Ben bu oyuna yeni çıktığında başladım. Ben başladığımda çok fazla DLC vs. yoktu; karakter olsun, bazı kıyafetler özellikler olsun oyunun verdiği para birimi ile açabilirim diye düşündüm o zamanlar. Oyun ilk çıktığında çok iyi geldi sardı yani; oyunda sonra belli saati aşan oyuncular baş göstermeye başladı, yukarıdaki arkadaş örneğinde olduğu gibi, seri katilleri bir yerden sonra masumlar kovalamaya başlıyor işte tam o muhabbet çoğaldı normalde pek fazla denk gelemezdiniz. Buna dayanamayıp para vererek karakter satın alıp denemiştim. Baktım, yeni karakter almak oyunu kolaylaştırıyor; bir de üstüne baktım, masumlar bir güzel küfür etmeye başladı, hile diyerek bana (çoğu yabancı). “Pay to win.” dedim, bir daha da oynamadım. Adamlar hile yapmıyorum, hile sanıyor. Dedim: “Biri beni gerçek hayatta bulup bayılana kadar dövmeden ben oyunu salayım, yoksa oyun beni salacaktı.”
Evet, baktım, “2018 son oynama” diyor, Steam. Oyun 2016 yılında çıkmış. DLC simülasyon oyunlarını pek sevmiyorum, Paradox oyunları harici. O zamanlarda bu oyunu oynama sebebim de eski Asus laptopumda yeni oyunların sadece belli bir kısmını oynayabiliyor olmam, ekran kartı olmasına rağmen. Dead by Daylight onlardan biriydi. Güncelleme aldıkça performans düşüyordu, o da ayrı konu.
Muhtemelen Tuna abinin, Mete abinin, belki de Rozetman gibi kanalların oynadığı, Dost abinin oynadığı, Tamer abinin bile denediği zamanlarda oynamışım. Bu oyunda hem bana avantaj sağlıyordu hem de devam etmemi sağlıyordu demek ki. Tamer abinin Dead by Daylight bölümleri efsanedir. 40 saat kadar oynamışım. Oyun çıktığında pahalı değildi Steam’de, o yüzden 40 saat yeterli görmüşüm; TL başına 1 saat. Şu an bu oyunu dolar ile alan veya DLC’leri ile birlikte komple alan, 100-200 saat oynar en az, paranın hakkını vermek için.