Ömer_Yeter
Yetkin
Bu oyunu daha önceden duymuştum ve bugün baştan sona bitirdim. Sizlerin huzurunda öznel düşüncelerimi aktaracağım. İyi okumalar dilerim.
Oyunu 5 saatin sonunda bitirdim ve baştan söylemeliyim ki ilk kez böyle fare tıklatma oyunu oynadım. Oyunun çizimleri ise gerçekten güzel ve bir o kadar da tatlı geldi gözüme. Oynanış, az önce dediğim gibi “fare tıklatma” üzerine kurulu. Yani bir eşyayı bir yerde kullanmak için fareyle tıklayıp sürükleme ya da eşyayı birleştirme gibi şeyler yapıyorsunuz... Açıkçası bu tarz olayları ilk kez bu oyunla deneyimledim ve bir hayli yordu beni; ancak yine de deneyimlemek iyi geldi bana. Onun dışında da sürekli getir-götür olayları bir süre sonra bayağı sıkıcı olmaya başladı. Bilmiyorum, bu kadar getir-götür lazım mıydı ama yine dediğim gibi yeni bir şeyler deneyimlemek benim için çok hoştu. Son olarak oyunun hikâyesi ise biraz garipti. Yani biz aslında amacımızın hep yanındaymışız. Amacımız ise kayıp bir koloniyi bulmak ve bunun için de türlü türlü maceradan maceraya atılıyoruz; ancak sonradan öğreniyoruz ki biz hep onların aralarındaymışız. Bunu da gördüğümüz rüya ve kiliseden bulduğumuz liste ortaya çıkarıyor. Rüyamızda bir mezarlıktayız ve mezarlıktaki isimler, kilisedeki listedeki isimlerle birebir uyuşuyor. Gerçekten bu ve bunun gibi ufak detaylarla oyunun hikâyesinin beni bayağı etkilediğini ve soru işaretleri bıraktığını söyleyebilirim. Özellikle son sahnede, ritüel sonrası o kilisede olan listedeki herkesin toplanıp “Bizi anlat.” gibisinden cümleler kurması ve sonrasında bir anda karakterimiz harici herkesin kaybolması cidden tüylerimi diken diken etti. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki konuda görüşmek üzere.
Oyunu 5 saatin sonunda bitirdim ve baştan söylemeliyim ki ilk kez böyle fare tıklatma oyunu oynadım. Oyunun çizimleri ise gerçekten güzel ve bir o kadar da tatlı geldi gözüme. Oynanış, az önce dediğim gibi “fare tıklatma” üzerine kurulu. Yani bir eşyayı bir yerde kullanmak için fareyle tıklayıp sürükleme ya da eşyayı birleştirme gibi şeyler yapıyorsunuz... Açıkçası bu tarz olayları ilk kez bu oyunla deneyimledim ve bir hayli yordu beni; ancak yine de deneyimlemek iyi geldi bana. Onun dışında da sürekli getir-götür olayları bir süre sonra bayağı sıkıcı olmaya başladı. Bilmiyorum, bu kadar getir-götür lazım mıydı ama yine dediğim gibi yeni bir şeyler deneyimlemek benim için çok hoştu. Son olarak oyunun hikâyesi ise biraz garipti. Yani biz aslında amacımızın hep yanındaymışız. Amacımız ise kayıp bir koloniyi bulmak ve bunun için de türlü türlü maceradan maceraya atılıyoruz; ancak sonradan öğreniyoruz ki biz hep onların aralarındaymışız. Bunu da gördüğümüz rüya ve kiliseden bulduğumuz liste ortaya çıkarıyor. Rüyamızda bir mezarlıktayız ve mezarlıktaki isimler, kilisedeki listedeki isimlerle birebir uyuşuyor. Gerçekten bu ve bunun gibi ufak detaylarla oyunun hikâyesinin beni bayağı etkilediğini ve soru işaretleri bıraktığını söyleyebilirim. Özellikle son sahnede, ritüel sonrası o kilisede olan listedeki herkesin toplanıp “Bizi anlat.” gibisinden cümleler kurması ve sonrasında bir anda karakterimiz harici herkesin kaybolması cidden tüylerimi diken diken etti. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki konuda görüşmek üzere.