Aksiyonun ortasına zorunlu yavaş yürüyüşler ve geçilmeyen sahneler girdiğinde o tempo ölüyor maalesef. Üst düzey olabilir ama sürükleyicilik yok. Grafik ve teknik kalite oyunun hantal olduğu gerçeğini değiştirmiyor bence, oyunun yarısı ara sahne ve zorunlu yürüme sekansıyla geçiyor.

Türü sevmiyorsunuz sanırım hocam. Bahsettiğiniz konunun GoW 2018 ile alakalı olduğunu zannetmiyorum.
 
GoW'u kastederek yürüme simülasyonu diyorsanız oyuna haksızlık etmişsiniz. Yürüme simülasyonu dediğiniz Hellblade gibi olur. GoW, TLOU gibi oyunlar teknik olarak çok üst düzey oyunlar. Kesinlikle yürüme simülasyonu değiller.

Teknik falan yok. Düz vuruş atarak oyunu kolaylıkla bitirebiliyorsunuz. Zorluğu yükseltmek ise hiçbir şeye çare olmuyor. Sadece makyajlanmış ama anlamsız yetenekler var.

Aksiyonun ortasına zorunlu yavaş yürüyüşler ve geçilmeyen sahneler girdiğinde o tempo ölüyor maalesef. Üst düzey olabilir ama sürükleyicilik yok. Grafik ve teknik kalite oyunun hantal olduğu gerçeğini değiştirmiyor bence, oyunun yarısı ara sahne ve zorunlu yürüme sekansıyla geçiyor.

Durum tam olarak bu. Aslında senua gibi 10-15 saat olacak oyunu sırf AAA, PlayStation yüzü yapacağız diye bomboş yürüyüşler ile, uzun ve hantal kapı açma, bir şeyleri taşıma mekanikleri ile sandık açma hareketleri ile uzatmışlar. Gerçekten 50+ saatlik ve dolu oyun görmek isteyen J-RPG oyunlarını örnek almalı. GoW vb. değil. Örneğin Senua'yı bayılayarak oynadım ben çünkü kıvamındaydı. GoW ise oyun süresini abartıp kaliteyi dibe vurdurmuş vaziyette. Hikayeli oyun olacaksan hikayeli ol, mekanik oyunu olacaksan mekanik oyunu ol.
 
çok fazla eleştiri içerir, katılmıyorsanız da lütfen belirtin. Daha önce GoW serisi oyunu oynadım, fakat bitirmedim. GoW 2018'de dahil.
Selam herkese :Kurdelelikalp:

Yere göğe sığdırılamayan God of War 2018'e bir şans vereyim dedim ama verdiğim 300 küsur liraya mı yanayım, harcadığım 3-4 saate mi bilmiyorum. Arkadaşımdan sadece ilk sahneleri görüp hoşuma gittiği için 300 küsur para verdim, satın aldım. Eğer benim gibi eski GoW serisiyle büyüdüyseniz, vur, kır, parçala, ez geç mantığını seviyorsanız, tam bir hayal kırıklığı bence.

  • Öncelikle, ara sahne geçilmeyen oyun mu olur? Geçilemeyen ara sahneler aynı YouTube videolarında araya giren, geçmesi epey zahmetli hatta geçilmeyen reklamlar gibi. Zorla hikaye izletmeye çalışıyorlar. Ben oyun oynamak istiyorum saçma sapan konuşmalar izletmeye zorluyor ve işin kötüsü atlayamıyoruz da. Kurgu yapacağız diye oyunun içine etmişler.

    Kratos o ilk oyunlarındaki eski vahşi halinden çıkmış, hantal, sürekli bir yerlere yürüyen, bulmaca çözmekten yorulan bir ihtiyara dönüşmüş. Ormanda sürekli çocuk peşinde koşup saçma sapan ayak işleri yapıyoruz.

