EmirBey

Becerikli
Katılım
26 Ağustos 2025
Mesajlar
105
Beğeniler
80
Mesela işten atılmak, işsiz ve evsiz kalmak, evliliğin dağılması vs. Bu durumlarda bile stresi hayatımızdan çıkarmış olmak daha iyi olmaz mıydı?
 
Emirbey, maalesef mümkün değil. Stres insan doğasının kaçınılmaz bir olayı, ne yaparsan yap tamamen yok etmek mümkün değil.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Stresi yok etmek mi ? Stresle nasıl başa çıkabileceğini ve nasıl kontrol edebileceğini öğrenmek daha doğru olur. Ancak stresten bazen uzak durmak mümkün olabilir. Size strese sokan kişilerle ve olaylarla aranıza mesafe koyabilir hatta ilişkinizi tamemen kesebilirsiniz.
 
Stresi yok etmek mi ? Stresle nasıl başa çıkabileceğini ve nasıl kontrol edebileceğini öğrenmek daha doğru olur. Ancak stresten bazen uzak durmak mümkün olabilir. Size strese sokan kişilerle ve olaylarla aranıza mesafe koyabilir hatta ilişkinizi tamemen kesebilirsiniz.
Peki hayatı genel itibariyle kafaya takmamak mümkün mü ya da nasıl sizce?
 
1,5 yıldır inanılmaz stres içindeyim, artık bununla yaşamaya alıştım. Alıştıktan sonra ve değiştiremeyeceğiniz olayları olduğu gibi kabul ettikten sonra biraz rahatlıyorsunuz. Bir yandan, içten içe bitkinlik hissedebiliyorsunuz ama her gün de böyle olacak değil. Kötü bir gün geçirmek, kötü bir hayat geçirilecekmiş gibi hissettirmesin.
 
Peki hayatı genel itibarıyla kafaya takmamak mümkün mü ya da nasıl sizce?

Şimdi şöyle söyleyeyim. Ben çok stresli bir insandım iş hayatım dolayısıyla. Şu an 39 yaşındayım. 25 yaşında kanser olduğumu öğrendim. Şimdi bu andan bakınca eski halime görüyorum ki kendimi durduk yere çok geriyormuşum. Ayrıca çevremdeki 50 yaş altı kanser, kalp-damar rahatsızlığı olan insanlara baktığımda gördüm ki çoğunlukla hayatı stresli yaşayan mükemmeliyetçi insanlar. Ondan sonra ister istemez geri vites yapmak zorunda kalıyorsun. Hayat sana bunu böyle yapman gerektiğini hatırlatıyor diyelim ziyadesiyle. Bir söz var ya “keskin sirke küpüne zarar” inanki her harfiyle doğru. Bu olaylardan sonra “olduğu kadar olmadığı kader” prensibiyle yaşıyorum tabii ki hâlâ rızkımızda var mış yaşamaya devam ediyoruz. Eğer sen stresle bir şekilde başedemezsen inanki olayların çok farklı yerlere gittiğini ve en çok zararada kendinin uğradığını göreceksin.
 
Şimdi şöyle söyleyeyim. Ben çok stresli bir insandım iş hayatım dolayısıyla. Şu an 39 yaşındayım. 25 yaşında kanser olduğumu öğrendim. Şimdi bu andan bakınca eski halime görüyorum ki kendimi durduk yere çok geriyormuşum. Ayrıca çevremdeki 50 yaş altı kanser, kalp-damar rahatsızlığı olan insanlara baktığımda gördüm ki çoğunlukla hayatı stresli yaşayan mükemmeliyetçi insanlar. Ondan sonra ister istemez geri vites yapmak zorunda kalıyorsun. Hayat sana bunu böyle yapman gerektiğini hatırlatıyor diyelim ziyadesiyle. Bir söz var ya “keskin sirke küpüne zarar” inanki her harfiyle doğru. Bu olaylardan sonra “olduğu kadar olmadığı kader” prensibiyle yaşıyorum tabii ki hâlâ rızkımızda var mış yaşamaya devam ediyoruz. Eğer sen stresle bir şekilde başedemezsen inanki olayların çok farklı yerlere gittiğini ve en çok zararada kendinin uğradığını göreceksin.
Hayatta dibi görsek bile stres edip gerilmeye gerek yok diye düşünüyorum. İşten de kovuksak parasız da kalsak o da olsa bu da olsa gerek yok. Babam 57 yaşında vefat etti ve saçma sapan şeyleri kendine dert edip strese giren biriydi. Gereksiz stres.
 
@EmirBey, tam demek istediğim bu. (Allah rahmet eylesin. Benim valide de 4 sene önce koronavirüsten 53 yaşında vefat etmişti.)Yani her şeyin bir yolu bulunuyor. İş olacağına varır. Bizim gayretlerimizin onun üzerinde etkisi inanın pek yok. Biz anca kendimizi paraladığımızla kalıyoruz. Evet stresi yok saymak gibi bir şeyden bahsetmiyoruz ama yorgan gibi üstümüze çekmeninde manası yok.