@Aakons önümüzdeki aylarda temelli AOSP kullanan bir markanın cihazına taşınmayı ciddi ciddi düşünüyorum, bu sefer yurt dışı da seçeneklerim arasında :).

Tahmin edeyim... General Mobile (fenix 2 Pro mu yoksa :D)
Yurt dışı olarak sadece aklıma iPhone geliyor halihazırda iPad Air aldınız :)

Hocam a serisinde inen zibilyon uygulama ve bankacılık uygulaması s serisinde gelmiyor ama.

A serisinde ön yüklü olarak gelen şeyler s serisinde de geliyor. Sadece ek Netflix gibi şeyler ön yüklü geliyor ona da bloatware diyorsanız...
 
A37'de IMX906 oldugunu varsayarsak boyuta bakip yorum yapmamak gerekli. GN3'un Dual Pixel Pro gibi ciddi avantajlari var. Senelerdir devam eden segmentasyondan da anlasilabilir.

Oradaki örneğim faraziydi. Asıl kastetmek istediğim FE model de olsa Main kamera sensörünün aynı boyutlarda (hatta daha küçük) olması...

Phone (3)'te durum farklı ama, ondaki 1/1.3" boyutundaki sensöre bi' itirazım yok :).
 
Tabii bu arayüzden ne beklediğinize bağlı olarak değişir ancak biraz önce sistemi ağırlaştırdığından dolayı kaldırmak zorunda kaldığım uygulama sayısı 194'e erişti ve bu durum iyice sinir bozucu bir hâl almaya başladı.

Fonksiyonellik ve stabilite kısmı Eyvallah... Ama konu sisteme binen yük noktasına geldiğinde One UI bu konuda rezalet. Akıcılık konusunda AOSP kullanan herhangi alelade bir cihaz ile aynı segmentten One UI kullanan bir cihaz arasında hissedilir fark var.

Perspektifimizi genişletmeliyiz diye düşünüyorum.

Dediğim gibi, 2023 sonu 2024 başı gibi aldığım 23 FE şu ana dek beni hep tatmin etti. RAW fotoğraf çekiyorum, sürekli Lightroom'da görsel işliyorum ve sürekli import / export ile tonla fotoğraf yığıyorum, mobil veri sürekli acik, yenileme hizi 120 hertz seklinde, görseller hep yedekleme döngüsü icinde ve hafızamin surekli uyari verdiği, sınırda kaldığı bir kullanimda 2 senedir elimde duruyor. Deli ettigi 2 nokta: yazın termali cok kotu ve gunde 2 defa sarj ediyorum. Geçen sene ben 400 liraya özel uygulama satin alip uzay gorsellerini bile stack ettim bu cihaz ile...

Sound Assistant yüklü, Theme Park yüklü, Keys Cafe de yüklü sekilde ve hepsi kisilestirilmis. Kayan paneller kisilestirildi, ses paneli kislestirildi, klavye ve nicesini kisilestirdim, ana ekranda kiz arkadasimla fotoğraf ve video widgetlerimiz var, yani telefon bir kere yavas hissi vermedi ve dedigim gibi, dolu dolu hissettiriyor. Kilit ekranına Ay'ın döngülerini bile ekledim. Ah keşke batarya hizli bitmese cok guzel olacak ama malum...

Kiz arkadaşım S25'e gececekti, bir durum oldu ve kendisine iPhone cihaz verdiler. Onunla birlikte telefonunu taşıdık. Klavye özelleştirmesi yok, paneller Samsung'da oldugu gibi kurcalanamiyor, ses paneli cok kısıtlı, ana ekran yordu beni bir de yani OneUI rahatlığından sonra eziyet gibi geldi bana IOS. Kendisi zorla alisti ama alisti yani, ben de yemin ettim IOS kullanmamaya ondan sonra.
 
A serisinde ön yüklü olarak gelen şeyler s serisinde de geliyor. Sadece ek Netflix gibi şeyler ön yüklü geliyor ona da bloatware diyorsanız...
Balon patlatmaca, BitCoin APP'lerin yanında Netflix kaliteli kalıyor hocam hiç değilse. Redmi aldığımda içinde Tinder yüklü gelmişti hala unutamıyorum :D
 
@Aakons bu sefer seçeneklerim arasında Google Pixel serisi de var, tam net değil ama (Burası konusu değil zaten, karıştırmaya gerek yok.)...

Diğer seçeneğim de iPhone tarafı olur dediğin gibi, birkaç gündür kullandığım iPadOS ile Android'in (özellikle One UI'ın) ne kadar çöplük bir sistem olduğunu fark ettim. Cihazı kurar kurmaz Shizuku + Canta yükleme zorunluluğu olmaması bile çok iyi bi' hissiyat bana göre, sıfır Bloatware ile geliyor Apple tarafı çünkü...
 
Oradaki örneğim faraziydi. Asıl kastetmek istediğim FE model de olsa Main kamera sensörünün aynı boyutlarda (hatta daha küçük) olması...