    Oyunun temposu o kadar düşük ki, tam aksiyona gireceğim diyorum, hop karşıma bir bulmaca çıkıyor ya da geçemediğim 3-4 dakikalık bir diyalog başlıyor. Eski oyunlardaki o epik boss savaşları, o bitmek bilmeyen tempo gitmiş yerine "oğlum, boy, aşağı gel, oğlum yukarı" draması gelmiş. :facepalm:

Açıkçası bu paraya gider başka bir oyun alırdım, hatta gider bir kitap alır okurdum daha çok keyif alırdım. Ya da hiç maceraya girmeyip stronghold serisini baştan sona dizerdim en azından strateji yaparken zeka seviyem artardı.

  • Kısaca aksiyon arayan, savaş bekleyen birisi için hayal kırıklığı. Boss var, canavarlar var yalan yok ama o kadar gelip geçici geldi ki o ara sahnelerden sonra esneyip, üfleyip, püfleyip kalkıp çay demleyesim geldi. Aklımda hemen oyunu açayım, adam keseyip bölüm atlayayım kaydedip çıkayım vardı.

    God of War Vibe'ı verecek oyun gitmiş yerine bize hikayeli film izletmeye çalışan bir şey gelmiş. Hikaye de hikaye olsa keşke... Karısı ölmüş de, külleri en yüksek dağa taşınacakmış adamın düştüğü yollara bak. Kratos değil farklı yerlerde gezen tüccar sanki, ayak işleri yapıyor.

  • Bir de omuz üstü kamera yapacağız diye görüş açısını daraltmışlar, Kratos'un sırtını izlemekten düşmanı göremiyoruz, adamlar sırf o kaslı sırttan ekranı göremiyoruz diye düşmanların nerede olduğunu gösteren işaretler koymuşlar ekrana, ciddi saldırı varsa kırmızı, ne taraftaysa sarı renkte gösteriyor. Aksiyonun o epikliği gitmiş ki ilk oyunlarda nasıldı öyle?

    İlk oyunlarda zincirleri sallayıp ekranın bir ucundan diğer ucuna kan gövdeyi götürürken, şimdi elimizde bir balta sürekli odun keser gibi sağa sola fırlatıyoruz. Vuruş hissi güzel yalan yok ama tek işi baltayı sağa sola fırlatmak, hantal hantal vuruşlar atmak olmamalı.

Modern oyun sektörü bize hikaye anlatacağız ayağına yürüme simülasyonlarına mahkum etmiş. Yazık. Bilseydim stronghold serisini tamamen alırdım. İki sur dizip, okçuları yerleştirirken kullandığım beyin hücrelerimi, şu taşı çek şurası açılsın, şuna balta fırlat kapı donsun gibi saçma bulmacalarla harcamazdım.

Eleştirilerini okurken aslında bir zamanlar "hikaye de neymiş, ben sadece vurup kırmak istiyorum" diyen o eski halimi gördüm. Call of Duty oynarken hikaye sahnelerini hızla geçip sadece tetiğe basmak istediğim günleri hatırlattın bana. Ama God of War 2018'e neden haksızlık ettiğini, aslında o 300 liraya bir "oyun" değil, muazzam bir "babalık deneyimi" satın aldığını kendi hislerimle anlatmak isterim.

Oyunu oynarken Kratos'u sadece kontrol ettiğin bir karakter olarak değil de, bizzat kendini onun yerine koyarak bakmayı denedin mi? Karşımızdaki adam artık sadece Olimpos'u yıkan bir öfke yumağı değil. O, geçmişinden nefret eden, işlediği günahların altında ezilen ve bu mirası oğluna bırakmamak için çırpınan bir adam.

Oyun sana sadece bir balta vermiyor; sana Atreus'u veriyor. Diyor ki: "al bu senin oğlun. Henüz bir geyiği bile öldüremeyecek kadar vicdanlı, dünyadan habersiz bir çocuk. Onu eğit, ona hayatta kalmayı öğret ama en önemlisi, ona kim olduğunu (bir tanrı olduğunu) söylemeden onu koru." ara sahneleri "reklam" gibi görmen çok doğal ama o sahneler aslında oyunun ruhu. Yapımcılar o sahneleri geçmene izin vermiyor çünkü Kratos'un o suskunluğundaki acıyı, Atreus'un babasına kendini kanıtlama çabasını kaçırmanı istemiyorlar.

