuğday makarnası isterseniz de benim keşfettiğim mercimek unundan makarnalar tüketebilirsiniz. Zaten bir diyette "karbonhidratı, şekeri, yağı tamamen kesin" diyorsa oradan yavaşça uzaklaşın 😂 Hepsini ölçülü şekilde sağlıklı kaynaklardan almak lazım.



VKI vücut kitle indeksidir, ağırlık (kg) / boy (m)² şeklinde hesaplanır. 40-45 üstü artık morbid obez seviyesindedir, "fazla kilo" olmaktan çıkmış ve artık benimki gibi bir hastalık durumuna gelmiştir. Bu senaryoda da insülin direnci, vitamin düşüklüğü, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, iç organların yağlanması, diyabet gibi durumlar gelişebilir o yüzden diyet, spor yapmadan önce kesinlikle tıbbi destek ve takip alınması gerekir. Siz anlık olarak 24.6 ile sağlıklı seviyedesiniz.



Ben de böyle şeyleri yazdıkça yazıyorum 😂 Çok uzuyor mevzu ama detaylı anlatmak da hoşuma gidiyor.
Bence herkes pastane poğaçası, şeker deposu kahve türevi içecekler ve Popeyes tarzı yağlı fast food gıdalarını nadiren tüketmeli. Ciddi alışkanlık yapanlar var.
 
Bence herkes pastane poğaçası, şeker deposu kahve türevi içecekler ve Popeyes tarzı yağlı fast food gıdalarını nadiren tüketmeli. Ciddi alışkanlık yapanlar var.
Ben çaya basladigim gune lanet ediyorum. Çay icmeye evdekiler icio diye 17 yasinds baslamistim. Dislerim sarardi ya hep ve zararli cok tuketmek. Benim durum yok 2 demlik cay icmeye basladim sonra. Igrenc bir durum ve kurtulamiyorum. Icmedigim zaman kotu hissediyorum bagimli yapiyor. Zurna Antakya usulu donerde. 😂
 
Bence herkes pastane poğaçası, şeker deposu kahve türevi içecekler ve Popeyes tarzı yağlı fast food gıdalarını nadiren tüketmeli. Ciddi alışkanlık yapanlar var.

Öyle. Zaten genel olarak toplumların yeme alışkanlığına göre obezite oranlarını karşılaştırırsanız fark edersiniz. Bu gıdaların en çok tüketildiği ABD obezitede başı çekerken, daha dengeli mutfağı olan Uzak Doğu ülkelerinde insanlar 5-6 kg fazlalığa bile obez muamelesi yapıp tıbbi destek sağlıyorlar.
 
Ben çaya basladigim gune lanet ediyorum. Çay icmeye evdekiler icio diye 17 yasinds baslamistim. Dislerim sarardi ya hep ve zararli cok tuketmek. Benim durum yok 2 demlik cay icmeye basladim sonra. Igrenc bir durum ve kurtulamiyorum. Icmedigim zaman kotu hissediyorum bagimli yapiyor. Zurna Antakya usulu donerde. 😂
Abi benim arada kalbimin olduğu bölgeye bir sıkıntı giriyordu, özellikle akşam vakitlerinde. Yani tarif edilemez bir sıkıntı, sanki dünyada son günüm gibi. Sonra ben çayı bırakınca düzeldi. Yani psikolojik bir neden mi emin değilim ama artık sadece içersem sabah iciyorum. 3 gündür hiç içmedim mesela.
 
