Bende şahsi yorumlarımı ekleyeyim. Oyunu tam 2020 eylül ayları çıkmasından 3 ay geçmişken keşfettim. CS:GO'ya göre bir çekiciliği vardı. O yeni mekanikler, karakterler, ilgi çekici animasyonlu silah skinleri o kadar çekiciydi ki, oyunu uzman bir firma yaptığını anlıyordunuz. Oyunda şu an galiba 20-30 tane pahalı skine sahibim, sorsanız hiç pişman değilim. Oyunun serverleri ve oyun ortamları şöyle. Oyunda iki taraf var, bir taraf oyununu oynayıp gitmek isteyen efendiler, bir taraf hayatını bu oyuna adamış sadece level kasıp milleti toksikleyen gereksizler. Bu gereksizler oyuna geldiğinde 1 kişi dahi olsa oyun keyfinizi bozuyor. Ama efendi 1 kişi gelirse de oyun zevkiniz yükseliyor. Ki bu oyunlarda en önemli şey takımların ortamı ve mentali. Bazen girdiğim de 30 yaşlı abiler takıma geliyor gayet güzel oyun dönüyor. Ve ne zaman 30 yaşındaki abilerle maç attıysam neredeyse hiçbirini kaybetmedim. O ortamda oluşan yeterli samimiyet sizin oyun içi yapmanız gereken işleri en odaklı şekilde yapmanıza ve oyunu doğrudan kazanmanıza itiyor. Neticede de kazanıyorsunuz. Tabii toksik birisi gelince de hem keyfiniz hem maçınız gidiyor. Valorant'ta kaç vakittir bu sorunları çözmeye çalışıyor çözdük diyor ama bir adım attığı yok. Her zaman maçıma toksik geliyor ve maç gidiyor ellerimden. Hadi derecesiz olsa tamam da rekabetçi de yaşıyorum ben bunu. Ortamları bitirdiğime göre mekaniklere döneyim. Oyun CS:GO gibi kendini bir süre sonra tekerrüre bağladı ve aynı yol da ama CS2'den daha çeşitli. Tabii karakter özelliği yapacağız diye diğer karakterlerin dengesini bozabiliyorlar. Örneğin Chamber ilk çıktığından beri tam 20 kere nerf yedi. Bu biraz sıkıntısı. Ama gene de güzel oyun, turnuvaları da tekerrürlü olsa da CS2'nin turnuvalarından daha ilgi çekici. Karahan anlatırken bir heyecan alıp götürüyor insanı. Çünkü yerli takımınız önemli bir nokta da mücadele de.
Valorant'a puanım: 10/7.3