Kratos, oğlunun da kendisi gibi bir canavara dönüşmesinden o kadar korkuyor ki, kendi tanrılığını bile ondan saklıyor. O geçmediğin sahnelerde Kratos'un yüzündeki bir mimik, aslında binlerce sayfa kitaba bedel bir DRAM içeriyor. Eğer o sahneleri geçersen, oyunun sonunda neden ağladığımızı asla anlayamazsın. Hatırlarsın, oyunun başlarında atreus bir geyiği vururken tereddüt ediyordu. İşte o an Kratos'un içindeki savaşı hissetmelisin. Bir yanda hayatta kalması için sertleşmesi gereken bir çocuk, diğer yanda o çocuğun içindeki saflığı korumak isteyen bir baba. Atreus bazen sınırları zorluyor, hatta bir sahnede bize (babasına) karşı gelip o oku fırlatacak kadar asileşiyor. Ama kratos ne yapıyor? O "hantal" dediğin adam, oğlu tehlikeye düştüğünde hiç düşünmeden ejderhaların üstüne atlıyor, uçurumlardan aşağı bırakıyor kendini. İşte o an hissettiğin şey "aksiyon" değil, saf babalık içgüdüsü.

Nisa, eğer hala "ben sadece stres atmak, ekranın her yerinde kan görmek istiyorum" diyorsan, evet, God of War 2018 senin için yanlış bir tercih olabilir. Belki de senin ilacın bir Call of Duty, bir Doom veya eski usul hack 'n slash oyunlarıdır. Çünkü bu oyun artık o ligden çıktı. GoW 2018, bir "yürüme simülasyonu" değil, bir olgunlaşma hikayesi Kratos'un sırtını izlerken aslında onunla birlikte o ağır yükü omuzlamanı bekliyor oyun. O balta odun kesmek için değil; her vuruşunda Kratos'un geçmişinden gelen öfkesini kontrol etme çabasını hissetmen için tasarlandı.

Zekanı stronghold gibi strateji oyunlarında kullanmayı sevmeni anlıyorum ama duygusal zekanı da bu oyuna açmanı öneririm. Kratos'u bir "tüccar" veya "ayak işçisi" olarak görmeyi bırakıp, "oğlunu kaybetmekten korkan bir baba" olarak görmeye başladığında, o 3-4 saatin aslında ne kadar kısa geldiğini fark edeceksin.

Bence bu oyuna bir şans daha ver. Ama bu sefer kratos olarak değil, Atreus'un babası olarak oyna. Bakalım o zaman oyunu oynamak senin için sadece bir "ayak işi" mi olacak, yoksa bir onur mücadelesi mi?
 
Teknik falan yok. Düz vuruş atarak oyunu kolaylıkla bitirebiliyorsunuz. Zorluğu yükseltmek ise hiçbir şeye çare olmuyor. Sadece makyajlanmış ama anlamsız yetenekler var.

Oyunun vuruş hissiyatı kusursuza yakın, savaş sistemi de 10-11 saatlik bir oyun için yeterince çeşitli. Düz vuruş atarak oyunu bitirebilmeniz teknik başarısını değerlendirmek için bir kriter değil.
 
Eleştirilerini okurken aslında bir zamanlar "hikaye de neymiş, ben sadece vurup kırmak istiyorum" diyen o eski halimi gördüm. Call of Duty oynarken hikaye sahnelerini hızla geçip sadece tetiğe basmak istediğim günleri hatırlattın bana. Ama God of War 2018'e neden haksızlık ettiğini, aslında o 300 liraya bir "oyun" değil, muazzam bir "babalık deneyimi" satın aldığını kendi hislerimle anlatmak isterim.

