Chrome’un hızlı hissettirmesi anlaşılır ama “en iyisi” demek biraz ezbere kaçıyor. Bugün birçok tarayıcı zaten Chromium tabanlı olduğu için hız farkı eskisi kadar belirleyici değil. Asıl fark gizlilik, reklam engelleme, kaynak kullanımı ve kullanıcıya ne kadar kontrol verdiği noktada ortaya çıkıyor. Gizlilik meselesi de “YouTube kullanıyorsan Chrome kullanmaman anlamsız” kadar basit değil. Evet, internette tamamen görünmez olmak ayrı bir konu. Tails, doğru OPSEC ve benzeri yöntemlerle bu mümkün olabilir ama bizim burada konuştuğumuz şey bu değil.
Mesele tamamen görünmez olmak değil, gereksiz veri toplamayı azaltmak. Edward Snowden’ın güzel bir sözü var: “Mahremiyeti umursamıyorum çünkü saklayacak bir şeyim yok demek, ifade özgürlüğünü umursamıyorum çünkü söyleyecek bir şeyim yok demek gibidir.” Bu yüzden konu sadece “gizlenecek bir şeyin var mı” meselesi değil. Mahremiyet, insanın kendi alanını ne kadar koruyabildiğiyle alakalı.
Nasıl ki kapıyı kilitlemek hırsızlığı tamamen bitirmiyor diye kapıyı açık bırakmıyorsak, tarayıcı seçiminde de daha az takip edilmek istemek gayet mantıklı. Chrome kullanmak isteyen tabii ki kullansın, sade geliyorsa eyvallah fakat gizlilik hassasiyeti olan ya da daha hafif, daha kontrol edilebilir bir tarayıcı isteyen insanlara “yersen” diye yaklaşmak gereksiz. Herkesin önceliği aynı değil.