Simdiden pasif ogrenmeye baslamaniz sart. Ozellikle hobilerinizde Ingilizce barindirmak hos olur. Aksanimin cogunu muzik dinleyerek ve dizi izleyerek oturtmusumdur mesela. Yani bir sekilde hayatinizin bir kenarinda bulunmasi sart. Cunku istediginiz kadar kelime listesi, dil bilgisi sayfalari cikartin o dile maruz kalinmadikca adim atmakta zorlanirsiniz. Aslinda, en onemli sey ne yaptiginizdan da ziyade istikrari koruyabilmeniz. Bir gunde 5 saat calismaktansa 5 gunde birer saat calismak sahsen daha verimli. Buna hem pasif hem de aktif ogrenme dahil.

Tabii, baslarda ogrenim pasiften ibaret olmamali. Belli dil bilgisi kurallarini beyin otomatik kopyaliyor ama yine de yer yer caba lazim. Kelime dagarcigini genisletmek icin her gun birkac kelime ogrenseniz ve dil bilgisine 5-10 dakika baksaniz kardasiniz. Her gun yazi yazmaya calismak cok faydali. Ozellikle gunluk tarzi bir sey yazdiginizda illa her hafta benzer seyler yapiyorsunuz ve her aksam onu yazdiginizda istemsizce ogreniyorsunuz. Yapay zekalarla paslasabilirsiniz metin yazma konusunda, cok yardimci oluyorlar. Fransizcada yardimci oldugunu hissettim. Her seferinde yapay zekaya sordugum cumle yapilarini kendi kendime yazabiliyordum artik. Dil bilgisini de bu sekilde sindirebildigimi hissettim. Bir tasla bilmem kac kus vuruyorsunuz aslinda :hehehe:
 
Simdiden pasif ogrenmeye baslamaniz sart. Ozellikle hobilerinizde Ingilizce barindirmak hos olur. Aksanimin cogunu muzik dinleyerek ve dizi izleyerek oturtmusumdur mesela. Yani bir sekilde hayatinizin bir kenarinda bulunmasi sart. Cunku istediginiz kadar kelime listesi, dil bilgisi sayfalari cikartin o dile maruz kalinmadikca adim atmakta zorlanirsiniz. Aslinda, en onemli sey ne yaptiginizdan da ziyade istikrari koruyabilmeniz. Bir gunde 5 saat calismaktansa 5 gunde birer saat calismak sahsen daha verimli. Buna hem pasif hem de aktif ogrenme dahil.

Tabii, baslarda ogrenim pasiften ibaret olmamali. Belli dil bilgisi kurallarini beyin otomatik kopyaliyor ama yine de yer yer caba lazim. Kelime dagarcigini genisletmek icin her gun birkac kelime ogrenseniz ve dil bilgisine 5-10 dakika baksaniz kardasiniz. Her gun yazi yazmaya calismak cok faydali. Ozellikle gunluk tarzi bir sey yazdiginizda illa her hafta benzer seyler yapiyorsunuz ve her aksam onu yazdiginizda istemsizce ogreniyorsunuz. Yapay zekalarla paslasabilirsiniz metin yazma konusunda, cok yardimci oluyorlar. Fransizcada yardimci oldugunu hissettim. Her seferinde yapay zekaya sordugum cumle yapilarini kendi kendime yazabiliyordum artik. Dil bilgisini de bu sekilde sindirebildigimi hissettim. Bir tasla bilmem kac kus vuruyorsunuz aslinda :hehehe:
Hocam film/dizi/oyun gibi şeylerde dikkati hikayeye verdiğimden İngilizceye çok katkısı olmuyor gibi hissediyorum ama onun yerine Youtube'da İngilizce olan kanalları İngilizce altyazılı izleyip anlamadığım kelime geçince bir kenara not alsam daha iyi olur mu? Onun dışında grammer öğrenmede nasıl bir sıra ile gitmeliyim?
 
Gunde 5-6 saat ogrenecegin dile maruz kalman gerek. BBC ve CNN ( Turk degil tabii 😅) izle, Voscreen calis. Dizileri ve altyazilarini ogrendigin dilde kullan. Ucretsiz chat sitelerine uye ol. Baskalari ile bol bol sohbet et. Kursla vb ancak kitap okursun, konusamazsin.
 
İlgilendiğim konulara harcadığım zamanın 10 da 1 ini üniversite sınavına çalışmaya harcasaydım muhtemelen daha iyi yerlere gelirdim 😂Ama ilgilenmediğim şeylere kafa yormayı sevmiyorum.
Bizlerin karekteristik özelligi o herhalde. Bende ayni sehirdeki uniyi kazanayim diye 2 ay calismistim durmadan. Kafa rahatti peder memlejete gitmisti. Hatri sayilir puan almistim. Muhendislik tercih etmek istemedim on lisans bitirip kendi isimi kuracaktim vs. ama kazın ayagi oyle degilmis. Keske zamaninda muhendisligi kazansaydim inan hic zor degilmis calisinca oluyormus. Çünkü hemsirelik falan geliodu aldigim puana o siralar. Hemde ayni universitede. Keske o bolumu yazaydim 2 yillik fena para kasardim simdiye ustune kendi isimi kurup milyoner olmustum. Hayat hep ters kose yapiyormus bunu hesaba katmadigim icin hep islerim ters gitti. xD 20 yasindan sonra evdeki herkes size dusman oluyor. 😅
 
@Atahan, zevk alabiliyorsaniz ne yaptiginiz onemli degil. Yeter ki dille kagit kalemle ugrasmadiginiz bir anda bile baginiz olsun.

Dil bilgisi icin net bir sira cizmek ne kadar dogru olur bilemedim. Maruz kaldiginiz sure zarfinda bazi kurallari istemsiz ogrenmeye baslayacaksiniz zaten. Tense'lerden baslanabilir. Bir gun baglac calisirsiniz mesela. Diger gun baska bir yapi. Yapay zeka ile bunda da paslasabilirsiniz. Atiyorum "Bana A2 ve B1 seviyesi dil bilgisi basliklarini verir misin?" dediginizde gun gun liste yapiyor. Iyi de anlatiyor, etkinlik falan da hazirliyor. En azindan ben calismaya oyle baslamistim ve gayet de yaradi.

Tek diyecegim kagit ustu bilgilere fazla takilmak yerine kullanmaya calisin sadece. Turkiye egitim sistemindeki gibi sunun farki sudur, sunun farki boyledir diyip gecmeyin. O kagida yazdiginiz orada kaliyor. Onemli olan kullanabilmek. Bunu fark etmeden de ogreniyorsunuz yeterince hasir nesir olursaniz. Beynin ikinci dilde dusunmesine izin verin. Gerekirse surekli hata yapin, hepsi ogrenme cabasi. Zaten cogu kisi gunluk hayatta dil bilgisini dort dortluk konusmuyor. Bu ornegi vermek ne kadar dolu bilmiyorum ama mesela AAVE gibi aksanlar var. Bu normalde Afro-Amerikan aksanidir. Bu aksanda dil bilgisi kurallari ihlal edilebiliyor ve dogru sayiliyor. Yeni neslin kullandigi cogu kelime bu aksandan cikmistir mesela, rap kulturu ve sosyal medyanin cok buyuk bir etkisi var. Finna, you was, flexing, cap, lit gibi kavramlar bunlara ornek. Tabii, cogu hala dil kurallarina gore hatalidir ama bazilari lugata girdi bile. Yani dil yayginlastikca degisebilen bir sey ve zamanla egilip bukulebiliyor.

Yani yeter ki istikrarli devam edebilin ve aktif uretimde de bulunmaya calisin.
 
@Atahan, zevk alabiliyorsaniz ne yaptiginiz onemli degil. Yeter ki dille kagit kalemle ugrasmadiginiz bir anda bile baginiz olsun.