Oyunu oynarken Kratos'u sadece kontrol ettiğin bir karakter olarak değil de, bizzat kendini onun yerine koyarak bakmayı denedin mi? Karşımızdaki adam artık sadece Olimpos'u yıkan bir öfke yumağı değil. O, geçmişinden nefret eden, işlediği günahların altında ezilen ve bu mirası oğluna bırakmamak için çırpınan bir adam.

Oyun sana sadece bir balta vermiyor; sana Atreus'u veriyor. Diyor ki: "al bu senin oğlun. Henüz bir geyiği bile öldüremeyecek kadar vicdanlı, dünyadan habersiz bir çocuk. Onu eğit, ona hayatta kalmayı öğret ama en önemlisi, ona kim olduğunu (bir tanrı olduğunu) söylemeden onu koru." ara sahneleri "reklam" gibi görmen çok doğal ama o sahneler aslında oyunun ruhu. Yapımcılar o sahneleri geçmene izin vermiyor çünkü Kratos'un o suskunluğundaki acıyı, Atreus'un babasına kendini kanıtlama çabasını kaçırmanı istemiyorlar.

Kratos, oğlunun da kendisi gibi bir canavara dönüşmesinden o kadar korkuyor ki, kendi tanrılığını bile ondan saklıyor. O geçmediğin sahnelerde Kratos'un yüzündeki bir mimik, aslında binlerce sayfa kitaba bedel bir DRAM içeriyor. Eğer o sahneleri geçersen, oyunun sonunda neden ağladığımızı asla anlayamazsın. Hatırlarsın, oyunun başlarında atreus bir geyiği vururken tereddüt ediyordu. İşte o an Kratos'un içindeki savaşı hissetmelisin. Bir yanda hayatta kalması için sertleşmesi gereken bir çocuk, diğer yanda o çocuğun içindeki saflığı korumak isteyen bir baba. Atreus bazen sınırları zorluyor, hatta bir sahnede bize (babasına) karşı gelip o oku fırlatacak kadar asileşiyor. Ama kratos ne yapıyor? O "hantal" dediğin adam, oğlu tehlikeye düştüğünde hiç düşünmeden ejderhaların üstüne atlıyor, uçurumlardan aşağı bırakıyor kendini. İşte o an hissettiğin şey "aksiyon" değil, saf babalık içgüdüsü.

Nisa, eğer hala "ben sadece stres atmak, ekranın her yerinde kan görmek istiyorum" diyorsan, evet, God of War 2018 senin için yanlış bir tercih olabilir. Belki de senin ilacın bir Call of Duty, bir Doom veya eski usul hack 'n slash oyunlarıdır. Çünkü bu oyun artık o ligden çıktı. GoW 2018, bir "yürüme simülasyonu" değil, bir olgunlaşma hikayesi Kratos'un sırtını izlerken aslında onunla birlikte o ağır yükü omuzlamanı bekliyor oyun. O balta odun kesmek için değil; her vuruşunda Kratos'un geçmişinden gelen öfkesini kontrol etme çabasını hissetmen için tasarlandı.

Zekanı stronghold gibi strateji oyunlarında kullanmayı sevmeni anlıyorum ama duygusal zekanı da bu oyuna açmanı öneririm. Kratos'u bir "tüccar" veya "ayak işçisi" olarak görmeyi bırakıp, "oğlunu kaybetmekten korkan bir baba" olarak görmeye başladığında, o 3-4 saatin aslında ne kadar kısa geldiğini fark edeceksin.

Bence bu oyuna bir şans daha ver. Ama bu sefer kratos olarak değil, Atreus'un babası olarak oyna. Bakalım o zaman oyunu oynamak senin için sadece bir "ayak işi" mi olacak, yoksa bir onur mücadelesi mi?

