Detaylar
Kim cevapladı?Nefs İlmi
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.967
- Makaleler
- 81
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.798
Hmm. Anlıyorum. Psikiyatrist şart değil bu arada, yani vurucu bir elzemliği yok. Sadece işleri daha kolaylaştırabilir diye. Çünkü hiçbir şeyden zevk alamama konusunda küçük bir destek olabilir. Ondan dedim. Daha ağır kişiler için mevzu antidepresanla çözülmüyor aslında. Yanına antipsikotik falan da giriyor.Hocam bilmediğimden soruyorum, antidepresan daha ağır kişiler için değil mi? Benim durumum devede sinektir sonuçta.
Gideceğim, belki bir yararı dokunur.
Yaşıtlarım ile konuşmayı sevmiyorum, konuşsam bile genelde çok nadir benim gibi kişiler oluyor, bazen her şeyi dalgaya vuran biriyim bazen zevksiz robot gibi birine dönüşüyorum. Zevklerimiz aynı olmuyor, benden genelde hayat konusunda daha bilgisiz oluyorlar, en önemlisi geleceği umursamıyorlar. Ben oturup gelecekte ne yapacağımı düşünüyorum, veya pişman olduğum anlar aklıma geliyor ya öyle değil de şöyle yapsaydım diyorum. Onlar ise işin dalgasında, her şey halihazırda bekliyor gibi davranıyor, bazıları zaten direkt geleceği zaten inşa edili, ancak benim olmadığı için halimden anlamıyorlar, anlatmaya çalışıyorum anlamıyorlar.
Ancak benden daha büyükler ile özellikle hayatı tecrübe etmiş kişiler ile konuşmayı seviyorum, nedenini bilmediğim şekilde yaşıtlarımdan hoşlanmıyorum. Babam bile bana bazen 20-30 yaşında gibi konuşuyorsun biraz çocuk ol diyor, çocuk olunca elime bir şey geçmeyeceğini biliyorum, hayatı anlamaya ve hayata atılmaya çalışıyorum, ancak nereden başlamam gerektiğini bulamıyorum, bilmiyorum, bu konunun açılma sebebi tam olarak bu.
Özellikle zevkler konusunda çok farklıyız, ben sade giyinirim ve fazla görünüşüme takılmam, bakımlı olmam yetiyor.
Müzik zevki, oyun zevki, espri anlayışı gibi şeyler yüzünden iletişim konusunda çok zayıf kalıyorum, örneğin şakasına bir şey diyorum ciddi olarak algılıyorlar, şaka yapamıyorum rahat rahat. Ancak internette bulunan kişiler böyle değil, birbirinizi bulunca zaten konuşabiliyorsunuz, en azından anlayabiliyorsunuz, o yüzden genelde gerçek hayatta pek arkadaşlarımla takılan birisi değilim.
Şimdi ben sana şöyle diyeyim. Eğer kendini motive edebilecek gücün varsa psikiyatriste gitme. Eğer ki zevk alamama, hayata karşı kayıtsızlık, uyku problemin vs. ciddi düzeyde ise psikiyatristi düşünebilirsin.
Diğer bir konuda diyalog şeklinde konuşmak ister misin? Biraz özelini sorabilirim vs. Eğer konuşmak istersen Techolay profilimde websiteme girip iletişim bölümünden e-posta at bana. Forumda iletişim adresi vermek doğrudan olarak yasak olduğundan böyle diyorum.
Şöyle ki, senin cümlelerinde bazı önemli çarpıklıklar gördüm. Yüzeysel olarak konuşabiliriz. Nihai olarak ben sonuçta bir psikolog değilim. Ama belki küçük bir farkındalık yaratabilirim. Diyalog şeklinde konuşmak istememin sebebi topluma açık sayfada konuşmak uygun olmaz diye düşündüm. Merak etme, ben de çok öyle özeline girmem zaten. Arkadaşça bir muhabbet gibi düşün. Ama sadece "takma kafana"dan biraz daha iyi bir konuşma gibi.
Tam olarak böyleyim hocam. Hayatta hiçbir amacım yok, aslında var, daha rahat koşullarda yaşamak. Ancak bulamıyorum.
Kendimden örnek verirsem amacım düzenli disiplinli bir hayat kurmak 30'lu yaşlardan önce onun için var gücümle çabalıyorum.
Tabii ki zor oluyor ama inat edip daha çok hırslanıyorum araba için çabaladım Allah'a şükür aldım istediğim arabayı ev için çabalıyorum onunda zamanı yakındır.
