@Zeitnot, Şimdi çok parça parça kopuk kopuk oldu. Bu yüzden aslında diyalog şeklinde konuşmak daha iyi olurdu. O yüzden kısaca birkaç tavsiye vermek durumundayım.
Öncelikle şu anki durumu kabul etmelisin. Şu anı yaşıyorsun ve değiştirebileceğin şeyler var, değiştiremeyeceğin şeyler var. Enerjini değiştirebileceğin şeyler üzerine yoğunlaştırman lazım. Değiştiremeyeceğin şeyleri kabul etmen lazım. Aksi bir durum realistik değil.
Küçükten başlayarak zevk alabileceğin farklı tatları denemeye çalış. Sadece bilgisayardan değil, hayatın içine girmen lazım. Misal Kızılay'da gönüllülük yapabilirsin. İmkan varsa bir dövüş sanatı yahut sanat kursuna yazılabilirsin. Öylesine kitabını alıp bir kafeye gidip okuyabilirsin.
Babanın seni anlamadığını düşünüyorsun ama durumu babanın gözünden bilmediğim için bir şey diyemem fakat baban hayatın içine girmen konusunda haklı. Bazı noktalarda kendine konfor alanı yaratmışsın ve bu alandan çıkmak istemiyor gibisin. Bu alandan çıkman gerekiyor. Babanın annenden ayırma konusundaki tutumunu bilmiyorum yorum yapamam. Ama bilgisayardan falan koparması doğru bir şey. Baba toplumsal düzenin ilk temsilcisidir ve senin toplumsal düzene girmende aracı figürdür. Eğer konfor alanından çıkmıyorsan. bunu istemiyorsan babanın otoritesini tanımama ve ona karşı soğukluk besleme gibi bir fikir oluşuyor kafamda.
Kendi benliğinin değerlerini tespit et. Yaratıcılık, adalet, sorumluluk, liderlik, dostluk vb. bu gider liste. Sonra bu değerlere hizmet et. Bu değerlere hizmet ise somut bir hedef belirleyip bu somut hedefi gerçekleştirmen olur. Misal ben yaratıcılık değerim için öyküler yazdım ve kitaplaştırdım. Ki tatmin oldum sonunda.
Zihnin çıkıp hayatın içine girmen gerekiyor artık:
Gençler İçin Zihninden Çık Hayatına Gir - LİTERA YAYINCILIK - Joseph V. Ciarrochi -