Öğretmiyor mu? Okudun da mı bilmiyorsun? Ayrıca öyle bir şey mi var mış ya? "Bana bir şey öğretmiyorsa yerin dibine girsin". Bu sözünden sonra daha fazla konuşmaya gerek yok sanırım. Bencil bir şekilde sadece "sana" bir şeyler katan kitaplarınla hayatına devam et.

Michael Myers filminden ne öğrenebilirsiniz? Öğretici ile eğlence arasındaki kıyas mantıklı değil. Öğretici unsur sana eğitim sistemini şekillendirme konusunda, ekonomini düzeltme konusunda, siyasi hayatını şekillendirme konusunda bir anaç düşünce belirler. Eğlence sektörü ise sadece anlık hazzına yöneliktir. Ayrıca sadece bana katacak bir şeyi isterim ancak bu değildir ki sanada bir şeyler katmayacak.

Ek: Cümlede çok yanlış bir tarafa takılmışsınız. Masaya bir ölü kedi mi atıyorsun Boris?

 
Okuyan bir millet değiliz. Sadece ekonomi ilgili değil.

"Aydınlanma Çağı" dediğimiz Avrupa'daki reformlarda sanki para mı vardı? Bütün kiliseler, krallar yani tüm hiyerarşide üst tabaka parayı cebe indiriyordu.

Peki ne oldu da böyle oldu? ÖĞRENME İSTEĞİ..

Gutenberg'in matbaası Avrupa'da iş yaparken, Osmanlı'da kepenk kapaktı. Bu kadar...

Türk milleti, itaatkardır, emir eridir. Sorgulamaz, uygular.
 
Okuyan bir millet değiliz. Sadece ekonomi ilgili değil.

"Aydınlanma Çağı" dediğimiz Avrupa'daki reformlarda sanki para mı vardı? Bütün kiliseler, krallar yani tüm hiyerarşide üst tabaka parayı cebe indiriyordu.

Peki ne oldu da böyle oldu? ÖĞRENME İSTEĞİ..

Guthenberg'in matbaası Avrupa'da iş yaparken, Osmanlı'da kepenk kapaktı. Bu kadar...

Türk milleti, itaatkardır, emir eridir. Sorgulamaz, uygular.
Ben bunun değişmesini istiyorum. Eğitimin sadece para yarışı olmasını değil bir akıl işi olmasını, hür bir irade olmasını istiyorum ve amaçlıyorum. Atatürk'ün bize öğütlediklerini biz bu zamanda uygulamazsak 100 yıl sonra Türkiye diye bir vatan toprağı olmayacak.
 
Çünkü akademik ilgisi olan insanlar zahmet edip dil öğreniyor ve istemedikleri şeyleri bile anlayabilecek konuma geliyorlar. Bu yüzden birileri birilerine para verip anca bu işten para kazacakları kadar popüler şeyleri çeviriyorlar.

Başka dillerde de ünlü üniversitelerin makalelerini kolay kolay bulabileceğinizi sanmıyorum. Başka ülkelerde böyle kurum var mı? Varsa lütfen belirtin, onların kaynaklarını kullanalım.
Zamanında bir şey hakkında araştırma yaparken Fransızca sonuç bulmuştum. Hiç de anlamam. Neyse ki şema vb. üzerinden anlatılabilecek bir algoritma idi. Hatta tekrar bulmaya çalışayım da siz İngilizcesini bulun, ben de onu okurum.

10 yılda programlama çok yol kat etmiş. Stack Overflow ve GitHub'da bile tam aradığım olmasa da sonuçlar çıkıyor. Günümüzdeki İngilizce kaynaklar algoritmayı kendim üretmem için yeterli ama o zaman bulduğum tam olarak bana lazım haliydi ve tabiri caizse mala anlatır gibi anlatan bir makaleydi. Onun yerine zamane insanlarının yaptığı gibi kitap okuyabiliriz. Buyurun, Türkçesini değil, İngilizcesini rica ediyorum. 158-197 arası yeteri.


Atatürk Türkçe kitap okuyarak o hale gelmedi. O zamanında eğitim seviyesinin kalitesi sözde okula gitmiş kişilerin bile adam akıllı okuma yazma bilmemesinden belli. Türkiye'de İngilizce öğretilemiyor deyip kendinizi avutmayın.
 
