Bunu bu kadar marjinalleştirmek gereksiz, self-control yokken hala hareket edebilen ve agresif olan yaşam türlerine gayet de zombi denilebilir.
 
Bunu bu kadar marjinalleştirmek gereksiz, self-Control yokken hala hareket edebilen ve agresif olan yaşam türlerine gayet de zombi denilebilir.

Hayır, hiç de zombi denilemez. Zombi tanımı gereği ölü insanların yeniden dirilmesidir.

Hatta ilk orijinleri Haiti kültürüne dayanır. Ölülerin yeniden diriltilmesiyle ilgili yapılan büyülerle alakalı bir hikayesi vardı. Dolayısıyla yaşayıp sonradan enfektelere dönüşen kişiler geleneksel zombi tanımına uymuyor. Bunun "majinallik"le alakası yok.
 
Hayır, hiç de zombi denilemez. Zombi tanımı gereği ölü insanların yeniden dirilmesidir.

Hatta ilk orijinleri Haiti kültürüne dayanır. Ölülerin yeniden diriltilmesiyle ilgili yapılan büyülerle alakalı bir hikayesi vardı. Dolayısıyla yaşayıp sonradan enfektelere dönüşen kişiler geleneksel zombi tanımına uymuyor. Bunun "majinallik"le alakası yok.

Zombi denilen şeyin modern yapımlarda hiç olmadığını iddia etmiş oluyorsunuz o zaman çünkü hepsinde beyin kısmen bile olsa aktif, nöronlar çalışıyor.
 
Zombi denilen şeyin modern yapımlarda hiç olmadığını iddia etmiş oluyorsunuz o zaman çünkü hepsinde beyin kısmen bile olsa aktif, nöronlar çalışıyor.

İddia etmiyorum, olanı söylüyorum. Evet, günümüzdeki yapımlarda "zombiler" bildiğimiz zombi değil. Enfekte, yaşayan ölü, hastalıklı vb. olarak da anılıyorlar çoğu zaman.

George Romero'nun zombi tanımına ve zombileri nasıl oluşturduğuyla ilgili belgeseller ve makaleler okuyabilirsiniz. En basitinden George Romero'ya göre zombiler koşamaz. Hatta bununla ilgili çok güzel bir sözü vardır:

"Zombies cannot run. So anyone who has a zombie running...don't listen to that person. Their ankles would snap. I mean what did they do, go and join a spa the moment they rose from the dead?"

 
Son düzenleme:
Bir hastalık virüs - mantar - parazit sonucu dönüşüp kendi türünü düşman görüyorsan zombisindir. Ölüp dirilmen ya da hiç ölmemen bir şey değiştirmez konsept olarak zombilik tam da bu ama klişe zombi yapımları kategorisine de koymam bu oyunu.
 
Oyununu oynamadım ama hep merak etmişimdir; bu tür insanı değiştiren virüs, mantar gibi salgınlarda değişim geçirenler bilinçlerini tamamen kaybediyor mu? Yoksa benlikleri arka plana mı atılıyor? The Last of Us, The Walking Dead, World War Z, 28 Days Later gibi yapımlarda hep merak etmişimdir. Gerçek hayatta böyle bir şey yaşansa, galiba karşımdaki insanı bana saldıracak dahi olsa özellikle de tanıdığım biriyse öldüremem sırf bu nedenden dolayı. Acaba bir parçası orada mı? Bunu istemsizce mi yapıyor gibi düşünceler beni mahveder. Siz ne düşünüyorsunuz?
 
Oyununu oynamadım ama hep merak etmişimdir; bu tür insanı değiştiren virüs, mantar gibi salgınlarda değişim geçirenler bilinçlerini tamamen kaybediyor mu? Yoksa benlikleri arka plana mı atılıyor? The Last of Us, The Walking Dead, World War Z, 28 Days Later gibi yapımlarda hep merak etmişimdir. Gerçek hayatta böyle bir şey yaşansa, galiba karşımdaki insanı bana saldıracak dahi olsa özellikle de tanıdığım biriyse öldüremem sırf bu nedenden dolayı. Acaba bir parçası orada mı? Bunu istemsizce mi yapıyor gibi düşünceler beni mahveder. Siz ne düşünüyorsunuz?
L4D serisinde yeşil nezleye yakalananlar diğer insanları düşman olarak görüyor. Benliklerini tamamen kaybetmiyorlar ancak sürünün dışında kim varsa saldırıyorlar. Ayrıca yeşil nezle mutasyonlara da sebebiyet veriyor. Çok sigara içenler Smoker, atletik takılanlar Tank, Obez olanlar Boomer ya da cücelik hastalığı olanlar Charger gibi. Walking Dead evreninde yine böyle ama orada saçmalıklar biraz fazla. Zombiyi bırakıyorsun 3 sene sonra bıraktığın yerde yemek yok su yok yaşıyor bir şekilde.

TLOU’da kontrol tamamen kordisepse geçiyor. Mantar yayılmak için kurbanın tüm sinir sistemini ele geçiriyor ama hala acı çekebiliyorlar. Eskisi gibi mantıklarını kullanamıyorlar çünkü frontal kortekse de saldırıyor mantar.

Half Life’ın Headcrap’leri de kurbanları sadece kontrol edip benliğini olduğu gibi bırakıyor kurban her şeyi hissediyor ve kimi zaman yardım çığlığı bile atıyor. (Hızlı Headcrab hariç)