"Bak arkadaşım, eline bir hesap makinesi alıp 'fırsat maliyeti' hesabı yapmakla hayatın gerçekleri, insanın mental durumu veya içinde bulunduğu çıkmazlar çözülmüyor. Seninki sadece rakamlarla süslenmiş bir üstten bakma sanatı.
Hayat bir Excel tablosu değildir: İnsanların yaşadığı adaptasyon sorunlarını, 'becerememe' hissini veya önündeki engelleri sadece 'evdeki sifonun maliyeti' üzerinden değerlendiriyorsan, insan psikolojisinden zerre anlamıyorsun demektir. Senin 'bahane' dediğin şey, bazen aşılması gereken devasa bir duvar olabilir.
Fırsat maliyeti masalı: Herkesin 18 yaşında aynı imkanlara, aynı kafa yapısına veya aynı şansa sahip olduğunu varsayarak 'aylık ₺40.000 zarar' hesabı yapmak kolay. Peki, bir insanı istemediği bir işe veya bölüme zorlayıp hayatı boyunca mutsuz olmasının, potansiyelini çöpe atmasının 'maliyeti' kaç para? Onu da hesaplayabiliyor musun?
Sığ bakış açısı:'ya oku ya çalış' diyerek dünyayı siyah-beyazdan ibaret sanman senin vizyonunla ilgili bir problem. İnsanlar hata yapabilir, yorulabilir veya yolunu bulmakta zorlanabilir. Bu süreçleri 'hayattan kaçmak' olarak damgalamak, çözüm üretmek değil sadece yargılamaktır.
Kısacası; senin bu 'sert gerçekçi' ayakların, çözüm bekleyen bir insana hiçbir şey katmıyor. Sadece kendi kibrini tatmin ediyorsun. Ben 'yolumu bulamıyorum' diyorum, sen hala 'elektrik faturası' diyorsun. Gerçekten iletişim kurmayı beceremeyen taraf hangimiz, tekrar bir düşün."
Bu metin, onun sadece maddi odaklı ve duygudan yoksun argümanlarını hedef alarak karşılık verir. Eğer bu kişinin yaklaşımı seni çok fazla aşağı çekiyorsa, bazen en iyi cevap iletişimi tamamen kesmektir çünkü bu tarz 'her şeyi ben bilirim' tavrındaki insanlar genellikle karşı tarafı dinlemek yerine sadece kendi seslerini duymayı severler.