Herkese merhaba, Sosyal halki. Yakin bir sure önce bildiğimiz uzere B-2 ve hayalet uçak teknolojileri gündeme geldi. İran'a saldırı sürecinde ya da benzeri stelth bombardıman görevinde kullanılan B-2'ler adeta "uzaylı teknolojisi" olarak nitelendirildi. Buna, Techolay'ın Kısa Devre programının 28. bölümünde de değinidi (@Recep Baltaş ).
Ben de hazır hava savunma sistemleri, füzeler vb. konulardan kendimce asgari düzeyde anlıyorken insanları aydınlatmaya dayalı bir konu açayım dedim. Bunu yaparken de sizleri teknik şeylerle sıkmak cidden istemiyorum zira bu işle ilgilenmeyen insanlar icin sıkıcı seyler.

1000237942.webp


Hayalet yani "Stealth" mantığının nasıl çalıştığını anlamak icin aslında once radarlar nasıl calisir bunu öğrenmeliyiz. Buna dair bir konum var fakat cok detaylı oldugu icin ben basitçe anlatacağım.

1000237941.gif


Radarlar, uzak cisimleri tespit etmek için elektromanyetik dalgalar kullanan sistemlerdir. Temel mantık şudur: Radar bir sinyal gönderir bu sinyal bir cisme çarparsa geri yansır ve radar bu yansımayı algılayarak cismin uzaklığını, yönünü ve hatta hızını hesaplar. Yani "gönder-çarp-geri al-yorumla" şeklinde çalışan bir sistemdir. Radarlar bu sinyalleri farklı frekans bantlarında gönderir. Her bant farklı amaçlar için kullanılır. Örneğin X bandı (8–12 GHz) hassas hedef tespiti için uygundur ve savaş uçakları ya da hava savunma sistemlerinde sıkça kullanılır. L bandı (1–2 GHz) daha uzun menzillidir, erken uyarı radarlarında tercih edilir. VHF bandı (30–300 MHz) ise düşük frekanslıdır ve Stealth uçaklar gibi radar izi düşük hedefleri görece daha kolay algılayabilir cunku bu tür hedefler yüksek frekanslı dalgalarda daha az iz bırakır. Kısacası radarın hangi frekansla çalıştığı, neyi ne kadar iyi göreceğini belirler. Düşük frekans geniş alanı tarar ama detay vermez, yüksek frekans detaylı görür ama daha kısa menzillidir. Bu yüzden modern radar sistemleri çoğu zaman birden fazla bantta çalışarak daha dengeli ve etkili tespit sağlar. Sonuç olarak geri gelen sinyal radar ekranında görüntülenir.

Radarın nasil çalıştığını temel olarak anladigimiza göre şimdi sira radardan gizlenmeyi ogrenmede :)

Stealth yani hayalet uçaklar, radarlar tarafından görülmemek ya da geç fark edilmek üzere tasarlanmış özel uçaklardır. Temel amaç, radara gönderilen sinyallerin uçağa çarpıp geri dönmesini engellemek ya da mümkün olduğunca zayıflatmaktır (yukarıda da anlattigim uzere). Bunu sağlamak için birkaç temel yöntem kullanılır. Birincisi şekil: Stealth uçakların yüzeyleri özel açılarla tasarlanır, böylece radar dalgaları uçağa çarptığında radara geri dönmek yerine farklı yönlere dağılır. İkincisi malzeme: Gövde özel radar soğurucu (RAM) maddelerle kaplanır, bu da sinyallerin bir kısmını emerek geri yansımasını azaltır (örnegin Kaan icin biz de RAM boyasi yapiyoruz). Üçüncüsü ise motor ve ısı izi gizleme: Egzozlar gövde içine gömülür, sıcaklık dağıtılır, böylece kızılötesi iz (IR) de azaltılır (Kaan nasil hayalet olur konumda da bunu anlattim). Sonuçta radar sinyali ya çok zayıf döner ya da hiç dönmez ve uçak tespit edilemez hale gelir. Ancak bu görünmezlik mutlak değildir. Özellikle uzun dalga boylu radarlar (bahsettigim VHF gibi) stealth uçakları daha kolay görebilir. Yani radar ne kadar düşük frekansla çalışırsa stealth yüzeyin avantajı o kadar azalır. Bu yüzden radarlar ile stealth teknolojisi arasında bir tür kedi-fare oyunu sürmektedir :p

Ama unutmayın ki uçağın bomba gövdesi açıldığında ya da gövde disinda silah taşıdığında stealth yeteneği kaybolur.

1000237946.webp

Tahmini Radar-cross-section (RCS) radar izleri.

