Sigara içiyor musunuz?

  • İçmiyorum, ancak son zamanlarda yoğun bir şekilde sigaraya başlama isteğim var

    Oy: 0 0,0%

  • Oy verenlerin toplamı
    51
Katılım
20 Aralık 2023
Mesajlar
3.131
Makaleler
6
Çözümler
22
Beğeniler
5.287
Merhaba,​
Bugün ülkemizde bariz bir sorundan bahsetmek istiyorum: Sigara. Maalesef ki sigara kullanım oranı Türkiye'de korkunç düzeyde yüksek. TÜİK - Türkiye Sağlık Araştırması 2022 verilerine göre Türkiye'de;​
  • Erkeklerin %41,3'ü
  • Kadınların %15,5'i
Sigara kullanmaktadır. Bu oran günümüzde daha da yüksektir. Sigara, vücudumuzun neredeyse her yerinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kanser sebepli ölümlerin önemli bölümü sigaradan kaynaklanmaktadır. Sigara dumanında 70'ten fazla kanserojen etkiye sahip kimyasal madde bulunmaktadır. Ayrıca sigara, stres azaltıcı bir araç gibi gözükse de kesinlikle gözüktüğü gibi değildir. Tütünde bulunan nikotin, doğrudan dopamin reseptörlerini etkilediği için; anlık bir keyif, gevşeme, rahatlama hâli sağlar. Ancak bu, "Sigara stres azaltıcı" demek değildir. Sigara içen kişilerin taban stres seviyesi, aslında normalde olduğundan daha üst bir konuma ulaşır. Gevşeme durumu yalnızca nikotinin vücutta bıraktığı anlık bir etkidir. Sigara içen kişilerin anlık düşük olan stres seviyeleri, nikotin etkisi geçtikçe yeniden yükselir ve sonuç olarak daha fazla sigara içme ihtiyacı doğar. Zaten bu sebeple nikotin, aynı zamanda son derece bağımlılık yapıcı bir maddedir. Sigara içmek, yalnızca içenleri etkilemez. Sigara dumanına maruz kalan pasif içiciler, en az aktif içiciler kadar sigara dumanından etkilenirler. Dünya Sağlık Örgütüne göre her yıl 600.000 kişi pasif içicilikten ölmektedir. Bu da sigaranın yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu gösterir.​
Sigara bağımlılığı, psikolojik ve fiziksel bağımlılık olmak üzere 2 ayrı alt başlıkta incelenmektedir.​
Psikolojik Faktörler;
Aslında sigara içme eylemi bulaşıcı bir psikiyatrik hastalıktır, kuşaktan kuşağa görerek-duyarak bulaşır. Sigara içme eylemi, insanların doğduklarından itibaren çevrelerindeki binlerce sigara içicisine ait binlerce bilinçaltı kayıt ve sigara firmalarının bunları güçlendirmek için kurduğu tuzaklar sayesinde daha çocukken zihinlerine yerleşir. Bu, aslında kitlesel bir beyin yıkama programıdır. Çocuklar, önce çevrelerindeki sigara içen büyükleri, daha sonra çizgi filmler ve son olarak da filmler aracılığıyla sigaranın bir keyif-destek aracı olduğuna inandırılır.​
Beyin yıkama terimi, gerçek olmayan bir şeye gerçekmiş gibi inandırılmak demektir. İnançların beyinden salgılanan nörotransmitter'leri direkt etkilediği plasebo çalışmalarında gösterilmiştir. MR spektroskopi çalışmalarında plasebonun etkin maddeyle aynı oranda nörotransmitter salınımına ve beyinde aynı anatomik bölgelerde sinyal alınmasına yol açtığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, sigaranın psikolojik bağımlılığı beyin yıkamalar tarafından oluşturulur.​
Günlük hayatımızda sigara bağımlılığının büyük oranda psikolojik olduğunu gösteren en çarpıcı kanıtlar hamilelik, oruç ve uzun yolculuklardır. Birçok tiryaki hiçbir fiziksel sıkıntı yaşamadan 10-12 saat süren okyanus aşırı uçak yolculukları yapabilir çünkü uçak inene kadar içmemeye şartlanmıştır. Uçaktan iner inmez sigarasını yakmak ister ve eğer yasak vb. bir engelle karşılaşırsa canı sıkılır ve nikotin çekilme belirtisi zannettiği sinirlilik, gerginlik, çarpıntı, terleme, el titremesi, kafasını toparlayamama gibi 12 saat boyunca yaşamadığı tüm belirtileri ilginç bir şekilde saniyeler içinde yaşamaya başlar. Hâlbuki asıl sorun içmemeye şartlanma süresinin sona ermiş olmasıdır. Yani fiziksel bağımlılıktan kaynaklandığı sanılan çekilme belirtileri gerçekten hissedilir, ancak tetiği çeken yine psikolojik bağımlılıktır. İçme beklentisi ve şartlanmayla ilgili çok fazla sayıda bilimsel araştırma ve kanıt vardır.​
Fiziksel faktörler;
Fiziksel bağımlılıktan sorumlu olan nikotin, renksiz, kokusuz ve oldukça zehirli bir maddedir. Böcek ilacı yapımında kullanılmaktadır. Yarılanma ömrü 60 dakika gibi kısadır. Sigara içiminde dolaylı ve çok yavaş olarak kana geçmektedir; metabolizma hızı ile alım hızı dengelidir, dolayısıyla vücutta birikim yapmaz ve güçlü bir uyuşturucu madde olduğu için bir süre sonra tolerans gelişir. Bu yüzden de çok toksik olmasına ve sigara tiryakileri tarafından sürekli alınmasına rağmen hızlı bir ölüme yol açmaz. Ancak sigara ile birlikte nikotin replasman tedavilerinin kullanılması aşırı doza bağlı komplikasyonlara ve ölüme yol açabilir.​
21.yüzyılda tütün endüstrisinin sağlığa gerçekten ve ciddi zararı olmadığı iddiasıyla piyasaya çıkardığı ürünlerle de aynı sorunların yaşanma olasılığı kuvvetle muhtemeldir.​
Bağımlılıkta fiziksel-psikolojik faktörlerin kombine etkisi;
Aslında her tiryaki ilk sigarayı denemeden çok önce psikolojik olarak bağımlı hâle gelmiştir, yani zihnen sigaraya başlamıştır. Birkaç sigara içildikten sonra hızla nikotine bağımlı olunur. Fiziksel bağımlılık tam olarak yerleştikten sonra kişi her sigarayı yakışta göreceli bir iyilik hâli yaşar, beyin yıkamaların zihinde yarattığı yanlış kodlar dolayısıyla yaşadığı bu yükselmenin göreceli bir iyilik hali, bir yanılsama olduğunu fark edemez ve gerçek bir keyif-destek olduğunu zanneder. Tiryaki bu yanılsamayı hayatındaki keyif-stres-sıkıntı gibi çeşitli anlarla şartlı refleks hâline getirdikçe, günde 20-30 kez yaşadıkça psikolojik bağımlılığı her geçen gün biraz daha güçlenir, sigaraya verdiği değer artar. Sigarasız yaşayamayacağını zannetmesinin, bırakınca mutsuz olmasının tek sebebi, bu geçici göreceli iyilik hâlini gerçek sanması ve bundan mahrum kalmanın yarattığı yalancı fedakarlık hissidir.​
Kısaca sigaranın zararları bu şekildeydi. Siz ne düşünüyorsunuz? Sigara kullanıyor musunuz? Ya da kullanmasanız da beyin yıkamalardan dolayı gerçekleşen yoğun başlama hissiyle karşı karşıya mısınız? Kullanım anketine katılabilir, dilerseniz yorumlarda daha detaylı fikir belirtebilirsiniz.​
Sağlıklı günler dilerim...​
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Son olarak bir şey söylemek istiyorum, Türkiye Müslüman köklü bir ülke olduğu için buna da değineyim dedim.

Müslümanlığa göre sigara içmek caiz değildir arkadaşlar. Bu kadar bariz bir şekilde vücudunuza büyük zararlar veren, cebinizdeki paranın israf olmasına neden olan, dumanıyla çevredekilere de zarar vererek kul hakkına sokan bir şeyin İslam dininde caiz olabilecceğini mi sanıyorsunuz? :)

İşine geleni haram, işine gelmeyeni helal kabul eden arkadaşlar için bunu da söyleyeyim dedim.
 
Sigara içmenin ben düşük zeka belirtisi olduğunu düşünüyorum, vücuda hiçbir faydası olmayan zararlı bir şeyi neden içer insan? Neden bunu içme gereği duyar?

Umarım tez vakitte açık alanda sigara içmekte yasaklanır.
 
O kadar da sert konuşmayalım ancak mantıksız bir davranış olduğu ortada. :) Ana mesajda da bahsettiğim gibi sigara kullanımındaki en büyük etkenlerden birisi beyin yıkamaları.
Ben bunu hakaret anlamında demedim, vücuda ve özellikle en hayati organlarımızdan birisi olan akciğerimize bilerek zarar vermenin bende maalesef karşılığı budur..
 
Ben bunu hakaret anlamında demedim, vücuda ve özellikle en hayati organlarımızdan birisi olan akciğerimize bilerek zarar vermenin bende maalesef karşılığı budur..
Zaten sigara içen insanların çok büyük bir çoğunluğu ergenlik döneminde başlıyor bu zehire maalesef. Bir kere bağımlı olunca da bırakması çok zor oluyor nikotin zehrinden dolayı.