Eline, emeğine, ağzına sağlık gerçekten. Yazın etkiledi evet, biraz uyuyayım yarın rahat bir kafayla tekrar oynayayım, bitirebilir miyim bilmiyorum ama oynayabilirim biraz daha sanırım. Teşekkür ederim. Aynı tarzda oyunlar olmadığı kesin, o konuda hem fikiriz, beklentiler farklı. (GoW 1-2-3'den bahsediyorum)
 
Eline, emeğine, ağzına sağlık gerçekten. Yazın etkiledi evet, biraz uyuyayım yarın rahat bir kafayla tekrar oynayayım, bitirebilir miyim bilmiyorum ama oynayabilirim biraz daha sanırım. Teşekkür ederim. Aynı tarzda oyunlar olmadığı kesin, o konuda hemfikiriz, beklentiler farklı. (GoW 1-2-3'ten bahsediyorum)

İşte kratos büyük bir pişmanlık içinde aslında. Her ne kadar mitolojiler farklı olsa da yaptığı her şeyden pişmanlık duyuyor, ayrıca kratos artık genç değil yaşlı bir adam. Ona göre daha olgun davranıyor.
Sonuçta kendi babasını öldürdü, o kadar kötü bir psikoloji ki. Babasını her ne kadar isteyerek öldürmüş olsa da annesini öldürmek zorunda kaldı. Bu kadar ağır bir psikolojiyle yaşıyor ve onun felsefesi "her tanrı çocuk babasını öldürmek zorunda. Ben bunu değiştirmeliyim ama ben öldürdüm. Atreus da beni öldürecek" üzerine. O psikolojiyle oynadığınızda atreusu neden eğitmeye çalıştığını anlıyoruz aslında.
Kratos'un Atreus'un annesine (faye) bu kadar değer vermesi ve yasını bu kadar sessiz, derinden tutması; aslında kendi annesine yapamadığı o 'koruma' görevini telafi etme çabası.
 
Yani açıkçası oyundan ziyade biraz suç sizde gibi görünüyor. Bir oyun almadan önce o oyuna bi' bakmanız lazım hani bu oyun nedir, yapmaya çalıştığı şey ne, türü ne falan gibi. Ara sahneli, hikayeli oyunları sevmiyorsanız ve gidip bu tarz bir oyun aldıysanız suçu oyunda aramak ve eleştirmek çok mantıksız bence. Ortalığı yıkıp döktüğünüz Hack and Slash tarzına oyun seviyorsanız o tarzda oyun almak yerine ara sahnelerle hikayesini anlatan bir oyun alıp "bu ne kardeşim böyle oyun mu olur" tarzında eleştiriler biraz boş geliyor bana. O zaman bende sevmediğim Hack and Slash tarzında eski God of War'lardan birini oynayıp "bu ne kardeşim böyle oyun mu olur" falan desem ne dersiniz?
 
2018 neyse de, 2. oyunda girdiğin her alanda düşman dalgası yollaması illallah ettiriyor yeter artık yeter diyorum bir sal. draugrları gereksiz güçlü yapmışlar, bana göre onlar max Elden Ring & Dark Souls oyunlarındaki kolay öldürülebilen düşman tiplerinden olmalıydı, savur baba zinciri savur 2 saat tırt moblarla uğraşıyorsun. Agacım tanrıyım ben tanrı, 2 saat draugr mu dövecez.
 
2018 neyse de, 2. oyunda girdiğin her alanda düşman dalgası yollaması illallah ettiriyor yeter artık yeter diyorum bir sal. Draugrları gereksiz güçlü yapmışlar, bana göre onlar Max Elden Ring & Dark Souls oyunlarındaki kolay öldürülebilen düşman tiplerinden olmalıydı, savur baba zinciri savur 2 saat tırt moblarla uğraşıyorsun. Agacım tanrıyım ben tanrı, 2 saat draugr mu döveceğiz.

Ragnarok'ten bir tek ben nefret ettim sanıyordum. 1. oyunun dengesini koruyamayıp babalığa kaymış.