Şimdi, radar ve radardan gizlenme nasil calisir bunu öğrendiniz mi? Öğrendiyseniz şunu fark edebilirsiniz ki, radardan gizlenmek imkansiz degil, stealth teknolojisi aslinda radarlarin tespit etme kabiliyetini köreltmeye yönelik. Bir uçak steath oldugu zaman görünmez degil, tespit edilmesi zor oluyor. Hayalet degil de crackli hayalet gibi.:temenni::p

1000237947.webp


Sonuç olarak Rusların ve Amerikalıların aslinda 2. Dünya Savaş'ı sonu - Soğuk Savaş süreciyle, sonrasinda da Soğuk Savaş'in sonuna kadar büyük bir teknoloji rekabetine girdiğini hepimiz lisede dahi öğrendik. Rekabet bitti mi? Hayir, ortaya çıkan ve üretilen teknoloji git gide gelisti. Buna modernizasyon dedik, her sene telefon üretir gibi silah teknolijilerini de geliştirdik. Sadece bazı kritik olanlar sürekli güncelleme aldi, bazıları da ihtiyaç duyulana dek önceki sürümle kullanılıp, ihtiyaç duyulduğunda...

1000237948.webp


Uzun lafın kısası, gorunmez uçak üreten ABD'ye karsi Rusya ve son donemde de Çin, karşı radar ve silah sistemleri geliştirdiler. Örneğin gelişmiş VHF, UHD radarlar, daha cok deneysel olup da gelişmeye devam eden Kuantum Radarları vb. Yani, artık özel durumlarda bu uçakları durdurmak icin yeterli sistemler var. Bu sistemlerden birisi olan S-400 bizim ülkemizde de kullanilmakta lakin doğru radarin kullanimi önemli zira bu hava savunma sistemi stealth uçaklara angaje olabilen silahlara sahipken bunu o uçakları görebilecek radarlarla kombine şekilde yapabiliyor.

Ruslar özellikle modernize edilmiş S-500 sisteminin bu uçakları tespit ve imhada kullanılacağını söylüyor.

Stealth uçaklar radar dalgalarını saptırmak, emmek ve geri yansıtmamak üzerine tasarlanır demistik ancak bu görünmezlik, özellikle yüksek frekanslı radarlar (X ve Ku bandı gibi) içindir de demistik, unutmayın. Rusya ve bazı ülkeler bu uçaklara karşı anti-stealth radar sistemleri geliştirerek özellikle düşük frekanslı (VHF ve UHF bandı) radarlar kullanmaya başlamıştır. Bu radarlar daha uzun dalga boyuna sahiptir ve bu dalgalar stealth gövde yüzeyinde "kaybolmak" yerine daha belirgin yankılar oluşturabilir. Kısacası, düşük frekanslı radarlar stealth uçakların yüzeyine çarpınca rezonans etkisi oluşabilir, bu da uçağın tespit edilmesini kolaylaştırır.

1000237951.webp


(İsterseniz bu kismi geçin, biraz daha teknik.)

Bu sistemlerin başlıcaları arasında 1L119 Nebo-SV, Nebo-M, P-18-2 Terek, Rezonans-NE ve Çin menşeili JY-27A gibi radarlar bulunur. Bunların bazıları sadece tespit ve takip yapar, bazıları ise çok bantlı çalışarak (örneğin VHF + L + X) hedefin izini farklı frekanslarla karşılaştırarak yerini kesinleştirir. Fakat düşük frekanslı radarların da zayıf yönleri vardır: çözünürlükleri düşüktür ve hedefin net konumu değil, yaklaşık bölgesi bulunur. İşte burada devreye çoklu radar entegrasyonu ve füze sistemleri girer.

1000237949.webp


Bu radarlar stealth uçağın varlığını algıladıktan sonra, hedefin rotasını tahmin ederek daha yüksek frekanslı, dar açılı radarları o bölgeye yönlendirir. Böylece stealth uçağın tam konumu kilitlenmeye çalışılır. Ardından entegre hava savunma sistemleri (örneğin S-400, S-500 gibi) devreye girer ve uçağa radar güdümlü füzeler gönderilir. Bu füzeler çoğunlukla aktif radar başlıklı ya da veri bağlantılıdır. Yani radarın tespit ettiği hedefin tahmini konumuna yönelip uçuş sırasında sürekli güncellenen bilgilerle hedefe yaklaşırlar. Yakın temas sağlandığında iç radarlarıyla kilitlenirler veya termal başlıkla (IR) son aşamada yönlendirilirler.

1000237952.webp

Goruntu takibi temelli IRST başlıklı bir füze.

Özetle anti-stealth radarlar, stealth uçakları "görünmez" oldukları zannedilen alanlarda zayıf sinyallerle yakalayıp, bu bilgiyi gelişmiş füze sistemlerine aktararak onları etkisiz hale getirmeyi amaçlayan sistemlerdir. Menzil, frekans çeşitliliği, ağ tabanlı çalışma kabiliyeti ve çok katmanlı yapı sayesinde modern stealth uçaklara karşı ciddi tehdit oluşturabilirler. Yapay zekanın gelişmesiyle AI görüntü tanıma tabanlı füzelerin de ortaya çıkacağını dusunmtekteyim ayni zamanda.

