Peki diyelim ki, tanınmıyorsun ve uzaklara gittin. Yeni bir hayat kuracaksın, misal İsveç'te. Bunu nasıl yapacaksın? Senin için bu "yeni hayat" nasıl niteliklere sahip olacak, olmalı? Yani nasıl kuracaksın, ne şekilde kuracaksın bu yeni hayatı?

Bilmiyorum.

Rahatça geçinebildiğim, günde 8-9 saat çalıştığım, kapımda orta düzeyde bir motor, sıcak bir ev, ve kaçmayı bırakmış ben.
Ne şekilde kuracağımı bilmiyorum, nasıl kuracağımı, nereden para bulacağımı, hiçbirini bilmiyorum.
 
Bilmiyorum.

Rahatça geçinebildiğim, günde 8-9 saat çalıştığım, kapımda orta düzeyde bir motor, sıcak bir ev, ve kaçmayı bırakmış ben.
Ne şekilde kuracağımı bilmiyorum, nasıl kuracağımı, nereden para bulacağımı, hiçbirini bilmiyorum.
Daha önce gelecek kaygısı yaşadığından bahsettin. Bana verdiğin yeni hayat profili klasik komforlu bir hayat.

  1. Bu hayata burada ulaşmana engel olan nedir?
  2. Daha 16 yaşında olmana rağmen neden bu şekilde gelecek kaygısı yaşıyorsun? Önünde büyük bir zaman dilimi varken bu kaygı neden?
  3. Ayrıca senin şimdi gelecek kaygısı yaşayıp yaşıtlarının yaşamaması seni neden rahatsız etti? Daha doğrusu senin bunu ekstra ifade etmene neden olacak kadar önem arz etti?
 
Bu hayata burada ulaşmana engel olan nedir?
Hayat koşullarının zorlu olması, genel olarak kültür gibi temel şeyler.

Daha 16 yaşında olmana rağmen neden bu şekilde gelecek kaygısı yaşıyorsun? Önünde büyük bir zaman dilimi varken bu kaygı neden?
Bilmiyorum, düşünmeden edemiyorum.

Ayrıca senin şimdi gelecek kaygısı yaşayıp yaşıtlarının yaşamaması seni neden rahatsız etti? Daha doğrusu senin bunu ekstra ifade etmene neden olacak kadar önem arz etti?
Geleceklerinin inşa edili olmaları, üstüne üstlük beni çok iyi tanıyormuş gibi neler yaşadığımı biliyormuş gibi konuşmaları, ben burada geleceğimi, ailemi, nasıl başaracağımı düşünürken onlar eve gidince hangi oyunu oynasam diye düşünüyor, onların bu kadar rahat olmaları, benim ise bir türlü rahat olamamam, ve onların beni bu durumda bile sıkıntısız rahat zannetmeleri rahatsız ediyor.
Şu an babamı arayıp ilk defa karşı çıkacağım, dönerim.

Şu an babamı arayıp ilk defa karşı çıkacağım, dönerim.
Yapamadım, çıkmıyor boğazımdan, tekrar arayacağım.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
genel olarak kültür gibi temel şeyler.
Hmm...

Bilmiyorum, düşünmeden edemiyorum.
Mantıklı rasyonel bir nedeni olmadan bir şeyi takıntılı düzeyde düşünüyorsan orada farklı bir şey olabilir. Acaba diyorum, benim tahminim yani şu şekilde, bir tür acılı haz durumu yaşıyor olabilir misin? Yani gelecek kaygısını sürekli düşünerek bir tür haz yaşıyorsun, ama bundan acıyı da deneyimliyorsun. Çünkü gelecek kaygısı laylaylom bir şey değil. Yani önünü göremediğin, kendi arzunu sağlıklı şekilde tanımlayamadığın için bir tür kaçış mekanizması olarak gelecek kaygısı dinamiğini geliştirmiş olabilirsin. Bu şekilde kendini "var" edip "değersizlik" yaşamaktan kaçıyor olabilirsin. Bu sadece bir tahmin tabii. Çünkü kendinden büyük kişilerle iletişim kurmayı arzulaman aslında bir tür ideal benliğe ulaşma arzusunun tezahürü olabilir. Bu ideal benlik ise yetişkin bireylerin taşıdığı otoriter ve güçlü imajı taşıyor olabilir. Yani güçlü imaja ulaşmaya çalışan biri güçsüz imajı taşıyor olabilir, ki senin aile yapından da bir nevi değersizlik dinamiği okunabilir.