Çeviriye harcanan çabaya değecek bir durum yoksa çeviri yapmamaları normal bir durum. Ve "Türkçe çeviri istiyoruz" anlayışından ziyade "sen İngilizce öğren" anlayışı hakim.

Çeviri dünyasını ve neyin neye göre çevrildiğini bilmiyoruz çoğumuz, mesela Witcher kitapları Almanca'dan çevrilmiş diye okudum bir yerde çünkü var olan Lehçe çevirmenler müsait değil ya da istememişler. Böyle arkada dönen olayları ve bu olaylara etki eden şeyleri bilmedikçe kesin yorumlar yapmak zor iş. Eğer Witcher çok talebi olan bir seri olsaydı Türkiye'de, o çeviriyi yapmayı kabul etmeyen kişiler bu teklifi kabul ederlerdi.
Eğlence sektörü ise sadece anlık hazzına yöneliktir.
Oyun dediğimiz şey de temelinde bir eğlence ürünüdür, The Witcher 3 de bir oyundur ama oradan öğrendiğin ve çıkarımlar yaptığın birçok şey vardır. Birisi Witcher 3'e laf atsa kocaman bir paragraf yazarsın belki ama adamın izlediği şeyi pek umruna almıyorsun.

Eğer Witcher 3 sadece "öğretici" odaklı bir ürün olsaydı bu kadar sevmeyebilir ve öğrenmen gereken şeyleri öğrenemeyebilirdin.

Witcher 3'e nereden bağlandı konu dersen de anlayacağın bir şey üzerinden gitmek istedim.

Neyse ben oyun oynamayalım gidiyorum.
 
Bu konu nasıl onaylanıyor? Sanırım moderatörlerin hoşuna gidiyor bu tarz konuşmalar. Sözde her dine saygı var, bla bla bla...
Ben dinle dalga geçmedim. Araplar, Moğolların saldırısından sonra çok büyük bir bilgi kaynaklarını kaybettikleri için gerilediler. Ben de bu yüzden "Arap bedevisi" tabirini doğru buldum.

Bu konu nasıl onaylanıyor? Sanırım moderatörlerin hoşuna gidiyor bu tarz konuşmalar. Sözde her dine saygı var, bla bla bla...
Şu anki hükümetimiz ve önceki hükümetlerin büyük bir bölümü dindardı. Bu sebeple muhafazakar dini değerleri kültür değerlerinde önde tutup gerilettiler.


Erdoğan'ın ve bir takım partilerin dini siyaset yaparak bizleri akılsız bırakmalarını eleştirmiştim. Diyanet'in mesela neden ABD'de oteli var? Bana cevap versinler. Diyanet'in ABD'de açılan oteli demek ki kitaplardan daha değerliymiş. Böyle iş olmaz bence. Bu arada bizler neden gereksiz yere sürekli cami açıyoruz? Yahu benim oturduğum yerde karşılıkla 3 tane cami var ve camilerin sadece 1 tanesi dolu. Arkadaşım bir yere cami yapacaksanız halkın yüzde kaçının camiye gittiğini araştırın. 3 tane karşılıklı cami ve üstüne 3'ü de okulun yanında. Ya bizi camilerle uyutuyorlar, görmüyor musunuz? Bu arada adamlar Diyanet'e yıllık 16 milyon dolar para veriyorlarmış. Bu paranın yarısını eğitime harcasanız en azından kütüphane sayısı artar. Gençlerin kafası süzme yoğurt gibi oldu. Evde makarna ve yumurta yemekten adamların beyinleri çürüyecek.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Witcher kitapları Almanca'dan çevrilmiş diye okudum bir yerde çünkü var olan Lehçe çevirmenler müsait değil ya da istememişler.
Pegasus Yayınları The Witcher: Son Dilek. 1. kitap 5. baskıdan;
Lehçeden Türkçeye çeviri yapabilecek çevirmenlerin sınırlı sayıda oluşu ve maalesef hiçbirinin programının müsait olmaması bizi bu seçenekten mahrum etti. Yazar ve edebiyat ajansı, kitabın İngilizce çevirisini kaynak olarak kullanamayacağızı belirtince seçeneklerimiz iyice daraldı. Ancak kitabın Almanca çevirisini kaynak almaya ve Almancadan çevirilerde yetkin bir isim olan Regaip Minareci'yle çalışmaya karar verdğimizde Andrej Sapkowski'nin (yazan abimiz) ajansı bizi onayladı. Bu yüzden The Witcher serisinin tamamı, Almancadan çevrilerek dilimize kazandırılıyor.