Şimdi, radarla tespit etmeden dahi bu uçakları vurmak mümkündür. Rotasının istihbaratına sahipseniz, göruntu bazlı tespit yapıldıysa (yani gözle ya da görüntü yakalayan bir sistemle gorulduyse) bu uçakları vurma şansınız cok ama cok yüksektir. Dediğim gibi, hayalet degil sadece gizli. Vurulamaz, silah ateşlenemez degil. Eger bu uçaklarla saldirdiginiz ülkenin anlattigim derece gelişmiş radarları yoksa, Stealth ucak vuracak teknolojileri yoksa onlari bombalamak elbette çocuk oyuncağı olur. ABD kafasına göre Iran, Irak, Yemen ya da Afrika bombalayabilir ama aynı jetleri Rusya uzerinden uçurup kritik merkez uslerini vuramaz. O "uzaylı teknolijileri" imha edilir, bu silahlar propaganda aracı olarak kullanilmaktan cikar. ABD, U-2'lerinin vurulamaz olduğunu sanıyorken cok da gelişmiş olmadığı bilinen bir sistemce imha edilmisti. Yine B-2'ye cok yakın gelişmiş bir teknoloji olan F-117'de imha edilmisti. Gelin size B-2 gibi Orta Doğu'yu bomba manyağı yapmış bir hayalet ucak nasil havaya uçuruldu onu anlatayım:

1000237954.webp

1000237940.webp

F-117 Nighthawk

1999’da NATO, Kosova’daki etnik temizliği durdurmak amacıyla Sırbistan'a yönelik hava harekatı başlatmıştı. F-117’ler bu süreçte, Sırp radar ve hava savunma sistemlerini delmek için sıkça kullanılıyordu. Düşürülen uçak, o gece daha önceki görevlerinde de kullanılan tahmin edilebilir bir rotadan uçuyordu.

Sırbistan hava savunmasını yöneten Albay Zoltán Dani komutasındaki 3. Tabur, Sovyet yapımı SA-3 Goa (S-125 Neva) hava savunma sistemini kullanıyordu. Bu sistem, 1960’lardan kalma olmasına rağmen iyi eğitimli personel ve yaratıcı taktiklerle modernize edilmişti.

1000237957.webp


Sırplar F-117’nin düşük görünürlüğünün sadece yüksek frekanslı radarlar (X bandı) için etkili olduğunu biliyordu. Bu yüzden daha uzun dalga boylu radarlar (VHF bandı) ile denemeler yaptılar. F-117’nin bu frekanslara karşı daha az dirençli olduğu tespit edildi. Ayrıca uçağın görev saatleri ve güzergahları zamanla analiz edilerek alışkanlıkları belirlendi.

1000237956.webp


Sırp hava savunması çok kısa sürelerle radar açıyor, ateşledikten sonra hemen pozisyon değiştiriyordu. Böylece NATO’nun SEAD (Suppression of Enemy Air Defenses yani düşman hava savunmalarının bastırılması) görevleri tarafından tespit edilmeleri zorlaşıyordu.

27 Mart gecesi, radar sadece birkaç saniyeliğine açıldı. Yerden yaklaşık 13 kilometre yükseklikte seyreden F-117 tespit edildi ve iki adet SA-3 fırlatıldı. F-117 bu füzelerden kaçınamadı ve biri uçağa isabet etti.

1000237955.webp



Okuduğunuz icin teşekkürler. Telefondan ancak bu kadar yazılıyor, dahası icin ne yalan söyleyeyim üşendim. Noktalamalar falan hep birbirine girdi :)
 
Güzel konu elinize sağlık.

Radar ile 5. nesil uçakları tespit pekâlâ mümkün fakat önemli olan tespitten çok teşhis ve füze ile vurabilmekte.
Evet, radarda özellikle de uzun dalga boyuna sahip radarlar ile daha uzaktan tespit mümkün ama teşhis konusunda hâlâ sıkıntılar var. Tespit ettiğiniz uçağı tanımlamadan oraya füze gönderme konusunda da düşman olup olmadığından yanıltma olmadığından kesinlikle emin olunması gerekiyor. bölgeye aktif radarı olan bir füze gönderseniz bile modern 5. nesil jetlerdeki E-Harp yetenekleri ile füze tek başına başa çıkamayacaktır.
modern 5. nesil jetlerdeki özellikle hava-yer görevi olan 5. nesil jetlerin çoğunun yer için kullandığı hassas mühimmatlar düşmanın hassas radarlarının menziline girmeden saldırı yapabilecek düzeyde.
Günümüzde hâlâ 5. nesil jetler mantıklı kullanılırsa hava savunma sistemleri büyük oranda yetersiz kalıyor. Örnek olarak Ukrayna-Rusya savaşında keşif görevli F-35 kullanıldığına dair resmî olmayan kaynaklar mevcut, zaten resmî kaynak savaş sebebi olurdu.
B2’ye çok yakın demişsiniz, teknoloji olarak değil konuyu daha anlaşılır sunmak için dediğinizi varsayıyorum ama B2 ile F-117 yakın uçaklar değil. Nesil kavramı bile şu an tartışılırken F-117’yi 5. nesil saymayan otoriteler de mevcut. Hayalet teknolojisinin öncüsü ama B2 ile, hele ki şu anki B2 ile, yakın uçaklar değiller.
 
Son düzenleme: