Öncelikle 7800X3D dediğimiz işlemci kağıt üzerinde efsane olsa da fiziksel tasarımında çok ciddi bir mühendislik handikabı vardı. AMD mühendisleri o ekstra önbellek katmanını gitti ısınan çekirdeklerin tam tepesine yerleştirdi. Şimdi gözünde şöyle canlandır, sen tempolu koşuyorsun ve vücudun alev atıyor ama üzerine kalın yün bir mont var. O ısıyı vücudundan atabilir misin atamazsın içeride hapsolur kalır. İşte eski işlemcide bu oluyordu. Çekirdekler ısınıyordu ama üzerindeki o ekstra silikon katman yüzünden ısıyı tepedeki metal kapağa iletemiyordu. Haliyle soğutucun dünyanın en iyisi bile olsa ısı kaynağın merkezde sıkışıp kaldığı için işlemci mecburen frene basıyordu. Kendini korumak için hızını kısıtlıyordu ve 5 GHz duvarını bir türlü aşamıyordu çünkü aşarsa yanacaktı.
İşte 9800X3D modelinde mühendisler bu hatayı kabul edip yapıyı tamamen ters yüz ettiler. Artık o hassas önbellek katmanı çekirdeklerin tepesinde değil altında duruyor. Bunun sana faydası ne artık o cayır cayır yanan işlemci çekirdeklerinin üzerinde hiçbir engel yok. Çekirdekler doğrudan işlemcinin üzerindeki metal kapağa ve oradan da soğutucuya temas ediyor. İşlemci ısısını anında dışarı atabiliyor. Bu termal bariyer yıkılınca da adamlar işlemcinin boynundaki tasmayı çıkardılar. Eski işlemci ısınıyor korkusuyla kilitli geliyordu voltajla oynayamıyordun hız aşırtma yapamıyordun ama bu yeni modelde kilitler tamamen açık. Yani sen iyi bir sıvı soğutma takıp voltajı vererek bu aleti sınırlarına kadar zorlayabilirsin.
Bir de eski işlemci zen 4 mimarisini kullanırken bu zen 5 mimarisiyle geliyor. Bu sadece hız değil aynı zamanda işlemcinin daha zeki olması demek. Saat döngüsü başına yaptığı işlem sayısı arttı, veri yolları genişledi ve özellikle simülasyon oyunlarında ya da ağır fizik hesaplamalarında işlemci tıkanmadan akıp gidiyor. Sen oyunda sadece FPS sayacına bakarsan belki yüzde on fark görürsün ama oyunun akıcılığına ve o anlık takılmaların yok oluşuna bakarsan aradaki farkın donanım kalitesinden geldiğini anlarsın.