Abi benim arada kalbimin olduğu bölgeye bir sıkıntı giriyordu, özellikle akşam vakitlerinde. Yani tarif edilemez bir sıkıntı, sanki dünyada son günüm gibi. Sonra ben çayı bırakınca düzeldi. Yani psikolojik bir neden mi emin değilim ama artık sadece içersem sabah iciyorum. 3 gündür hiç içmedim mesela.
Bu yaslarda sorun olur bence hobi edin veya farkli seyler ogrenmeye calis kafani mesgul tut. En iyisi sey mesgul olmak. Ben 1 yil yedek astsubay olarak gorev aldim. Askere gitmeden once ciddi reel sorunlarim vardi dedim gideyimde aradan ciksin astsubaylik cikincs ayri evime cikincada 1 yilda oyle kendime geldim. Tum sorunlarim cozuldu. O yoğun is temposunu ozledim hala. Keske kalsaydim kafam daha rahat olurdu. Gorevimi layikiyla yapmaya calsiyordum yapiyordum gerisi umrumda olmuodu eve gelir. 23.00 dedin mi uyur sabah 6 gibi kalkardim. Oyle guzel gunlermis o zamanlar degerini bilemedim. Kisacssi bu saatte uyumayi tercih ederim bir ugrasim falan olsaydi keske. Yok ama. Mumkun degil su siralar. Parasizlik mahvediyor insani.
 
Ben büyük çoğunluğunuzdan daha ağır biriyim, 1.5 ay öncesine kadar 158 kiloydum. Astım hastasıyım ve kilo aldıkça nefes almam o kadar zorlaşıyor ki gerçekten kelimelerle anlatılabilecek bir şey değil.

Daha önce de spora, diyete sardım ama kendimi kısıtlamam ve egzersizlerde zorlanmam yüzünden en fazla 1-2 ay devam edebildim. Bu süreçte verdiğim tüm kilolar misliyle geri geldi. Kilo vermek amacıyla kalorinizi düşürüp kendinizi aç bırakmanız tam tersi bir etki yapıyor, bunu defalarca tecrübe ettim. "Az yiyeyim, kalori sayayım, yağsız tuzsuz pilav tavukla besleneyim" derseniz sağlıklı kilo veremez, aksine verdiklerinizi de fazlasıyla geri alırsınız. Ben de öncesinde kilo vermenin sadece kalori açığına ve egzersize dayandığını düşünüyordum, öyle değilmiş. Konu ne kadar yediğiniz değil, ne yediğiniz, besinler arasında kurduğunuz denge. Sürekli et de yiyemezsiniz, sürekli ot da yiyemezsiniz, sürekli şekerli de yiyemezsiniz, sürekli karbonhidrat da yiyemezsiniz. Bunların arasında bir denge kurmanız gerekiyor.

Ben 125 kilo civarıyken spora başlayıp 115'e indim, sporu bıraktıktan 3-4 ay sonra kilom 132 civarındaydı. 136 kiloları zorlayınca da tekrar spora ve diyete başladım, 2 ay içerisinde 124'e kadar indim. Ama bu kilolar da normal düzenime dönünce geri geldi.

En son kan testlerimde de insülin direnci, yüksek açlık şekeri, karaciğer yağlanması ve düşük D vitamini görünce dedim ki dur. Yoğun bir araştırmaya başladım ve öğrendiklerim ile o gün diyete başladım. Hayatımdan işlenmiş şeker ve nişastayı tamamen söktüm attım. Kana hızlı karışıp kan şekerini yükselten tüm besinlerden ve içeceklerden kaçınıyorum. 45 gün oldu ve ekmek gibi şeyleri nadiren ve yalnızca yanına et-salata ile tüketiyorum. Şekeri ise tamamen kestim, şekerli içecek dahi içmiyorum. Su ve maden suyu, bazen de günde 1-2 bardak PeP'si Zero ile devam ediyorum.

Sonuç şu, bu 45 günde 158 kilodan an itibarıyla 149.2'ye indim. Yavaş yavaş inmeye de devam ediyorum. Kestiğim şeyler haricinde de özel bir diyet yapmıyor ve kalori açığı da oluşturmaya çalışmıyorum. Et, ot, bakliyat sınırsız gibi düşünerek yiyorum ve ikinci haftadan itibaren ufak porsiyonlarla bile doyar hale geldim. Artık yemek aramıyorum, 2-3 tabak yemiyorum, dürüm söyleyip iki tane gömmüyorum. 😂

Buna ek olarak da eve ağırlık seti aldım, insülin direncine karşı diyetimden 1 hafta önce de spora başlamıştım. Haftada 3-4 gün programım var, bazen aksatsam da en azından 1-2 gün yapmaya çalışıyorum ve hem kondisyonuma hem de kuvvetime etkili oldu.

Kan değerleri için de bir sonraki testin 3 ay sonra yapılması gerektiği söylendi yani aralık ayında kan değerlerimde de bir gelişme var mı bakacağız. Ama şimdilik iyi gidiyor gibiyim, her şey olumlu ilerliyor. Tavsiyem şudur ki, ne yaparsanız yapın dengeli ve düzenli beslenip egzersiz yapın. Kana hızlı karışan üç beyazdan olabildiğince uzak durun ki bunlar un, şeker ve nişastadır. Sürekli tüketildiğinde kan şekerinizi sürekli yüksek tutarsınız, vücut sürekli insülin salgılar ve buna duyarsız hale gelir. Bu sebeple yağ depolamaya başlar, yağ depoladıkça da insülin direnciniz daha fazla artar. Bu bir kısır döngü.

"Bir şey olmaz" diyerek yıllarca yavaş yavaş benim gibi oluyorsunuz 😂. Geri dönüşü de bir o kadar zor.

Ben dahil çoğu insan kilo vermeyi yanlış kaynaklardan, yanlış şekilde öğreniyor. 70 kilo birinin 2-3 kilo fazlasını vermek için az yemesi ile 120-130 kilo birinin 50-60 kilo vermeye çalışması aynı değil. Birinde kısa süre dayanır formuna gelirken diğerinde aylarca kalori açığı vermeye çalışarak vücuduna çok fazla zarar verir; üstüne daha çok kilo alırsın. Bu bağlamda konu sahibinin anlattığı gibi olay az yemekte değil, düzgün beslenmekte ve bazı şeylerden uzak durmakta.

Çoğu kaynak, fitness kanalı, influencer, diyetisyen işi yalnızca kalori açığı ve egzersiz şeklinde anlatır; genel kitle için doğrudur ama iş işten geçtikten sonra böyle kilo verilmez. Belli çerçeveleri olan diyetler uygulamak ve tıbbi yardım almak gerekir.

Şöyle bir ekleme yapmak istiyorum zira yazım uzun olduğundan biraz kafa karıştırıcı oldu, söylediklerim yanlış anlaşılabilir:​


Kalori açığı yerine sağlıklı ve düzenli beslenmekten kastım; her gün kalori limiti belirleyip az yiyerek veya sevdiğin besinlerden tamamen uzak durarak kilo vermeye çalışmak yerine yediklerini protein ve lif ağırlıklı gıdalarla değiştirerek; işlenmiş şekeri ve işlenmiş karbonhidratı hayatından çıkarıp şeker ihtiyacını meyve veya bal gibi doğal gıdalarla, karbonhidrat ihtiyacını ise işlenmemiş tam gıdalarla karşılayarak doğal bir şekilde kalori açığı oluşturmak. Yani normalde yiyeceğin o yağlı, unlu, şekerli iki tabak yemek yerine yine iki tabak dolusu protein, lif ve iyi karbonhidratlardan oluşan sağlıklı bir öğün yediğinde zaten vücudun doğal olarak kalori açığı oluşturmuş oluyor.