Kendinize bir hedef koyun rahat koşullarda yaşamanın temeli ne? "para" bunun üzerine gidin çalışın kafayı kullanıp nasıl daha fazla üstüne koyarım diye düşünün yolunu illaki bulacaksınızdır.
Hocam dediğim gibi, bu tür konuşmaları yapamıyorum maalesef. Anlatacak kelimeleri bulamıyorum kendimde eğer fikrimi değiştirirsem ulaşırım. Gördüğünüz çarpıklıklar nelerdir? Burada söylemeniz sorun olmaz.Hmm. Anlıyorum. Psikiyatr şart değil bu arada, yani vurucu bir elzemliği yok. Sadece işleri daha kolaylaştırabilir diye. Çünkü hiçbir şeyden zevk alamama konusunda küçük bir destek olabilir. Ondan dedim. Daha ağır kişiler için mevzu antidepresanla çözülmüyor aslında. Yanına antipsikotik falan da giriyor.
Şimdi ben sana şöyle diyeyim. Eğer kendini motive edebilecek gücün varsa psikiyatriste gitme. Eğer ki zevk alamama, hayata karşı kayıtsızlık, uyku problemin vs. ciddi düzeyde ise psikiyatristi düşünebilirsin.
Diğer bir konuda diyalog şeklinde konuşmak ister misin? Biraz özelini sorabilirim vs. Eğer konuşmak istersen Techolay profilimde web siteme girip iletişim bölümünden e-posta at bana. Forumda iletişim adresi vermek doğrudan olarak yasak olduğundan böyle diyorum.
Şöyle ki, senin cümlelerinde bazı önemli çarpıklıklar gördüm. Yüzeysel olarak konuşabiliriz. Nihai olarak ben sonuçta bir psikolog değilim. Ama belki küçük bir farkındalık yaratabilirim. Diyalog şeklinde konuşmak istememin sebebi topluma açık sayfada konuşmak uygun olmaz diye düşündüm. Merak etme, ben de çok öyle özeline girmem zaten. Arkadaşça bir muhabbet gibi düşün. Ama sadece "takma kafana"dan biraz daha iyi bir konuşma gibi.
Son düzenleyen: Moderatör:
Nefs İlmi
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.967
- Makaleler
- 81
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.798
Onları ben çıkartıyorum zaten
Tamamdır. Biraz karışık gidebilirim. Diyeceğim şeyler yanlış olabilirim, nihayetinde ben bir psikolog değilim. Senin okuyup doğrulaman daha iyi olabilir. Ben kesinlik bildiren kipler kullanabilirim, o lafın gelişi.Gördüğünüz çarpıklıklar nelerdir? Burada söylemeniz sorun olmaz.
Şimdi toplumsal düzenden kaçış var.
Bunlar sana toplumsal düzenin dayatmaları.Devamsızlığım toplam 17 gün.
11 yıldır her gün sabahın köründe kalkmaktan bıktım, dersleri dinlemeyi bıraktım.
Tek uğraştığım şey bilgisayardan.
Normalde herkes gibi bilgisayar mühendisliği falan istiyordum.
Bu ise senin kaçış mekanizman. Psikolojik anlamda zorlandığın zaman sen kendini durdurmazsan bedenin seni durdurur. Beyin uykuyu bi' getirir, acıların olduğu bu dünya'dan uyku aracı ile kaçarsın.
Bunun Türkçe meali şu: Kendine çok yükleniyorsun. Bu kendine yüklenme senin kendi kendine yaptığın bir şey de olabilir, başkalarının senin üzerine yüklenmesi ve senin buna izin vermen de olabilir. Beyin kim ne yapmış bakmaz, yapılıyor mu yapılmıyor mu, olay bu.
Bu ifadeler de senin toplumsal düzene boyun eğdiğini, kendi arzularının görmezden geldiğini belirtiyor.Artık yapay zeka gibi hissetmeye başladım.
Babama hiçbir zaman hayır demedim.
Annemi tek bırakmak istediğimi söyleyeceğim ancak kırılır mı bilmiyorum.
Babam daha iyi olmamı istiyor.
Yapay zeka nedir? Yapay zeka, senin istem verdiğin ve onun da sorgulamadan gerçekleştirdiği bir araç. Kendini bu şekilde nitelemen şunu gösteriyor ki, özne olarak senin eylemlerinin artık otomatikleştiği, kendi arzularının olmadığı, dışarıdan gelen istemi sürekililik içinde gerçekleştirdiğini belirtiyor. Ama bu imkansız bir şey. İşte bu durumdan ötürü bir kırılma, çatışma yaşanıyor ve tükenmişlik denen semptom oluşuyor.
Haz alamaman mevzusu da bunu destekliyor. Özellikle yapay zeka nitelemesi çok önemli. Kendi arzularının olmadığı bir işleyişte kendi haz mekanizman da bloke olmuş durumda.
İlgi alanının olmayışı ise yine kendi arzularını yönlendiremediğini ifade ediyor.
Dışarıdan gelenle kendini tanımlıyorsun. Annenin "beni üzüyorsun" demesi üzerine ağlaman kendini annen üzerinden tanımlayarak negatif bir niteliğe bürüdüğünü gösteriyor. Babanın seni yükseltmeye çalışması, senin deyiminle, ve senin buna karşı duramaman gösteriyor ki, dışarıdan gelene karşı bağımlı bir ilişkin var.
Kendinin yaşıtlarınla iletişiminin kötü olması, daha yüksek yaşlı kişilerle konuşuyor olman, toplumda daha yetkin otoriter yahut güç sahibi kişilere olan bu bağımlı ilişkini tekrar ortaya koyuyor olabilir.
Şuna da dikkat ettim, kendini sürekli yaşıtlarınla karşılaştırdın. Kendi eksikliğinin yanında onların varsayımsal tamlığını karşılaştırıp bir çatışık durum meydana getirdin. Daha doğrusu bunu içsel olarak yaşıyorsun.
Babanın sana "çocuk ol biraz" demesi vs. seni erken yetişkinliğe ulaşma çabasında olduğunu düşündürtüyor bana. Ama ben kimim bunu unutma. Yani yüksek yaşlı kişilerin otoritesine, dışarıdan gelene olan bağımlılığını düşünürsek sen de o dışarıdan gelenle kendini tamamlamaya çalışıyorsun gibi geldi bana.
Ne düşünüyorsun bunlarla ilgili?
@Zeitnot tamamladım.
Son düzenleyen: Moderatör:
Hocam amacımı bilmediğim için kendimi en yakın hissettiğim, en güvenilir hissettiğim kişilere göre şekillendiriyorum. Annemin üzülmesi beni de üzüyor, üzülmemesi için dediklerini yapıyorum, çünkü en güvendiğim kişi o.
Babam küçüklüğümden beri asla bana vurmadı veya kızmadı, sadece uyardı sonra tekrar eğlenmememe bakmamı söyledi. Ancak babam haberi olmadan bir bakıma zarar veriyor bana, veya ben öyle düşünüyorum. Çünkü babamın evinde huzurlu hissedemiyorum, evim gibi hissedemiyorum, kendimi rahat hissedemiyorum.
Erken yetişkinliğe ulaşma konusunun farkındayım, kendimi yaşıtlarımdan daha olgun görüyorum, bunun ailem ile alakası olabilir.
Kendi yoluma gitmek istiyorum ancak imkanım yok, çünkü ne param var, ne de arkamda olan birisi, aileme anlatmaya çalıştım ancak hiçbir zaman anlamadılar. Her seferinde okulun bana bir şey katmadığını söyledim, ancak onlar başka yolun olmadığını düşünüyor. Özellikle babam, tırnakları ile kazıyarak geldiği için okul okumayı çok istiyor, dedem yüzünden okulu bırakmak zorunda kalmış, sokaklarda para kazanmaya çalışmış, en sonunda buralara kadar gelmiş.
Ancak kendime bakıyorum, daha okula gitmeyi bile beceremeyen yeteneksiz tembel birini görüyorum, babama anlatmaya çekiniyorum çünkü o hiç şikayet etmezken ben ediyorum. Annem çözüm yerine motive etmeye odaklı, ancak edemiyor çünkü ne yapacağını bilmiyor, kendisi Psikiyatriye gidiyor, ilaçlar kullanıyor, özellikle hiçbir zaman mutlu olamıyor. Annemi gerçekten gülerken göremiyorum çünkü gülemiyor, mutlu olmuyor, bunu her gördüğümde kafamı kuma gömmek istiyorum, görmemek istiyorum ancak görmek zorundayım.
Anlatmaya çalışıyorum ama her zaman içimde kalıyor, anlatamıyorum çünkü çözüm olmayacağını biliyorum, özellikle benim geleceğimi önemsedikleri için başarılı olmamı istiyorlar, çünkü ben olamazsam kimse olamaz. Bir yandan bunun korkusuyla yaşıyorum, eğer başarısız olursam ve bu kadar çabayı boş bırakırsam, onların emeğinin karşılığını veremezsem diye korkuyorum.
Normalde mutsuz değilken annemin sırf "beni çok üzüyorsun" demesi ağlatıyor beni, bana ne ismimle ne de oğlum diye hitap eder, sanki onu hep dinliyormuşum gibi çağırır. Bana gelip bu tarz konuşmadan sonra "oğlum" dese bile oturup ağlamak istiyorum.
Hiçbir zaman "seni seviyorum" gibi şeyler diyemiyorum, çünkü garip karşılıyor, bu tarz şeyleri yaşayamıyor. Babama dediğimde dümdüz sahte diyorum, çünkü artık klasik bir laf oluyor, her konuşmadan sonra seni seviyorum dediğinde "bende seni seviyorum" deyip kapatıyorum, ancak anneme dediğimde içten diyorum.
Toplumda herkesin ağzına "oku" lafı girmiş bir kere, ben okusam bile bir şey olamayacağımı düşünüyorum çünkü yetenekli olmadığımı düşünüyorum, derslerde başarılı olmak için son 1-2 ders kala çalışmam yetiyor çünkü direkt anlayabiliyorum konuyu, herkes harıl harıl çalışırken benim en ufak çalışıp sene boyu yatmam herkese normal gelmeye başladı.
Uyuyorum çünkü yapabileceğim bir şey yok, ders dinlemekten zevk almıyorum, geceleri uyumaya çalışınca düşünmekten uyuyamıyorum, kafamı sıraya koyduğum an sanki her şey bulanıklaşmaya başlıyor, beynim hiçbir şey düşünmüyor, sanki kendini kapatıyor gibi bir his oluyor, o his sırasında hiçbir şey düşünmüyorum, tepki dahi vermiyorum, çünkü veremiyorum, sanki bir şey beni durduruyor ve sadece uyumamı söylüyor.
Onlara göre hareket etmek zorundayım çünkü başka şansım yok, yolumu bulamıyorum, bin bir tane yol görüyorum, ancak başlangıçlarının neresi olduğunu göremiyorum.
Umarım fazla kafa ütülemem, burada rahatça konuşabiliyorum çünkü "acaba bunları desem üzülürler mi" diye bir düşüncem yok, benim yerime üzülmezsiniz. Ancak anneme anlattığımda benim için üzülürse daha çok üzülüyorum.
Bazı zamanlar direkt konuşamıyorum, konuşmak istiyorum, boğazımı biri sıkarmışçasına konuşamıyorum, dümdüz ağzımdan çıkmıyor kelime, a- diye kesiliyorum, birkaç dakika konuşamıyorum.
Anlatmak gerçekten birazda olsa sakinleştirdi, teşekkür ederim.
Son düzenleyen: Moderatör:
@Zeitnot, sen ne istiyorsun peki? Neyi arzuluyorsun?
Herkesi bırakmayı, gerekirse tanınmamayı, uzaklara gitmeyi. Ayrıca daha güvenilir bir yaşamı, sokakta ölüm tehlikesini unutmayı, ve oldukça soğuk bir yere gitmeyi, İsveç gibi.
Son düzenleyen: Moderatör:
Nefs İlmi
Üstün
- Katılım
- 30 Ocak 2024
- Mesajlar
- 3.967
- Makaleler
- 81
- Çözümler
- 14
- Beğeniler
- 4.798
Herkesi bırakmak, tanınmamak, uzaklara gitmek senin için ne ifade ediyor? Böyle olunca eline ne geçecek, bu arzun gerçekleştiğinde ne olacak? Ayrıca daha güvenilir bir yaşamdan, ölüm tehlikesini unutmaktan kastın nedir?Herkesi bırakmayı, gerekirse tanınmamayı, uzaklara gitmeyi.
Ayrıca daha güvenilir bir yaşamı, sokakta ölüm tehlikesini unutmayı, ve oldukça soğuk bir yere gitmeyi, İsveç gibi.
Son düzenleyen: Moderatör:
Yeni bir hayat.Herkesi bırakmak, tanınmamak, uzaklara gitmek senin için ne ifade ediyor? Böyle olunca eline ne geçecek, bu arzun gerçekleştiğinde ne olacak?
Sokakta 1-2 kekonun beni 10 lira için öldürme ihtimalinden kurtulmak. Her yerde olacaktır belki, ancak Türkiye gibi bir yerde güvenli bir şekilde yürüyemiyorum bile.Ayrıca daha güvenilir bir yaşamdan, ölüm tehlikesini unutmaktan kastın nedir?
Son düzenleyen: Moderatör: