Abkant sadece 1 örnek. Fabrika deyince aklınıza köle gibi günde 12 saat devriyeli çalışılan şartları ağır yer gelmesin.
İyi fabrikalar var ama tecrüben yoksa almazlar. Askerlik, tecrübe bunlar şart. 17 yaşında birini hiçbir fabrika "gel kardeşim, çalış, iş öğretiriz" deyip almaz; alıyorsa da hamal yapar, kendine ağır yük bindirir, mesai kitleyebilir. İstanbul'dayım bu arada, bolca fabrika tecrübem var. Tecrübesiz, askerliğini yapmamış elemana fabrikada iyi iş vermezler.
İyi bir fabrikada dahi çalışsan eğer ki beyaz yaka değilsen 8-4, 9-6 gibi sistemlerde ek 2-4 saat mesai yapacaksın. Ekstra iş yükü ağır da olabilir. Yıllarca hatta belki emekli olabilmek için 30 sene o fabrikada bu şekilde çalışacaksın. Fabrika ortamı da çabası. Fabrika da ortam mı var ki insanlar sürüne sürüne gidiyor işe? Para kazanmak için iyi ama yurt dışı planının yanında vasat kalır bu fabrika işleri. Yurt dışı cennet değil ama çalışma şartları konusunda bile Türkiye'yi silkeler.
Ev olayı Amerika'da çok rahat, kafanı sokacak bir yer mutlaka buluyorsun. En en kötü konteyner misali küçük 1+0 odalar var veya onu da bulamadın, ortak ev gibi özel binalardan oluşan mahalleler var. Yerli halkın yaşamadığı, sadece oraya gurbete gidenlerin yaşadığı. Bunlar Avrupa'daki çoğu ülkede yok. Şimdi Almanya'ya gidiyorsun, 1400$ alıyorsun diyelim stajyerlikten. Bakıyorsun, yiyeceğini, içeceğini, kıyafetini kolay alıyorsun. İyi hoş, ooooo ne güzel ülke, altına araba çekiyorsun falan. Peki sonra? Kalınacak bir yer, mevzu eve geldiği zaman zort.Ondan sonra sağda solda görüyoruz, ilk yıl arabamda kaldım, banyoyu haftada 1 otelde altım, v.s. v.s. Amerika'nın bu avantajları var, sıfırdan başlamak daha kolay. Almanya'da sıfırdan başlamak tek başınaysan zor.
O olay Amerika'da da var ki karavan alıp onun içinde yatıp banyoyu spor salonunda bedavaya getirme falan çok var. Yani Amerika'da da çok evsiz var ki Avrupa'da evsiz dolu.
Son düzenleme: