"Algoritma" dediğinizde kod sandım. Üniversitelerde algoritma var mı cidden? Lisede vardı bu ders.

TUBİTAK (herhalde yeterince devlet sayılıyordur) çeşitli kitaplar bastı zamanında. Şu anda ne haldedir bilmiyorum.
Ben Dünyayı Değiştiren Beş Denklem'i önce İngilizce, Sonra Türkçe okumuştum.
Hocam Tübitak'ın bastığı çocuk kitaplarını galiba okullara dağıtıyorlardı. Bize vermişlerdi ancak aşağıda attığım üzere çoğu alanın çoğu kitabı eksik. Ayrıca çok az şey basılmış.

 
Son düzenleme:
"Algoritma" dediğinizde kod sandım. Üniversitelerde algoritma var mı cidden? Lisede vardı bu ders.
Bilişim ile alakalı bir alan ise meslek lisesinde şaşırtmaz. Keza üniversitede de bilişim bölümü ise olabilir, hatta olmalı.
Algoritma nedir falan kısmına girmiyorum, konu iyice dağılır ve -en azından benim için- kesin sınırları olan bir şey değil zaten.

Hocam TÜBİTAK'IN bastığı çocuk kitaplarını galiba okullara dağıtıyorlardı. Bize vermişlerdi ancak aşağıda attığım üzere çoğu alanın çoğu kitabı eksik. Ayrıca çok az şey basılmış.
Çocuk kitabından çok TÜBİTAK çalışanı Mehmet Sığırcı'nın kitapları basılmış gibi. Hayırlı olsun.
 
Şu anda Luca Valera, George Henslow, J Allanson Picton, James Bryant Conant vb. yazarların kitaplarının türkçeleştirilmiş baskılarını arıyorum ancak bu tarz yazarların nedense Türkçe baskıları yok. Bu yazaların kitapları neden basılmadı? Ayrıca ünlü üniversitelerin makaleleri neden türkçeleştirilmiyor? Bunun hakkında neden bir kurum yok? Yahu kendi tarihine bu kadar inanmayan bir millet olamaz! Moğollar ve Türkler bir yeri ele geçirirken önce dilini sonra tarihini öğrenir ve sonrasında ele geçirirler. Biz ise bu yeteneklerimizi kaybettik! Adeta bir Arap bedevisine çevrildik! Ben böyle bir şey istemiyorum! Arkadaşlar daha 1000 yıl hatta 3000 yıl önce atalarımız düşmanlarının tarihlerini, dillerini, savaş sanatlarını öğrenerek ilerliyorken bizler bu yeteneğimizi kaybettik. Atatürk'ün sizce tek becerisi Türk askeri sanatını bilmesi midir? Hayır değildir. Atatürk'ün en büyük becerisi eski Türk geleneklerinde olduğu gibi düşmanını tanıması ve onun iyi yaptığı şeyleri mükemmeleştirmesidir. Biz ise bir dine saplanıp kaldık. Eğer bu şekilde devam ederse gelişmemiz çok zor.
Konunun ilk 3 satırından sonrasının alakasını anlamamaya başladım.
 
Her şey para.
Çevirecekleri kitap para etmezse kimse elini kaldırmaz, Türk halkının okumayı ne kadar sevdiğini bilirsin, 20 kisiyi bir araya toplasan düzenli kitap okuyan sayısı bir elin parmaklarını kaldırmaya bile yetmez.

Ancak akamedik şeylerle ilgisi olanlar ikinci dil öğreniyorlar, kaynaklara ulaşmak problem olmuyor ama Gümrük sınırlamasından ötürü fiziksel kitaplara ulaşmak ayrı mesele.
 
Konunun ilk 3 satırından sonrasının alakasını anlamamaya başladım.
Eski Türk tarihini okuduysanız Türklerin savaşmadan evvel düşmanın dilini, tarihini vesaire öğrenip sonrasında fethettiğini bilirsiniz. Ben de bundan örnek vermek istedim ancak konu çok başka yere kaydı. Ayrıca hükumeti de eleştirmek istediğim için "dine saplanıp kaldık" ifadesini kullandım. Adamlar koyuna bile "kısmette varsa olur" deyip geçiyorlar. Ve bir ekleme daha: "Adeta bir Arap bedevisine çevrildik" derken Moğolların o zaman ki müslümanlara ait olan şehri ele geçirip sonrasında kütüphaneyi Nil nehrine döktüğünü bilirsiniz. O zamandan beri adamlar gelişemediler. Çok fazla kaynak kaybedildiği için adamlarda hala olan bir gerileme var. 1000 yıl evvel ki Arap okuyan, çizen bir konumdayken şu anki dogma düşünceler ile kafayı yiyen bir bedevi (Çölde yaşayan kişi) haline geldiler.

Her şey para.
Çevirecekleri kitap para etmezse kimse elini kaldırmaz, Türk halkının okumayı ne kadar sevdiğini bilirsin, 20 kisiyi bir araya toplasan düzenli kitap okuyan sayısı bir elin parmaklarını kaldırmaya bile yetmez.

Ancak akamedik şeylerle ilgisi olanlar ikinci dil öğreniyorlar, kaynaklara ulaşmak problem olmuyor ama Gümrük sınırlamasından ötürü fiziksel kitaplara ulaşmak ayrı mesele.
Devletin bunu direkt ücretsiz yapması lazım.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Atatürk döneminde İş Bankası aracılığı ile kitaplar basıldı bir kısmı Köy Entitülerine dağıtıldı. Bu tarz bir şey okullarımız için yapılabilir.
Çeviri için teşvik verecek imkanlar yaratılabilir ama lisans hakları ve satış sayısı söz konusu olunca işin içinden çıkılmaz günümüzde.
 
Çeviri için teşvik verecek imkanlar yaratılabilir ama lisans hakları ve satış sayısı söz konusu olunca işin içinden çıkılmaz günümüzde.
Hocam Atatürk döneminde para mı vardı? Kiliseler yıkıldığı zaman para mı vardı? Yapmak isteyen devlet yapar.