Selam, durun bir tane de benden gelsin, bir süre öncesine kadar 142,5 kg idim. Sonradan kendi şartlarıma göre geliştirdiğim/değiştirdiğim "Intermittent Fasting - IF" yani 16 saatlik açlık orucu, yani "vücutta 16 saat kuralına" uyarak, bol sıvı yağlı yiyerek aç kalmadan 1 sene içinde 50 kg verdim, 92 kg'ye düştüm. Şimdilerde ara verdim, beklenen bir düzeltmesini yapıyorum, 102 civarlarındayım. Yakın zamanda bir sonraki girişimim de 75 kg'a inerek düzeltmesi ile 80 kg civarlarında olayı sonlandıracağım. Herhangi bir kronik sağlık problemim yok, hatta neredeyse hiç hastaneye yolum düşmedi desem yalan olmaz. Benimki de kulaktan dolma bilgiler değil, bizzat uyguladıklarım;

  • Saat 17:30'dan sonra bir şey yemedim. Gün içinde ve akşamları sıvı olarak şekersiz çay, kahve, bitkisel çay, çer çöp çayları, maden suyu var (maden suyu gün içinde akşamları yok). Asitli şekerli içecekler veya asitli şekersiz içecekler kesinlikle yok, asitleri de yok.
  • Taze meyve dahil hiçbir şeker türü yok. Meyve yemek istediğimde aralarda büyük yeşil zeytin yedim, yemeklerin yanında ise siyah zeytin, ekmek ve unlu mamüller yok, makarna türü işlenmişler de yok. Söylenenin aksine vücuttaki tuz dengesini sağlayabilmek için düzenli tuz kullandım, azaltmadım veya kesmedim.

Gelelim işin güzel tarafına, uyanıp 16 saati doldurduktan sonra;

- İlk ve ana öğünümde her gün tıka basa, bir tavada, 2 yumurta, 2 kallavi yeşil veya çarliston biber, 1 domates, 1 soğan, birkaç baş sarımsak, 3 çorba kaşığı yulaf ezmesi, 1 tatlı kaşığı kinoa tohumu, 1 tatlı kaşığı keten tohumu, çay kaşığının ucu ile çörek otu, günün durumuna göre bir parça sucuk veya bir parça salam veya bir parça kavurma kırmızı et (bulabilirsek :)), yeterinden az daha fazla sıvı ayçiçek yağı, az bir şey salça, yanında arada bir biraz beyaz peynir de olur. Bazen değişiklik amaçlı büyük bir tabak herhangi bir sulu bakliyat ama yanında pirinç, bulgur vs. yok.

- 8 saatlik zaman dilimi içinde kalan 2. öğünümde, 1 kase yoğurt (yağlı/yağsız fark etmez) - 1 tencere yiyebildiğiniz kadar çatlayana kadar serbest (zaten bir süre sonra isteseniz de bu kadarını yiyemiyorsunuz ama mideniz de gözünüz de doymuş oluyor) sıvı yağ eklenmiş mor lahana, domates, yeşil biber salatası, sadece mor lahana da fazlası ile yeterli. Salata yerine hafta içi bir gün 1 kase yoğurt - az yağlı bolca patlamış mısır (dışarıdan değil, siz patlatıyorsunuz), salata yerine hafta içi bir gün 1 kase yoğurt - içine 3 yemek kaşığı ince öğütülmüş yulaf ezmesi.

- Tek aldığım takviye 2-3 güne bir, bir tane magnezyum hapı (magnezyum sitrat, magnezyum bisglisinat, magnezyum malat ve B6 içeren)

Gün içinde açlık yok, insülin direnci yok, ilk hafta yatarken karın spazmları var, :)sonra o da yok.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bir kere 1000+ kalori açığı verip her gün koşu ve toplamda minimum 17-18 bin adım atarak 3 ayda 12 kilo vermiştim. Sonra bi baktım kaybettiklerimin büyük bir çoğunluğu yağ değil kasmış ve zarganaya dönmüşüm. Yani kilo verirken ağırlık çalışmayı unutmayın ve düzgün diyetler yapın. Ben böyle saçma sapan bir şey yüzünden zarganaya dönmüştüm. Obez falan da değildim, vücut kitle indeksim gayet ortalamaydı. Tamamen keyfi vermiştim ve pişman olmuştum.