Aslında düz değil ama düzmüş gibi görünme sebebi kütleçekiminden kaynaklanan bir yörünge mekaniği ile beraber bazı durumlarda da manyetik alandan ileri gelen bir şekillenme. Satürn halkası ve benzerlerinin kütleçekiminden kaynaklanan yörünge mekaniği ile açıklayabilirken, galaksi şekillenmesini ele aldığımızda merkezdeki süper kütleli kara delik ve onun toplanma diskindeki plazmaya dönüşmüş gazların manyetik alanının yarattığı bir etkiden süregeldiğini söyleyebiliriz. Galaksimizin sarmal kollarının içinde manyetik alanın gücü daha yüksek iken, aralardaki boşluklarda kuvvetinin azaldığı biliniyor. Güneş sistemimiz de sarmalın tam olarak içinde değil, biraz kenarında konumlanmış. Bunun bile dünyadaki yaşamın ortaya çıkış faktörlerinden biri olduğu düşünülüyor.
 
Aslında düz değil ama düzmüş gibi görünme sebebi kütleçekiminden kaynaklanan bir yörünge mekaniği ile beraber bazı durumlarda da manyetik alandan ileri gelen bir şekillenme. Satürn halkası ve benzerlerinin kütleçekiminden kaynaklanan yörünge mekaniği ile açıklayabilirken, galaksi şekillenmesini ele aldığımızda merkezdeki süper kütleli kara delik ve onun toplanma diskindeki plazmaya dönüşmüş gazların manyetik alanının yarattığı bir etkiden süregeldiğini söyleyebiliriz. Galaksimizin sarmal kollarının içinde manyetik alanın gücü daha yüksek iken, aralardaki boşluklarda kuvvetinin azaldığı biliniyor. Güneş sistemimiz de sarmalın tam olarak içinde değil, biraz kenarında konumlanmış. Bunun bile dünyadaki yaşamın ortaya çıkış faktörlerinden biri olduğu düşünülüyor.
Çok teşekkür ederim, bilgiler için.
 
Kütle çekimi Dünya'ya kıyasla çok yüksek olurdu. Aracın karoseri yerle bir(yere sürtecek şekilde) olurdu. Bırak drifti, aracı hareket ettirebileceğinden şüpheliyim.
Hocam tofaş'ın kapısını açtığımızda araba yamuluyor zaten orada arabanın logosu bile hayatta kalamaz.
 
Aslında galaksiler tam düz değil ama o ölçeğe göre oranlarsak 2 boyutlu gibi görünüyor, bizim galaksimizin kalınlığı ise 1000 ışık yılı civarında. Galaksilerde ya da Satürn halkası gibi parçacıklarda bir süre sonra tek bir dönüş düzlemine girmesi ve yassılaşmasının ana nedeni açısal momentumun korunumu yasası.

Satürn halkalarından örnek vereyim; ilk başta o halkalar büyük ihtimalle bir uydu ya da büyük bir kuyruklu yıldızdı. Satürn'ün kütleçekim etkisinin çok yüksek olduğu bir yörüngede bu cismin parçalanması sonucu bir sürü ufak parça ve toz etrafa saçıldı.

Bu dağılan parçalar aslında ilk başta kendi kinetik enerjilerine sahiptir ancak zaman içinde parçaların birbirleriyle olan etkileşimleri bu kinetik enerjiyi ortadan kaldırır, kinetik enerjisini kaybetmiş parçacıklara etki eden ana güç ise yörüngesinde oldukları cismin çekim kuvveti olur. Kendi kinetik enerjilerini kaybetmiş bu parçalar milyonlarca yıllık zaman sürecinde gezegenin açısal momentumuna göre belli bir düzlemde toplanıyorlar ve yassılaşıyorlar.

Benzer durum galaksiler için de geçerli. Bir galaksi oluşmaya başladığında girdiği etkileşimler nedeniyle kinetik enerjisi fazla olan parçalar dışarı savrulur, enerjisini kaybetmeye başlayıp eylemsiz hale gelen parçalar ise yine kütleçekim merkezinin açısal momentumu doğrultusunda toplanmaya başlar.

Aslında birebir karşılığı değil ama yassılaşmayı anlaman için söyleyeyim. Bu durumu parmağında döndürerek açtığın pizza hamuru gibi düşünebilirsin, dönüş momentumu verdiğin açıda hamurun yassılaşmasını düşün ama bunun çok daha düşük bir hızla, daha düşük merkezkaç kuvvetiyle ve milyonlarca yıllık bir süreçte olduğunu düşün. İşte nedeni basit şekilde bu. Hamurda hareketin bütünlüğünü sağlayan şey atomların birbirleriyle olan çekim kuvveti, uzayda ise bu bütünlüğü yerçekimi sağlıyor.
 
Son düzenleme:
Düzler çünkü diğer cisimlerle bulundukları etkileşim en stabil bu şekilde. Patlamadan birkaç milyar yıl sonra parçacıklar çekim kuvvetiyle birbirine toplandı. Oluşan daha büyük cisimler doğrusal hareketlerine ve yaptıkları spin hareketine devam etti. Uzay zaman dokusunda birbirlerinin çekim kuvvetleri etkisiyle dağılmadan durabildikleri en uygun düzen buydu. Dışardan bir etki gelene kadar da bu düzene devam ediyorlar.
 
Ay üzerinden düşünecek olursak, Ay Dünya'nın çevresinde belirli bir rotada ilerler. Aynısı Satürn ve diğer toz bulutsuları, gezegenler falan içinde geçerli bir durum; bunlardaki tek fark kaya parçaları olması ve birden fazla kaya parçasının olması. Ay'ın Dünya üzerindeki rotası ekvatora yakın bir rotadır. Satürn'de ise kaya ve buz parçacıkları ekvatorun şişkin kısımlarına doğru yönlenir. Fakat bu düz olduğu anlamına gelmez.

Halkaları oluşturan küçük parçacıkların her biri, Kepler yasalarına uygun olarak kendi yörüngesini izler. Böylece halkaların gezegene daha yakın iç bölümlerini oluşturan parçacıklar daha hızlı bir dolanma ile kısa devirli elipsler çizerken, dış yörüngedekiler daha yavaş hareket ederler.