Belki alınırsınız belki de sinirlenirsiniz ama ben bu ve bu gibi konuların abartıldığını düşünüyorum artık. Aynı mevzu Konya'da köpek olayında da yaşandı, Van'daki köpek olayında da. Sokak hayvanları çoluk çocuğu paramparça ederken, yaşlıları ve engelli vatandaşları paramparça ederken millet gelip "köpeğin ağzında kan yok ki, köpeğe komplo kurulmuş" falan diyordu.
Alınmam veya sinirlenmem ama birkaç şey söyleyebilirim bu durum ile alakalı.
Şu an bilinen en zeki hayvanlardan birisi kargalar. Onlar da sokak canlısı, ülkemizde bolca bulunuyor.
Kargaların ortalama 7 yaşındaki bir çocuğun zekası ile aynı türevde bir zekaya sahip olduğu düşünülüyor. Bildiğimiz en zeki hayvan, 7 yaşındaki bir çocuğun zekasına eşit ise 7 yaşındaki bir çocuğun zeka durumu nedir?
Etik anlayışı var mı? Yok. Cinsellik anlayışı? Yok. Kendi kendini idame ettirebilme? Yok.
Burada sadece etik anlayışı bile başlı başına hayvanlardan ayrıldığımız nokta. Bir kedi veya köpeğin "evrensel ahlak yasası var mıdır?" şeklinde bir makale yazdığını gördünüz mü? Hayır görmediniz ve göremeyeceksiniz de.
Yani kıyas hatalı demek istiyorum. Hayvan öldürülünce gösterilen tepki ile hayvanların insan öldürünce gösterilen tepki arasında etik olarak bir problem var. Bizler etik yasaları kurabilen, tabir-i caiz ise merhamet sahibi insanlarız. Hayvanlarda bu yok.
Zamanında insanoğlu olarak evrimleşip, doğada diğer canlılara kıyasla üstün geldik. Bunu yaparken de yüzbinlerce hayvan öldürdük, ancak hiçbirisine
zevk için işkence uygulamadık. Hayatta kalma içgüdümüz, kendimizi savunmamızı ve beslenmemiz gerektiğini bizlere söyledi. Bu iki sebep hayvan öldürmemiz için yeterli ve makul bir sebep. Evrim mekanizması böyle işliyor çünkü.
Bu savaştan galip de gelemeyebilirdik, kedigiller ailesinden bir üye bize karşı üstün olabilirdi ve o baskın olabilirdi ama olamadı. Çünkü beynimiz evrimleşti, o noktada hayvanlardan ayrılmaya başladık.
Şimdi günümüze gelelim, bunların tamamını günümüze uyarladığınıza ortaya çıkan saçma manzarayı görebiliyor musunuz? Şehirde sokak ortasında hayatta kalmak için köpek veya kedi avlayan bir insan gördünüz mü? Görmediniz. Bu köpek öldüren veya kedi öldüren insanların gerekçeleri nedir? Cevap da psikolojik rahatsızlıkları olmaları veya etik anlayışları.
Biz ayrıldık, beynimiz evrimleşti ve kendimize etik anlayışı kurduk. Felsefede de binlerce yıldır tartışılan bir şey oldu bu. Hayvanlarda bu yok. Yolda gördüğünüz bir köpek onları bizim evcilleştirmemize rağmen, bir insanı öldürebilir ve territory koruma amaçlı çok normal bir davranıştır bu. Köpekler evcilleştirildi diye içgüdülerini kaybettiğini düşünmeyin. Kurtlar ile aynı içgüdüleri paylaşmaya devam ediyorlar.
Yani bir köpeğin insanı öldürdüğünün gündemde bu kadar kalmaması, ruh hastası bir insanın masum, hiçbir suçu olmayan minik bir kediyi dakikalarca işkence ederek öldürdüğü gerçeğini ortadan kaldırmaz. Öldürme gerekçeleri arasında elma ve armut kadar fark var.
Ruh hastası, işkence, bundan zevk almak... Anahtar kelimeleri görün. Hiçbir köpek veya kedi bu sebepten sizi öldürmez, öldüremez. İçgüdülerinin gereğini yaparlar.
Burada asıl utanılması gereken, sığındığımız devlet kurumunu yöneten hükümetin, bu konuda bir çözüm bulma konusundaki aciziyetleridir. İnsanoğlu olarak zamanında devlet kurma gerekçelerimizin en önemlisi güvenlik ihtiyacımızdı zaten. Sorgulamanız gereken şey bu. Asıl bunun gündemden düşmemesi lazım. Yönetenler nasıl bu kadar aciz?
Ayrıca evrimleşip insan olmak yetmiyor, Avrupa'da sokak hayvanları görmüyorsak bunun sadece insan olmakla alakası olmadığını anlarız.
İşte insan olmak ile alakalı bu. Onlar önlem almış, beyinleri var. Bizimkilerdeki aciziyet gündemden düşmemeli diyorum.
Yönetenleri başa getiren halk, ben halkı eleştiriyorum.
Benim bu yazıyı yazma sebebim, abartıldığını düşündüğünüzü yazmanızdı ve örnek olarak hayvanların insan öldürdüğünün gündemden kısa sürede düştüğünü söylemenizdi. Hayvan ölmesi konusunda ortada bir ruh hastalığı, bu ruh hastalığının elini kolunu sallaya sallaya aramızda dolaşıp yarın öbür gün potansiyel başka bir ruh hastalığı yapabileceğine dikkat çekmekti.
Bir de karga örneği ile varmak istediğim yer 7 yaşındaki bir çocuğun zekasına gönderme yapmaktı, yani zekamızın evrimleşmesi.