Ata Tuğkan 48
Başarılı
- Katılım
- 4 Ağustos 2024
- Mesajlar
- 322
- Çözümler
- 2
- Beğeniler
- 247
Uzun zamandır Game Pass abonesiyim. Bu seriye karşı hep bir ön yargım olduğu için ve bundan önce oynamak istediğim daha popüler seriler olduğu için onları oynadım. Geçtiğimiz ay Xbox Showcase etkinliğinde serinin 3. oyununun ağustos'ta çıkacağı ve ilk gün Game Pass olacağı söylenince, artık oynama vakti dedim.
İlk oyun olan Innocence, Game Pass'te yok fakat indirimle 50 TL'ye geliyor. Benim gibi başlamayı düşünen varsa kaçırmasın.
Neden ön yargılıydım?
Ön yargımın sebebi birçok kişinin bu oyuna "yürüme simülatörü" tarzında cümleler söylemesiydi. Açıkçası çok popüler bir seride değildi.
İnceleme
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu oyun AA bir oyun olarak geçiyor ve yapımcıları da bunu böyle sunuyor. Gameplay kısmının AA olduğu doğrudur fakat hikayesi ve sinematik sunumu kesinlikle AAA oyunlarla kapışır.
Bu kadar gölgede kalmış olma sebebinin 2 oyununda Prime dönemlerde; TLOU'lar, GoW'lar, Elden Ring'lerin döndüğü dönemde çıkış yapması diye düşünüyorum.
Ayrıca şunu da belirteyim, 3. oyun resmi Türkçe dil desteği ile çıkacak. İlk 2 oyun Türkçe değil ama ücretsiz el çeviri yamaları var. Ayrıyeten, oyunun dil dosyaları şifrelenmeden sunulmuş. Yama bulamasanız bile hiçbir programa ihtiyaç duymadan kendiniz yapay zeka çeviri yaptırabilirsiniz.
A Plague Tale: Innocence
Oyun Orta Çağ Feodal Fransa döneminde geçiyor. Ama bunun hikayeyle pek bir ilgisi yok. Hikaye detaylarına girmeyeceğim çünkü spoiler vermek istemiyorum. Basitçe, kanında lanet olan ve bu lanetle vebaya sebep olan bir kardeşimiz var. Kötü adamlar onu bizden almaya ve kendi çıkarları için kullanmak üzere eğitmeye çalışıyor. Biz de onu korumaya, göz kulak olmaya çalışıyoruz.
Bölüm yapıları gizlilik, puzzle ve crafting odaklı, savunmasız basit düşmanlar dışında kimseyi öldüremiyorsunuz. Savaşmanız gereken kısımlar çok az (bu bir şikayet değil, oyunun yapısı bu). Onun haricinde fark edildiğinizde ölmek ve yeniden başlamak dışında bir şey yapamıyorsunuz. Düşmanlar sizden hızlı, arkanıza bakmadan kaçsanız da yetişiyorlar.
A Plague Tale: Requiem
Birinci oyundan 6 ay sonrasını anlatmaktadır. Bu sefer hikaye kardeşimizi kötü adamlardan korumaktan daha çok, hastalığına tedavi bulmaya ve laneti sonlandırmaya yönelik yazılmış.
Ama daha da önemlisi birinci oyundaki olayların ardından yaşanan karakter gelişimini hem hikayesel olarak çok iyi anlatmış, hem mekaniksel olarak çok iyi yapmış olmaları. Ki oyunun kendisini sevdiren asıl kısım bu.
Hikayesel olarak, karakterin konuşmaları, olaylara verdiği tepkiler, aldığı reaksiyonlarla gelişimi hissediyorsun.
Mekaniksel olarak ise, bölümler hala gizlilik ve puzzle odaklı olsa da, artık doğrudan savaşı seçme şansımız var. Gizlilik odaklı ilerlerken fark edildiğimizde kaçma şansımız var, çünkü artık düşmanlardan hızlı koşuyoruz.Fark edildiğinizde kaçmak yerine durup savaşmayı seçmekte yapabilecekleriniz arasında. Düşman ile birebir yakın dövüşe giremesek bile artık yakalandığımızda onu savuşturarak kaçma şansımız var. Zırhlı düşmanları doğrudan olmasa da çeşitli şekillerde alt etme şansımız var.
Yani anlayacağınız, yapımcılar ilk oyundaki eleştirilen bütün mekanikleri geliştirip daha iyi hale getirmiş. Ama bunu yaparken "yaptık oldu" demek yerine hikayesel bir sunumla karakter gelişimi yoğurmuşlar.
Beni üzen bir kısım ise crafting mekaniğine terazi eklemiş olmaları. Zor modda oynamama rağmen hiçbir şekilde kaynak sorunu yaşamadım. Bütün oyun envanterim full gezdim. Kaynak yönetimi hazzını alamadım. Türe ilk defa girecek oyuncular için mantıklı ve işleri kolaylaştırıyor olsa da, benim gibi kaynak yönetiminden zevk alan oyuncular için terazi mekaniğini kapatma ayarı veya zor modda terazi olmaması gerekirdi.