Phone (3)'te durum farklı ama, ondaki 1/1.3" boyutundaki sensöre bi' itirazım yok :).

Şöyle aciklayayim: fiziksel sensor boyutunu cok severim ama telefon ureten şirketler her ne kadar AI eğitimleri ve işleme metotları ile ISP'yi, görsel işlemeyi bükse de henüz fiziği bükemediler :D. Yani demek istediğim, sensor boyutları 1/1.56 ila 1/1.57 aralığında telefonlar için tatlı nokta haline geldi. Arkadaki o oynamanın sebebi de Sony ve Samsung sensörlerin banttan öyle inmesinden kaynakli, yoksa tamamen ayni boyut. Bugün mobilde en büyük sensor standartı 1 inç. 1 inç bildiğimiz kompakt makine sensörü, Sony'nin üst segment köprü kameralarinin sensor boyutu. En kompakt 1 inç bile telefona sığmayacak bir lens yapisi ile geliyor. Sensör büyüdükçe optik büyümek zorunda kaliyor. Sensor büyüdükçe ve çözünürlük arttikca senin yaptığın öptiğin kusurlari daha da belirgin hale gelmeye basliyor. ince kaldikca, lens elemanlari sensor yuzeyine cok yakin konumlanmak zorunda kaliyor. Bu da isigin kenarlara cok agresif acilarla bukulerek girmesine, yani alan egriligi dedigimiz o sinir bozucu kenar yumusamalarina yol aciyor; merkeze odaklandiginda fotografin koseleri dogal olarak netligini kaybediyor.

Ustelik buyuk sensorun getirdigi o derinlik hissi portrede ne kadar guzelse, yakin mesafeden bir belge veya yemek fotografi cekerken o kadar iskenceye donusuyor. Odak duzlemi o kadar inceliyor ki, merkezin disindaki her yer flu cikiyor ve sirketler sirf bu fiziksel problemi cozebilmek, yakin cekimlerde her yeri netleyebilmek icin telefonlara kucucuk mekanik degisken diyaframlar eklemek zorunda kaliyor :D

İşin bir de lens malzemesi boyutu var tabii; telefonlarda alan darligindan dolayi kat kat plastik lensler kullaniliyor ama sensor buyuyup 50 megapikseller havada ucusunca, o plastigin isigi kirma kalitesi yetersiz kaliyor ve yuksek kontrastli kenarlarda morarma gibi renk sapmalari basliyor. Zaten bu yuzden artik araya gercek cam elementler karistirip hibrit lenslere gecmeye calisiyorlar. Yani ozetle, tum bu optik kusurlari yazilimla maskelemenin en kolay oldugu ve cebe sigacak rasyonel sinir cizgisi su an tam olarak o bahsettigimiz 1/1.56 inc boyutu.

Bir de pixel binning olayi var tabii. Insanlar saniyor ki telefonda 50 MP veya 200 MP yazinca o fotograf gercek bir profesyonel makinenin cozunurlugunde oluyor. Halbuki o kucucuk piksellerin onundeki renk filtresi (Quad Bayer mimarisi) aslinda o pikselleri dorderli veya dokuzarli gruplar halinde birlestiriyor. Yani sensor aslinda renk bilgisini matematiksel olarak yine 12.5 MP cozunurlugunde aliyor, geri kalan detaylari ISP tamamen algoritmayla uyduruyor (demosaicing dedigimiz olay). Sensor buyutup icine hunharca megapiksel doldurmak tamamen bir pazarlama stratejisi, cunku pikseller kuculdukce her birine dusen isik miktari azaliyor ve telefon yazilimi o kumlanmayi (noise) cozmek icin arkada feci sekilde taklalar atiyor. Bunun dogrudan baglandigi diger bir buyuk problem de termal sinirlamalar ve isinma mevzusu. Sensor buyudukce ve sen o sensorden saniyede 60 kare 4K veya 8K video verisi cekmeye calistiginda arkadaki islemci uçuyor tabii. Son olarak bir de rolling shutter yani jello efekti dedigimiz bir bela var. Sensor fiziksel olarak buyudukce, islemcinin o sensor uzerindeki veriyi yukaridan asagiya dogru tarayip okuma suresi (readout speed) uzuyor. Sen hizla hareket eden bir nesneyi cekerken ya da telefonu saga sola hizli pan yaparken elektrik direklerinin veya binalarin saga sola dogru yamulmasi tamamen bu yuzden. Stacked mobil sensor yapiyorlar ama fiyatlar alip başını gider benden söylemesi. Stacked sensorlu telefonlar vardi galiba, modelleri aklimda degil su an ama bu standart olana kadar yol var gibi daha. Ha bu arada aklima gelmişken ekleyeyim, büyük sensörü sensor shifted olarak stabilize etmek de daha zor. Sensor yuvasını genisletmen gerek, onu koruman gerek bir de. Zor yani.

Aşağıya birkac konu bırakacağım.


Rehber: Samsung ISOCELL GN3 50 MP vs 12.5 MP fotoğraf karşılaştırması (crop ve işleme testleri)



Rolling shutter hakkinda: