Dediğim gibi ekstrem durumlar haricindeki çoğu kavram iyi-kötü olarak net sınıflandırılabilir. Doğruyu göreceli görmek de, doğruya farklı perspektiften bakmak da bu olgunun temelini değiştirmez. Ekstrem durumlar da; savaş, kıtlık, isyan, OHAL vb. durumlardır.
Din insana ahlaklı bir insan olmayı öğretemez. Bu değere insan sadece sorgulayarak ulaşır. Din ise sorgulamak yerine itaat etmeyi öğretir. Dinin günümüzde insanları kontrol altında tutmak ve zenginleşme aracı olarak kullanılamktan başka bir işlevi yok. Yani dindar bir insanın kötü olabileceği gibi ateist bir insan da iyi olabilir.
Din insana ahlaklı bir insan olmayı öğretemez. Bu değere insan sadece sorgulayarak ulaşır. Din ise sorgulamak yerine itaat etmeyi öğretir. Dinin günümüzde insanları kontrol altında tutmak ve zenginleşme aracı olarak kullanılamktan başka bir işlevi yok. Yani dindar bir insanın kötü olabileceği gibi ateist bir insan da iyi olabilir.
Ekleme yapayım. Din tam tersine insana sadece dayatmalarda bulunduğu ve aslen neden böyle davranması gerektiğini öğretmediği, gerçekten bir sağduyu aşılamadığı için genelde çoğu insanda ters teper. Dayatılan şeyler bir bilinç aşılamak yerine tam tersine çiğnenmesi haz veren, insanlar görmediğinde ve yargılamadığında ortadan kalktığı düşünülen kurallar haline dönüşürler. Din dediğimiz şeyin kulaktan kulağa yayılan ve kaynağının doğruluğu bile tartışmalı olduğu halde bunun üstüne çarpıtılmış bilgiler ve olgulardan oluşması da cabası.
Dini baskının yoğun olduğu, insanların ağzından din iman düşmeyen toplumların "kafir" olarak tanımladıkları toplumlardan daha yozlaşmış ve daha ahlaksız olduğunu rahatça gözlemleyebilirsiniz.
Din insana ahlaklı bir insan olmayı öğretemez. Bu değere insan sadece sorgulayarak ulaşır. Din ise sorgulamak yerine itaat etmeyi öğretir. Dinin günümüzde insanları kontrol altında tutmak ve zenginleşme aracı olarak kullanılamktan başka bir işlevi yok. Yani dindar bir insanın kötü olabileceği gibi ateist bir insan da iyi olabilir.