Japonların fiyatlarını çok abarttılar. Elle tutulur tarafları artık çok kalmamaya başladı.
Sağlam olabilirler fakat kilometresi düşük, takla atmayanları yok. Özellikle Honda Civic Allah korusunBoya, kapı, kaput değişmeyen yerlerini görmedim. Egea'da baş ağrıtan bir araç değil gördüğüm kadarı ile. 900.000 km yapan bile var. Zaten manuel olduğu için daha az problem yaşatır diye düşünüyorum. Pimpirikliyimdir biraz. O kadar para verip boyası değişeni olan, kilometresi yüksek olan araçlar kafama takılır.
Aynı şekilde düşünüyorum. İkinci elde bazı noktalarda parmak izlerini görmek bile moralimi bozabiliyor. Manuel benim için daha zevkli fakat İstanbul için zor tabii. Yine de önemli değil.
Ben de böyle düşünüyorum. Çoğu kişi Toyota, Honda öneriyor fakat abuk zubuk fiyatlar ve pert olmuş dış gövdelerinden söz etmiyor. Kilometreler zaten uçuk kaçık. Zar zor ödeyebileceğim bir bütçede sıfır almam daha mantıklı diye düşündüm. Gerçek araç sürme keyfinin manuel ile olduğu kanaatindeyim. Yani benim için problem yok. Otomatik almak istesem arada 400.000 TL uçuk bir rakam söz konusu. Belirttiğim bütçeye çıkmam da çok zor fakat arabasızlık canıma tak etti. Almışken de en mantıklı seçenek olsun istiyorum. Satarken de kolay satılır diye düşündüm.
Hocam, ömrümüz geçti otomobillerle. Sırf ikinci el almamak için sıfır peşinat ile sıfır Daihatsu aldığımı hatırlarım. Sıfır sıfırdır her zaman. Milletin ne dediğine bakma sen. Egea bu piyasının çeyrek altınıdır. Peynir ekmek gibi alınır ve satılır. O rengi ben de beğeniyorum, şimdiden hayırlı olsun.
Yanılmıyorsam sedanlarda 7 ileri DCT var, HB'lerde 6 ileri Fiat'ın DCT'i var hocam.
Kasa tipi fark etmiyor hoca, dizel olanların hepsi 6 ileri kuru kavrama DCT. 7 ileri ıslak kavrama olanlar hibrit olanlar sadece onlarda. 1.5 Firefly hibrit motorlara koydular sadece ıslak kavramaları. Dizele hâlâ eski nesil devam ediyorlar. Zaten sıfır üretimleri tedavülden kalkacağı için muhtemelen bundan sonra da ıslak kavrama koymazlar gibi dizellere.