Dil bilgisi icin net bir sira cizmek ne kadar dogru olur bilemedim. Maruz kaldiginiz sure zarfinda bazi kurallari istemsiz ogrenmeye baslayacaksiniz zaten. Tense'lerden baslanabilir. Bir gun baglac calisirsiniz mesela. Diger gun baska bir yapi. Yapay zeka ile bunda da paslasabilirsiniz. Atiyorum "Bana A2 ve B1 seviyesi dil bilgisi basliklarini verir misin?" dediginizde gun gun liste yapiyor. Iyi de anlatiyor, etkinlik falan da hazirliyor. En azindan ben calismaya oyle baslamistim ve gayet de yaradi.

Tek diyecegim kagit ustu bilgilere fazla takilmak yerine kullanmaya calisin sadece. Turkiye egitim sistemindeki gibi sunun farki sudur, sunun farki boyledir diyip gecmeyin. O kagida yazdiginiz orada kaliyor. Onemli olan kullanabilmek. Bunu fark etmeden de ogreniyorsunuz yeterince hasir nesir olursaniz. Beynin ikinci dilde dusunmesine izin verin. Gerekirse surekli hata yapin, hepsi ogrenme cabasi. Zaten cogu kisi gunluk hayatta dil bilgisini dort dortluk konusmuyor. Bu ornegi vermek ne kadar dolu bilmiyorum ama mesela AAVE gibi aksanlar var. Bu normalde Afro-Amerikan aksanidir. Bu aksanda dil bilgisi kurallari ihlal edilebiliyor ve dogru sayiliyor. Yeni neslin kullandigi cogu kelime bu aksandan cikmistir mesela, rap kulturu ve sosyal medyanin cok buyuk bir etkisi var. Finna, you was, flexing, cap, lit gibi kavramlar bunlara ornek. Tabii, cogu hala dil kurallarina gore hatalidir ama bazilari lugata girdi bile. Yani dil yayginlastikca degisebilen bir sey ve zamanla egilip bukulebiliyor.

Yani yeter ki istikrarli devam edebilin ve aktif uretimde de bulunmaya calisin.
Teşekkür ederim hocam, dediklerinizi uygulayacağım.
 
Küçükken 3 yıl boyunca ingilizce kursuna gittim ve okullarda ingilizce derslerine önem verdim. Öncelikle kelime öğrenmek gerekiyor anlamını bilmediğin kelimeleri anlayamazsın doğal olarak, bu yüzden önceliğin kelime öğrenmek daha sonrasında grammar öğrenmek olmalı ki bu kelimeleri doğru şekilde bir araya getirip doğru bir cümle kurabilesin. Bunları yapabilmeyi başardıktan sonra yapman gereken iki şey var, birincisi ingilizce film izleyerek listening geliştirmen ikincisi ise ingilizce konuşarak speaking i geliştirmen. Ben her ne kadar 3 yıl kursa gitmiş olup okulda da İngilizce derslerine ağırlık vermiş olsam da dinlediklerimi tam anlayamıyor konuşurken de akıcı konuşamıyordum. Bu iki sorunu da tam olarak dediğim gibi çözdüm. Filmleri dublajlı izlemeyi bıraktım ve oyun oynarken yabancıları tercih ederek sadece İngilizce konuşarak. Bunları yaptıktan sonra da dediğim gibi asıl farkı hissettim. Filmlerde veya müziklerde bazı yerleri kaçırsam da yabancı biriyle gündelik konuşmalar da konuşulanları çok iyi anlıyorum ve konuşmamda eskisine göre çok ama çok daha akıcı durumda. Benim yapabileceğim öneriler sırasıyla bu şekildedir.
 
İlköğretim ve lisede öğretilen İngilizce olsa olsa A1 seviyesidir. Ben kursları pek sevmem, İngilizceyi de filmlerden ve oyunlardan öğrendim. Sen de deneyebilirsin. Filmleri İngilizce izle, oyunları İngilizce oyna zaten istesen de istemesen de dilin gelişiyor 😂
Ingilizveyi bende oyun oynarken yabanci arkadaslarla konusarak öğrendim. Tabi temelini Istanbul Teknik Üniversitesinin ingilizce kitabindan almistim yanlis hatirlamiyorsam. xD