Kişisel çıkarların devletin bekasinin önüne geçmesi, hataların geç fark edilmesi, üstünlüğünün hala bizde var olduğunu sanmamız, uygulanan yanlış uygulamalar(saray kadınlarının devlet işine karışması, ekberi ersad sistemi), iyilik yaptıklarımızın bize karşı çıkması, sanayi devrimi, unsuriyyeti milliyet fikrinin hiz kazanması ve her ulus kendine devlet istemesi(ki bunlarin diger dünya devletlerinin kiskirtmasi çok etkili oldu)

Balkan savaşlarının kaybedilmesi ve hemen ardından birinci dünya savaşına girilmesi.

Çoğunluğun aksine ben 1800'lü yılların verimli geçtiğini düşünüyorum. İran ve Mısır'a göre çok daha sağlam modernleşme yaşandı bence. Savaşlar kaybedildi ama kime karşı, Rusya'ya karşı. Rusya gibi bir komşun var ve gözü senin üzerinde. Rusya'nın nüfusu 100 milyonlarda galiba o dönemler, bizimki 20 milyonlarda veya daha az-çok olabilir emin değilim. Ona rağmen denge siyasetini bence 1800'lerde iyi uygulamış Osmanlı. Ayrıca modernleşme olarak İran ve Mısır'a göre çok daha sağlam modernleşti (ESG yorumu olmalı bu ve ben de katılıyorum). Atatürk'ün getirdiği birçok yenilik temelde 19'uncu yüzyılda tartışıldı, konuşuldu. Alfabe, kılık kıyafet vs. Atatürk fesi kaldırdı, II. Mahmut pantolon ve ceketi getirdi. Bence bu daha radikal bir yenilik. Alfabe de yine konuşulmuş tartışılmış. Zaten küt diye yapamazsın ki bunları. Öncesinde tartışılır, değerlendirilir. Kimileri çok karşı çıkar, kimileri ılımlıdır. Yine meclislerin açılması, demokrasi kültürünün oluşmaya başlaması da 1800'lerde. Atatürk'ün eğitim aldığı okullar da bu yüzyılda sonuçta. Çok başarılı birçok subay yetiştirmişler.
Çok fazla savaşa girildi üstüne üstlük bazi valilerin devlete karşı gelmesi de etkili oldu. Bu kadar savaşa dayanmak çok zornolsa gerek.
 
Karasal milletiz,
Denizci millet olamamız.
Kanuni zamanında Portekiz ve İspanyollar dünyayı keşfederken biz yerimizde saymışız.
Yavuz zamanında halifeliğin getirilmesi, Avrupa'daki reform ve rönesansı ıskalamamız.
En temel sebepler bence.
 
2.Viyana'nin kazanilamamasi zaten bu durumu başlattı. Kişisel arzular, kendini kanitlamaya çalışması da etki etti.
 
Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileme ve çöküşüne yol açan en temel hatalar dönemler üstü bir bakışla şu başlıklarda toplanabilir:
Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelerin Kaçırılması: Özellikle 17. yüzyıldan itibaren Batı'daki Rönesans, Reform, matbaa ve Sanayi Devrimi gibi dönüşümlerin yakından takip edilememesi, askeri ve ekonomik alanda geride kalınmasına neden oldu.
Ekonomik Yapının Bozulması: Coğrafi Keşifler sonucunda geleneksel ticaret yollarının yön değiştirmesi ve zamanla Avrupalı devletlere verilen kapitülasyonlar, iç piyasanın ve yerli üreticinin çökmesine yol açtı.
Merkezi Otoritenin Zayıflaması: Saray içi çekişmeler, liyakatsiz atamalar (özellikle kafus usulü ve sonrasındaki sistemler) ve idari kadrolardaki bozulmalar devlet yönetimini zayıflattı.
Askeri Reformların Geç Kalması: Yeniçeri ocağının zamanla ıslahatlara karşı direnç gösteren ve askeri niteliğini yitiren bir yapıya dönüşmesi, ordu disiplinini ve gücünü sarstı.
Sultan Süleyman dönemi imparatorluğun zirvesi olarak kabul edilse de, bu dönemdeki uzun seferlerin maliyeti ve gelecekteki yapısal reformların ihmal edilmesi uzun vadeli riskler barındırıyordu. Vahdettin dönemi ise I. Dünya Savaşı'nın yıkıcı koşullarında, devletin askeri ve siyasi olarak tamamen tükendiği, hareket alanının kalmadığı bir dönüm noktasıydı....
 
Yusuf Akçura'nın Osmanlı Devletinin Dağılma Devri isimli çok kalın olmayan bir kitabı var oradaki tespitler bence gayet yerinde. Bakabilirsiniz.