Dil bilmenin başka bir güzelliğini söyleyeyim. Ben seriyi pandemiden hemen önce Türkçe olarak alıp (herhalde pandemi başladıktan sonra) bitirmiştim. Sonra Reddit'te 8. kitabın varlığını öğrendim ve ortalıkda Türkçesi falan yoktu. Elimdeki baskı ocak 2020, Türkiye'de pandemi başlangıcı 11 Mart 2020 (diye hatırlıyorum). Ben muhtemelen 1 Temmuz 2020'den önce yani o yılın ilk yarısında 8. kitabı İngilizce olarak okudum. Kitap 6 Kasım 2013'te çıkmış ve mayıs 2018'de İngilizce, Kitapyurdu'na göre 9 Kasım 2023'te Türkçe olarak çıkmış.

Dil öğrenin diyen insanlar oturup hayatınızı 5-10 batı dili öğrenmeye harcayın demiyor. Gayet popüler bir seri için bile durum bu. Çeviri yapacak kurum beklerseniz beklemeye devam edersiniz.

Bu arada Pegasus öyle bir firma ki sitelerinde 8. kitaptan eser yok. Sanki adamlar çevirip basmamış gibi. Bir de utanmadan üzerine Netflix dizisi diye basmışlar. Gerçi sonraki İngilizce baskılarda da var.
 
Çeviriye harcanan çabaya değecek bir durum yoksa çeviri yapmamaları normal bir durum. Ve "Türkçe çeviri istiyoruz" anlayışından ziyade "sen İngilizce öğren" anlayışı hakim.

Çeviri dünyasını ve neyin neye göre çevrildiğini bilmiyoruz çoğumuz, mesela Witcher kitapları Almanca'dan çevrilmiş diye okudum bir yerde çünkü var olan Lehçe çevirmenler müsait değil ya da istememişler. Böyle arkada dönen olayları ve bu olaylara etki eden şeyleri bilmedikçe kesin yorumlar yapmak zor iş. Eğer Witcher çok talebi olan bir seri olsaydı Türkiye'de, o çeviriyi yapmayı kabul etmeyen kişiler bu teklifi kabul ederlerdi.

Oyun dediğimiz şey de temelinde bir eğlence ürünüdür, The Witcher 3 de bir oyundur ama oradan öğrendiğin ve çıkarımlar yaptığın birçok şey vardır. Birisi Witcher 3'e laf atsa kocaman bir paragraf yazarsın belki ama adamın izlediği şeyi pek umruna almıyorsun.

Eğer Witcher 3 sadece "öğretici" odaklı bir ürün olsaydı bu kadar sevmeyebilir ve öğrenmen gereken şeyleri öğrenemeyebilirdin.

Witcher 3'e nereden bağlandı konu dersen de anlayacağın bir şey üzerinden gitmek istedim.

Neyse ben oyun oynamayalım gidiyorum.
@Michael MYERS'a sarf ettiğim sözde demek ki işin ucunu şaşırmışım. Adeta kendi ilkemden sapmışım. Her yerde, her şeyde bir anlam arayışı içinde olan ben narsist duygularıma kapılmışım. Bunu bana gösterdiğin için teşekkürler @madelyn. Ayrıca @Michael MYERS, senden özür dilerim.

Çünkü akademik ilgisi olan insanlar zahmet edip dil öğreniyor ve istemedikleri şeyleri bile anlayabilecek konuma geliyorlar. Bu yüzden birileri birilerine para verip anca bu işten para kazacakları kadar popüler şeyleri çeviriyorlar.

Başka dillerde de ünlü üniversitelerin makalelerini kolay kolay bulabileceğinizi sanmıyorum. Başka ülkelerde böyle kurum var mı? Varsa lütfen belirtin, onların kaynaklarını kullanalım.
Zamanında bir şey hakkında araştırma yaparken Fransızca sonuç bulmuştum. Hiç de anlamam. Neyse ki şema vb. üzerinden anlatılabilecek bir algoritma idi. Hatta tekrar bulmaya çalışayım da siz İngilizcesini bulun, ben de onu okurum.

10 yılda programlama çok yol kat etmiş. Stack Overflow ve GitHub'da bile tam aradığım olmasa da sonuçlar çıkıyor. Günümüzdeki İngilizce kaynaklar algoritmayı kendim üretmem için yeterli ama o zaman bulduğum tam olarak bana lazım haliydi ve tabiri caizse mala anlatır gibi anlatan bir makaleydi. Onun yerine zamane insanlarının yaptığı gibi kitap okuyabiliriz. Buyurun, Türkçesini değil, İngilizcesini rica ediyorum. 158-197 arası yeteri.


Atatürk Türkçe kitap okuyarak o hale gelmedi. O zamanında eğitim seviyesinin kalitesi sözde okula gitmiş kişilerin bile adam akıllı okuma yazma bilmemesinden belli. Türkiye'de İngilizce öğretilemiyor deyip kendinizi avutmayın.
Hocam benim anlatmaya çalıştığım diğer devletler yapmıyor diye biz neden yapmıyoruz? Eğer bir devlet yapsaydı emin olunuz ki ben örnek verirdim. Bu arada kitap matematik ile mi ilgili yoksa kodlama ile mi?

Ek: Hocam ben devletin kitap basmasını söylemiştim.
 
Son düzenleme:
Neden yapmadığımızı devlet bilir. Ama yapsak da kaynakları kötüye harcamak olurdu. Mantıklı olmadığı için yapmadıklarını umuyorum.

1883'te pek programlama yaptıklarını sanmıyorum. Adına bakılırsa matematik. Google'da kitapla ilgili İngilizce ne yazsam kitabın kendisi çıkıyor, sorunun cevabı çıkmıyor. Sanıyorum ki 6. bölüm (158-197) eşleştirme/fikstür/karşılaşma/karşılaştırma -artık ne derseniz- ile alakalı.
Mesela bir satranç turnuvası veya futbol ligi. Futbolda hangi hafta kim kiminle maç yapacak, evde mi deplasmanda mı oynayacak, -sanırım hala para atıyorlar ama- kim kaleyi/topu alacak, rövanş maçları nasıl olacak? Satrançta ev/deplasman yok ama kale/top yerine siyah/beyaz var. Birisi turnuva usülü diğeri lig usülü, hatta yeri geldi mi turnuva usülüne geçiliyor. Öyle gidiyor.
Satranca çok hakim değilim, gerçi futbola da hakim değilim ama adil bir lig için şu tip şartlar var. Hepsinin başına olabildiğince yazmayacağım ama öyle olduğunu varsayın. Bir takım bir hafta evinde, diğer hafta deplasmanda oynamalı. Bir takım rakibiyle biri evinde diğeri deplasmanda olmak üzere iki oyun oynamalı. Birkaç tane daha vardı ama hatırlayamadım. Zaten söylemesem daha iyi. O hoca muhtemelen hala öğrencilere aynı soruyu soruyordur.
Benim işime yarayan kısım (tekrar belirteyim, bu kitap değildi) sayfa 172, 173, 177 ve 179'daki şekillerdi. Tabii Google Translate sağ olsun, metin de kullandım.

TUBİTAK (herhalde yeterince devlet sayılıyordur) çeşitli kitaplar bastı zamanında. Şu anda ne haldedir bilmiyorum.
Ben Dünyayı Değiştiren Beş Denklem'i önce İngilizce, sonra Türkçe okumuştum. Yazar Amerikan diye midir bilmiyorum ama İngilizcesi daha güzeldi.
Witcher'ın ilk 7 kitabından bazı kısımlara da İngilizce olarak bakmıştım (belirli bir alıntı arıyordum ve İngilizce PDF falan bulmak daha rahat), o da bana daha güzel geldi. Ama Türkçesinde çok güzel terimler üretilmiş. Mesela terimler açısından yakın zamanda okuduğum Esrarengiz Kasaba: Günlük 3'teki çeviri sınıfta bile kalabilir, Witcher öyle değil.
 
Son düzenleyen: Moderatör: