Oyunun yenilenmemiş, ilk yani klasik versiyonlarınıda sayarsak kaç senelik oyun ve ben bu vakte kadar hiç spoiler yememiştim çünkü konsolum yoktu ve konsol almaya da hiç niyetim olmadı. Sürekli bekledim. Gerçekten bir şeyi çok merak ediyorsam ve çok ilgimi çekiyorsa, spoiler yememek için mümkün olduğunca kendimi korumaya çalışıyorum. Tabii dediğim gibi kaç senelik oyun. Bu yüzden Joel'in öleceğini bir şekilde spoiler yemiştim ancak nasıl ve ne zaman olduğunu bilmiyordum. Bilgisayarda oyunu oynamaya başlayınca ve Joel'in o şekilde öldüğünü görünce, lanet ettim resmen. Hem çok duygulandım hemde öfkeden kudurdum. Joel gibi bir karakterin sonu bu şekilde olmamalıydı. Aşırı derecede saçma sapan bir şekilde öldürüldü. Part I ne kadar sağlam bir oyunsa, Part II'de hikâye açısından o kadar kusurlu bir oyundu.. Kimse tersini söylemesin. Onca uğraşmış, iki kez denemiş ve bu intikam arzusu yüzünden acı çekmiş olmasına rağmen Ellie'nin de intikamını bir türlü alamaması da ayrı bir saçmalıktı. Part II'yi de oynarken oldukça zevk aldım. Yoksa oyunu bitiremezdim. Zaten oyunun verdiği zevke kimse bir şey demiyor. Hem grafiksel anlamda hemde oynanış dinamikleri anlamında muazzam bir oyun serisi. Yinede Part II, hikâye açısından büyük bir hayâl kırıklığı.
Birde anlamadığım şey, insanların Abby'e nasıl hak verebildiği? Arkadaşlar Abby gibi salakça yazılmış bir karaktere nasıl hak verebiliyorsunuz? Sırf Joel reis, babasını öldürdüğü için mi? O zaman bir hatırlatma geçelim hızlıca: Joel reisimiz tam bir baba figürüydü. Ellie'yi korumak için her şeyi yapardı ve zaten oyun esnasında yine olsaydı aynı şeyi yine yapardım diyor. Yinede durduk yere bir doktorun hayatını sonlandırmayı oda istemezdi. Zaten odaya girdiği gibi doktorların hepsini çekip vurmadı. Neden vursun ki? Doktorların ne kadar önem arz ettiğini kendiside farkında. Silahsız ve zararsız birisini neden öldürsün? O sahnede ne oldu? Joel içeri girdi ve Ellie'yi hızlı bir şekilde kurtarıp, oradan ayrılmak istiyordu. Abby'nin babası ne yaptı? Joel'in silahlı olduğunu gördüğü ve kendilerini uyarmasına karşın Joel'in üzerine doğru atıldı. Sonuç ne oldu? Herkesin bildiği gibi öldü. Şimdi burada Joel tarafından kasten bir öldürme mi var? Joel dediğimiz karakter bu kadar canavar, öcü bir karakter ise neden odaya girdiği gibi hepsini vurmadı? Neyse, demem şu ki; Abby'nin babası Joel tarafından kasıtlı olarak değil, istem dışı bir şekilde öldürüldü ve tek bir kurşunla işi bitti. Yani adama acı çektirmeye filan çalışmadı. Peki ya, Abby ne yaptı dersiniz? Az önce Joel ve Tommy tarafından kurtarılmış olmasına ve grubun yanına geldiklerinde yine onlar tarafından yardım teklif edilmiş olmasına karşın hiç düşünmeden Joel'e işkence etti. Mümkün olduğunca acı çekerek ölmesini istiyordu. Peki neden? Sırf babasını öldürdüğü için. Arkadaşlar sizce bu mantıklı mı? Tamam, babasını çok sevdiği için Joel'in mümkün olduğunca acı çekerek öldürmek istemesini anlayabiliyorum. Ancak daha az önce nefret ettiğin ve intikam almak istediğin kişiler tarafından hayatın kurtarıldı. İnsanoğlu bir saniye bile olsa düşünme gereği duymaz mı? Vicdan azabı hissetmez mi? Hadi diyelim ki ne düşünme gereği duydu ne de vicdan azabı çekti. Çek silahı, direkt vur gitsin. Adamı önce sakat bırakmaya ve kafasını golf sopası ile ezmeye gerek var mıydı? Joel'i öldürdüğü ve intikamını aldığı için belki Abby gibi bir karaktere hak verebilirsiniz ama Joel'e işkence edip, mümkün olduğunca acı çektirerek öldürmesine hak veremezsiniz. En azından vermemeniz gerekiyor çünkü haklı olduğu tek bir yanı bile yok.
Abby dediğimiz karakter, tamamen kendi öfkesi ve intikam arzusu ile hareket eden salak bir karakter. Sırf intikam alabilmek uğruna neler yaşanabileceğini, daha kimleri feda edebileceğini zerre kadar düşünmeyen bir karakter. Öfke ve intikam arzusu gözünü öyle bir bürümüş ki zerre kadar mantıklı düşünemeyen, yalnızca amaç için yaşayan birisine dönüşmüş. İntikam aldıktan sonra ne oldu? Kalbindeki boşluğu doldurmuş mu oldu? Sonunda amaçladığı şeyi başardığı için rahatladı mı? Yani eline ne geçmiş oldu? Hiçbir şey, koca bir sıfır. Hatta bu durum daha çok tüm yakın arkadaşlarını kaybetmesine yol açtı. Kendi paşa gönlü rahat etsin diye çıktığı yolda hem samimi olduğu tüm arkadaşlarını kaybetti hemde doğal olarak W.L.F'nin zayıflamasına yol açmış oldu.
Bu arada Ellie'nin de tamamen haklı olduğunu savunmuyorum. Oda ayrı bir aptal zaten. Abby'den intikamını alabilmesini çok isterdim orası ayrı ama onu bile bir türlü beceremedi. Kim ne derse desin, Part II'nin hikâyesinde haklı gördüğüm yalnızca iki kişi var. Bunlar da Owen Moore ve Tommy Miller. Öfke ve intikam arzusu yüzünden Abby'nin değiştiğini, aptalca ve sorumsuz bir şekilde davrandığını ilk fark eden zaten Owen olmuştu. Hatta yanlış hatırlamıyorsam eğer yer yer Abby'i sakinleştirmeye ve aklını başına toplamasına yardımcı olmaya çalışıyordu. Yani kısaca; değmez deyip, vazgeçirmeye çalışıyordu. Zaten iyi hatırlayın; Joel öldükten sonra orada Tommy ile Ellie'nin de ölmesini engelleyen kişi Owen olmuştu. Tommy'i de neden haklı gördüğümü söylememe gerek var mı? Az önce kendi hayatlarını tehlikeye atarak, güç bela kurtardıkları bir kız; öz kardeşini gözleri önünde işkence ederek öldürmüşlerdi. Tabii ki intikam almak isteyecekti ve intikam almak da en doğal hakkıydı. Abby'nin Joel'den bile çok daha fazla acı çekerek ölmesini isterdim ama öyle olmadığını biliyoruz.
Owen grubun vicdanıydı. İntikam döngüsünün anlamsızlığını ilk gören, bu işin onlara sadece zarar vereceğini anlayan kişiydi. Ellie ve Tommy'nin yaşamasını sağlayarak aslında ne kadar sağduyulu olduğunu kanıtladı. Onun ölümü, Abby'nin hatalarının en büyük bedellerinden biriydi. Daha sonrasında Tommy'nin başına gelenler ve Ellie'nin öldürmekten vazgeçmesi aslında bize şunu anlatıyor: İntikam zehirlidir ve en çok sahibine zarar verir. Oyunun verdiği ana mesajlardan biri budur. Hatta belkide en önemlisi..
Ekstra olarak zaten Part II'nin böyle olmasını geliştiriciler kendileri istiyor. Oyunculara şok, öfke ve çaresizlik yaşatmak istiyorlar. Bu oyun; oyuncusunu rahat ettirmek için değil, rahatsız etmek için yapılmış bir eser. Bunun hakkında bir röportajlarıda vardı. Tabii ne söylediklerini kelime kelime hatırlamıyorum ama merak eden ufak bir araştırmayla bulabilir. Bu yüzden onlara tekrardan selamlarımı yolluyorum.