Geleceklerinin inşa edili olmaları, üstüne üstlük beni çok iyi tanıyormuş gibi neler yaşadığımı biliyormuş gibi konuşmaları, ben burada geleceğimi, ailemi, nasıl başaracağımı düşünürken onlar eve gidince hangi oyunu oynasam diye düşünüyor, onların bu kadar rahat olmaları, benim ise bi türlü rahat olamamam, ve onların beni bu durumda bile sıkıntısız rahat zannetmeleri rahatsız ediyor.
Burada da bir tür kontrol mekanizması kurma girişimi görüyorum. Yani senin yaşadığın kaygıyı yaşamadığı ve senin acına ortak olmadıkları için yaşıtlarını suçluyorsun. Bundan rahatsızlık duyuyorsun. Ama onlar buna mecbur değil. Kendi hayatındaki kontrolsüzlüğü, belirsizliği telafi etmek için yaşıtların üzerinden bir tür kontrol telafisi kurmaya çalışıyorsun gibi. Ayrıca onların senin durumunu anlamasını istemen bir tür narsistik arzu olabilir. Bu da yine içsel değersizlik dinamiğini destekliyor gibi.

Ne düşünüyorsun?
 
Hocam en basitinden konuşmak istemediğimi söylesem bile konuşmaya çalışıyorlar, böyle destek olarak değil, "gel dışarı çıkak şuraya gidelim buraya gidelim" gibi oluyor, o yüzden durumumu anlamalarını istiyorum, çünkü en basitinden yalnız kalmayı istediğimi söylesem bile anlamıyorlar iyi olmadığımı, hayat hakkında tecrübeleri yok, ne dediğimi neden bahsettiğimi anlayamıyorlar.

Acılı haz durumunu biraz daha açabilir misiniz? Anlamadım. Kendimi piyon gibi görüyorum, herkes ile aynı, ancak diğerlerine göre ne yaptığının farkında olan, neyin uğruna yaşadığını bilmeyen biri olarak.

Kendi gerçekliğimden kaçmak istiyorum.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Hocam en basitinden konuşmak istemediğimi söylesem bile konuşmaya çalışıyorlar, böyle destek olarak değil, "gel dışarı çıkak şuraya gidelim buraya gidelim" gibi oluyor, o yüzden durumumu anlamalarını istiyorum, çünkü en basitinden yalnız kalmayı istediğimi söylesem bile anlamıyorlar iyi olmadığımı, hayat hakkında tecrübeleri yok, ne dediğimi neden bahsettiğimi anlayamıyorlar.
Tamam o halde şöyle söyleyeyim, arkadaşlarına mesafe koy. Ciddi bir mesafe. Kötü geliyorlarsa mesafe koyacaksın. Ama bunu sert bir dille ifade edeceksin eğer normal dilden işe yaramıyorsa.

Acılı haz durumunu biraz daha açabilir misiniz? Anlamadım.
Kendimi piyon gibi görüyorum, herkes ile aynı, ancak diğerlerine göre ne yaptığının farkında olan, neyin uğruna yaşadığını bilmeyen biri olarak.
Yani acılı haz derken.. Belirsizlik hakim değil mi, ne yaptığını bilmiyorsun. Bunları ifade ettin. Tutunacak bir dal olarak sana acı verse de bu kaygıya tutunuyorsun. Senin için belirli, hissedilen, farkında olunan bir duygu bu gelecek kaygısı. Kendini bu şekilde var ediyorsundan kastım buydu.

Kendi gerçekliğimden kaçmak istiyorum.
Evet, gitmek istiyorumdan tanınmamak istiyorumdan bunu anlamıştım zaten. Şöyle ki, bu aslında birkaçış mekanizması. Ölüm dürtüsünün bir tezahürü. Kendi arzunu sağlıklı yapılandıramadığın, tanıyamadığın için ve manevi anlamda bir tür beslenme kaynağın olmadığına dair önvarsayımını göz önünde bulundurarak insanın hedonistik yapısına istinaden ölüm yahut ölümün farklı halleri (misal tanınmamak) tezahür ediyor.

Ne düşünüyorsun?
 
11 yıldır her gün sabahın köründe kalkmaktan bıktım, dersleri dinlemeyi bıraktım, bu yıl sadece uyudum.
Sıkıcı olduğu doğru. Ama hayat böyle bir şey. Bir tek sen değilsin sıkılan. Kimse güle oynaya okula işe gitmez.

Bugün okul için uyanacaksın, yarın işin için. Efor göstermediğin sürece ikisinde de başarısız olacaksın ve elindeki olası iyi günleri de zora sokacaksın.

Hayatta hiçbir amacım yok, aslında var, daha rahat koşullarda yaşamak.
Ancak bulamıyorum.
Aramaya zahmet etmeden "bulamamış" olamazsın. "Bulmaya çalışmamışsın" sadece. "Daha rahat" dediğin koşulları yaratmak için ne yaptın mesela?

Dilediğin miktarda para kazanmak için nasıl bir girişimin oldu? Geleceğini inşa etmek için kendine neler kattın? O koşullara kendini maddi ve manevi olarak hazırlamaya ne denli uğraştın? Kaç defa başarısız olsan da denemeye devam ettin?
Bu hayat maalesef ki toz pembe değil. "Sıkılmış" veya "becerememiş" olman neredeyse herkes için geçerli olumsuzluklar.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Tamam o halde şöyle söyleyeyim, arkadaşlarına mesafe koy. Ciddi bir mesafe. Kötü geliyorlarsa mesafe koyacaksın. Ama bunu sert bir dille ifade edeceksin eğer normal dilden işe yaramıyorsa.

Yani acılı haz derken. Belirsizlik hakim değil mi, ne yaptığını bilmiyorsun. Bunları ifade ettin. Tutunacak bir dal olarak sana acı verse de bu kaygıya tutunuyorsun. Senin için belirli, hissedilen, farkında olunan bir duygu bu gelecek kaygısı. Kendini bu şekilde var ediyorsundan kastım buydu.

Evet, gitmek istiyorumdan tanınmamak istiyorumdan bunu anlamıştım zaten. Şöyle ki, bu aslında birkaçış mekanizması. Ölüm dürtüsünün bir tezahürü. Kendi arzunu sağlıklı yapılandıramadığın, tanıyamadığın için ve manevi anlamda bir tür beslenme kaynağın olmadığına dair önvarsayımını göz önünde bulundurarak insanın hedonistik yapısına istinaden ölüm yahut ölümün farklı halleri (misal tanınmamak) tezahür ediyor.

Ne düşünüyorsun?

Babamla konuştum, bana bilgisayara mesafe koymamı, gerçek hayata atılmamı söyledi, anlatamadım kendimi.
Annem tam tersi beni anladı, neler olduğunun farkında şu an. Dediğiniz şeyleri demek istiyordum, sadece kelimeleri bulamıyordum, yardımlarınız için teşekkürler, bir yerden başlamam gerektiğini anladım artık, kendimi kaybettiğimi anladım.

Sıkıcı olduğu doğru. Ama hayat böyle bir şey. Bir tek sen değilsin sıkılan. Kimse güle oynaya okula işe gitmez.

Bugün okul için uyanacaksın, yarın işin için. Efor göstermediğin sürece ikisinde de başarısız olacaksın ve elindeki olası iyi günleri de zora sokacaksın.

Aramaya zahmet etmeden "bulamamış" olamazsın. "Bulmaya çalışmamışsın" sadece. "Daha rahat" dediğin koşulları yaratmak için ne yaptın mesela?
Dilediğin miktarda para kazanmak için nasıl bir girişimin oldu? Geleceğini inşa etmek için kendine neler kattın? O koşullara kendini maddi ve manevi olarak hazırlamaya ne denli uğraştın? Kaç defa başarısız olsan da denemeye devam ettin?
Bu hayat maalesef ki tozpembe değil. "Sıkılmış" veya "becerememiş" olman neredeyse herkes için geçerli olumsuzluklar.
Arayacağım, başarısız olduğumda, başarılı olduğumda buraya dönüş yapacağım, teşekkürler yardım için.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Dediğiniz şeyleri demek istiyordum, sadece kelimeleri bulamıyordum, yardımlarınız için teşekkürler, bir yerden başlamam gerektiğini anladım artık, kendimi kaybettiğimi anladım.
Ben daha yardım etmedim ki, yani konuşmamı bitirmedim :D Çözüm aşamasına gelmemiştim. İstersen devam edelim.
 
Son düzenleyen: Moderatör: