Tamamen İslam ve Arap kültüründen esinlenmeler. Sultan, vezir, şah gibi şeyler.
Uzun uzun açıklamaya gerek yok, genel anlamda tüm kültürlerde aynı anlama denk gelen şeylerin isim farklılığı sadece kültürel anlamdadır. Sultan = Kral.
Sultan ve kral terimleri aynı şey değiller, uzun uzadıya açıklama yapmaya gerek yok diyorsunuz fakat bu unvanlar arasında anlam farkından bihabersiniz. Sultan unvanı, Türk-İslam devlet geleneğinde siyasi otoriteye karşılık bir unvan. Sultan dediğimiz dini meşruiyetle desteklenen ancak esasen devletin töresini, adaletini ve düzenini sağlayan en üst hükümdardır. Kral ise Avrupa monarşilerinde kullanılan, seküler ve feodal ya da ulusal monarşi geleneğine ait bir unvandır ve Türk devlet geleneğinde karşılığı yoktur. Özetle, "devlet yönetiyorlar, o halde aynı şeydir" demek yanlış.
Dediklerimi biraz daha temellendirmek istediğim için bir ekleme yaptım:
Kaynaklarıyla birlikte şöyle açıklayayım.
Mısır’da I. Fuad’ın başlangıçta “sultan” unvanıyla yönetici olduğu, daha sonra “kral (melik)” unvanına geçtiği bilgisi var. Bu geçiş, “sultan” ve “kral” unvanlarının birbirinden farklı meşruiyet/sembolik anlamlara sahip olduğuna dair somut bir örnek.
Burada ise Osmanlı monarşisinde sultan, padişah, han gibi unvanların kullanımı anlatılıyor. Burada “sultan”ın islami geleneğe ait bir hükümdar unvanı olduğu ve “kral” (king) gibi batı geleneğinden farklı bir kontekstte yer aldığına işaret ediliyor.
Halil İnalcık’ın analizine göre, “sultan” islami bir unvandır ve “gerçek meşru hükümdarlığı ifade etmek” için kullanılır. Aynı çalışmada, “padişah” unvanının da Osmanlı’da ayrı bir hükümdarlık anlayışıyla ilişkilendirildiği, dolayısıyla “sultan = kral” gibi ifadeye indirgenemeyeceği ortaya çıkıyor.
Burada ise Türk devlet geleneklerinde “sultan” unvanının sadece hükümdarlara değil, hanedan içindeki kadınlara da verildiği ve “prenses” benzeri bir anlam taşıyabileceği söylenir. Bu, “sultan” unvanının tek bir batı monarşi unvanı (kral) ile birebir örtüşmediğini gösterir.
Türklerde "sultan" unvanı, batıdaki "kral" unvanıyla aynı yapıda ve anlamda bir karşılık değildir; farklı meşruiyet temelleri (İslam + hanedan geleneği) ve tarihsel gelişimi vardır.