Açıkçası 25 bin kilometredeki aracın kilometresinin düşürüldüğünü gördü bu gözler. O yüzden en kötü sıfır araç, ikinci elden hala iyidir. Geçmişi kestiremeyiz net olarak. Ayrıca makyajlı kasada birçok geliştirme var, kayda değer. Ufak tefek geriye gitme durumları da var ama yine de geliştirmeler iyi seviyede. Ben sıfır almanızı tavsiye ederim. İkinci el alacaksanız da özellikle lifte kaldırıldığında alt taban kısmını inceletin iyice. Göçük, yarık, ezikler var ise problem elektrikli arabalarda. Alttan darbe alması sıkıntılı biraz.

Sıfır, sıfırdır her zaman. Donanımdan ziyade temizlik daha önemli; her şey donanım değildir.

Düzgün kontrol ettikten sonra ikinci elin eksisi ne? Sıfırlanmış kilometreyi anlamak çok kolay kaldı ki.
 
Düzgün kontrol ettikten sonra ikinci elin eksisi ne? Sıfırlanmış kilometreyi anlamak çok kolay kaldı ki.

Ülkedeki en iyi ekspertizlerin bile net şekilde kilometre garantisi veremediği bir ortamda "nasıl çok kolay" mesela, açar mısın? Arabalarda bir tane beyin yok, birden fazla beyinden silinebilir kilometre bilgisi. Adam her yerden siler, hiçbir şey anlayamazsın. Aşınmaları da hallediyorlar artık, o da sorun değil. Bazı yerler öyle bir düşürüyor ki kimse anlayamaz onu. Hiç kimse %100 kilometre garantisi veremez zaten, "veriyorum" veya "biliyorum" diyen de yalan söylüyordur.

Bir diğer husus: Daha önce nasıl kullanıldığını veya arabanın neler yaşadığını net bir şekilde bilmemiz mümkün mü? Her satıcı objektif mi? Adam belki alttan darbe aldırdı arabaya, kokusu daha sonra çıkacak. Her satılan düşük kilometreli ve yaşı genç araba, temiz olduğu anlamına gelmez.

Ekspertizleri de fazla gözde büyütmemek lazım, en iyilerinde bile gözden kaçırdıkları majör hatalar olabilir.

"Sıfır kilometre çok pahalı abi ya, ikinci el alın" diyen yayıncıları da çok izlemem. Genel olarak yayıncı izlemiyorum aslında ben. Arabada kronikler çoktur; gider kronikleri az, riski az olanı alırsın ikinci el. Düşük kilometre veya genç araba da olsa, ikinci el riski her zaman aklımızın bir köşesinde olmalı. Fazla iyimser olmayın, bu ülkenin insanının araba konusunda ne kadar yalan söylediği de satış esnasında su götürmez bir gerçek. 22 senedir otomobil piyasasının içindeyim, bilmesem konuşmam Hamzacım.
 
Ülkedeki en iyi ekspertizlerin bile net şekilde kilometre garantisi veremediği bir ortamda "nasıl çok kolay" mesela, açar mısın? Arabalarda bir tane beyin yok, birden fazla beyinden silinebilir kilometre bilgisi. Adam her yerden siler, hiçbir şey anlayamazsın. Aşınmaları da hallediyorlar artık, o da sorun değil. Bazı yerler öyle bir düşürüyor ki kimse anlayamaz onu. Hiç kimse %100 kilometre garantisi veremez zaten, "veriyorum" veya "biliyorum" diyen de yalan söylüyordur.

Bir diğer husus: Daha önce nasıl kullanıldığını veya arabanın neler yaşadığını net bir şekilde bilmemiz mümkün mü? Her satıcı objektif mi? Adam belki alttan darbe aldırdı arabaya, kokusu daha sonra çıkacak. Her satılan düşük kilometreli ve yaşı genç araba, temiz olduğu anlamına gelmez.

Ekspertizleri de fazla gözde büyütmemek lazım, en iyilerinde bile gözden kaçırdıkları majör hatalar olabilir.

"Sıfır kilometre çok pahalı abi ya, ikinci el alın" diyen yayıncıları da çok izlemem. Genel olarak yayıncı izlemiyorum aslında ben. Arabada kronikler çoktur; gider kronikleri az, riski az olanı alırsın ikinci el. Düşük kilometre veya genç araba da olsa, ikinci el riski her zaman aklımızın bir köşesinde olmalı. Fazla iyimser olmayın, bu ülkenin insanının araba konusunda ne kadar yalan söylediği de satış esnasında su götürmez bir gerçek. 22 senedir otomobil piyasasının içindeyim, bilmesem konuşmam Hamzacım.

Muayene kayıtları diye bir şey var orada nasıl gizleyecekler? Kaldı ki gider en kötü kompresyon testi yaparsın, turbo boşluğu kontrol ettirirsin yine sana kesin sonuç verir.