Sonuç
Puanım: 8.5/10
Her iki oyunda incelemede belirttiğim sebeplerle beni içine çekti ve unutmayacağım bir hikaye verdi. Üçüncü oyunun ön yüklemesi açıldığı gün yükleyeceğim ve çıktığı gün oynayacağım.
Oyundan çektiğim kareler
İlk oyun olan Innocence, Game Pass'te yok fakat indirimle 50 TL'ye geliyor. Benim gibi başlamayı düşünen varsa kaçırmasın.
Neden ön yargılıydım?
Ön yargımın sebebi birçok kişinin bu oyuna "yürüme simülatörü" tarzında cümleler söylemesiydi. Açıkçası çok popüler bir seride değildi.
İnceleme
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu oyun AA bir oyun olarak geçiyor ve yapımcıları da bunu böyle sunuyor. Gameplay kısmının AA olduğu doğrudur fakat hikayesi ve sinematik sunumu kesinlikle AAA oyunlarla kapışır.
Bu kadar gölgede kalmış olma sebebinin 2 oyununda Prime dönemlerde; TLOU'lar, GoW'lar, Elden Ring'lerin döndüğü dönemde çıkış yapması diye düşünüyorum.
Ayrıca şunu da belirteyim, 3. oyun resmi Türkçe dil desteği ile çıkacak. İlk 2 oyun Türkçe değil ama ücretsiz el çeviri yamaları var. Ayrıyeten, oyunun dil dosyaları şifrelenmeden sunulmuş. Yama bulamasanız bile hiçbir programa ihtiyaç duymadan kendiniz yapay zeka çeviri yaptırabilirsiniz.
A Plague Tale: Innocence
Oyun Orta Çağ Feodal Fransa döneminde geçiyor. Ama bunun hikayeyle pek bir ilgisi yok. Hikaye detaylarına girmeyeceğim çünkü spoiler vermek istemiyorum. Basitçe, kanında lanet olan ve bu lanetle vebaya sebep olan bir kardeşimiz var. Kötü adamlar onu bizden almaya ve kendi çıkarları için kullanmak üzere eğitmeye çalışıyor. Biz de onu korumaya, göz kulak olmaya çalışıyoruz.
Bölüm yapıları gizlilik, puzzle ve crafting odaklı, savunmasız basit düşmanlar dışında kimseyi öldüremiyorsunuz. Savaşmanız gereken kısımlar çok az (bu bir şikayet değil, oyunun yapısı bu). Onun haricinde fark edildiğinizde ölmek ve yeniden başlamak dışında bir şey yapamıyorsunuz. Düşmanlar sizden hızlı, arkanıza bakmadan kaçsanız da yetişiyorlar.
A Plague Tale: Requiem
Birinci oyundan 6 ay sonrasını anlatmaktadır. Bu sefer hikaye kardeşimizi kötü adamlardan korumaktan daha çok, hastalığına tedavi bulmaya ve laneti sonlandırmaya yönelik yazılmış.
Ama daha da önemlisi birinci oyundaki olayların ardından yaşanan karakter gelişimini hem hikayesel olarak çok iyi anlatmış, hem mekaniksel olarak çok iyi yapmış olmaları. Ki oyunun kendisini sevdiren asıl kısım bu.
Hikayesel olarak, karakterin konuşmaları, olaylara verdiği tepkiler, aldığı reaksiyonlarla gelişimi hissediyorsun.
Mekaniksel olarak ise, bölümler hala gizlilik ve puzzle odaklı olsa da, artık doğrudan savaşı seçme şansımız var. Gizlilik odaklı ilerlerken fark edildiğimizde kaçma şansımız var, çünkü artık düşmanlardan hızlı koşuyoruz.Fark edildiğinizde kaçmak yerine durup savaşmayı seçmekte yapabilecekleriniz arasında. Düşman ile birebir yakın dövüşe giremesek bile artık yakalandığımızda onu savuşturarak kaçma şansımız var. Zırhlı düşmanları doğrudan olmasa da çeşitli şekillerde alt etme şansımız var.
Yani anlayacağınız, yapımcılar ilk oyundaki eleştirilen bütün mekanikleri geliştirip daha iyi hale getirmiş. Ama bunu yaparken "yaptık oldu" demek yerine hikayesel bir sunumla karakter gelişimi yoğurmuşlar.
Beni üzen bir kısım ise crafting mekaniğine terazi eklemiş olmaları. Zor modda oynamama rağmen hiçbir şekilde kaynak sorunu yaşamadım. Bütün oyun envanterim full gezdim. Kaynak yönetimi hazzını alamadım. Türe ilk defa girecek oyuncular için mantıklı ve işleri kolaylaştırıyor olsa da, benim gibi kaynak yönetiminden zevk alan oyuncular için terazi mekaniğini kapatma ayarı veya zor modda terazi olmaması gerekirdi.
Sonuç
Puanım: 8.5/10
Her iki oyunda incelemede belirttiğim sebeplerle beni içine çekti ve unutmayacağım bir hikaye verdi. Üçüncü oyunun ön yüklemesi açıldığı gün yükleyeceğim ve çıktığı gün oynayacağım.
Oyundan çektiğim kareler
Son düzenleyen: Moderatör: