Yok ben sadece din ahlak ilişkisi hakkında konuşanların kaynaklarından okuyarak bir dusunce kurması gerektiğini soyledim.
Burada kastedilen ama ismimin geçmesine cesaret edilmeyen kişi benim sanırım. Ahlak dini bir kavram değil felsefi bir kavramdır ve sınırını belirleyen şey kurallar değil, insanın kendisidir.
 
Bu durumda gerçekten Epsteinin etrafındakiler şantaja maruz kaldığı için mi yoksa kötü olmadığını düşündükleri için mi sesini cikarmadi?
Yani bu Epstein işi uzun uzadıya ayrı bir tartışma konusu, çok derinlemesine bilgi sahibi de değilim ama illaki aralarında yaptıklarının kabul edilebilir olduğunu düşünenler vardır. Zaten bu gibi insanlara toplumda "sapkın" veya "sapık" diyoruz ya.

Benim duyduğum kadarıyla artık işi kendilerini dini figürler olarak görme aşamasına kadar getirmişler. Kendisini kutsal bir varlık olarak görenler var, tarikat kafası yani. Şimdi bunların iyi veya kötü ayrımını yapıp yapamadıkları ayrı konu, kötülükleri iyilik olarak görme ihtimalleri dahi var. Geçmişte insanları kurtuluşa götürdüğünü ve iyilik yaptığını sanarak bin türlü sapkınlık, vahşilik ve pisliği yapmış insanlar hatta koca koca topluluklar var. Avrupa'da yapılan cadı avları ve katliamlar da buna örnek. Birini diri diri yakmak iyi bir şey mi, değil; ama onlar iyi olduğunu düşünerek yapıyorlardı.
 
Burada kastedilen ama ismimin geçmesine cesaret edilmeyen kişi benim sanırım. Ahlak dini bir kavram değil felsefi bir kavramdır ve sınırını belirleyen şey kurallar değil, insanın kendisidir.
Konuşan kim varsa onları kastettim. Siz de konuşuyorsanız size de söylüyorum demektir ama sohbet fazla uzayıp gidince sizin kullanıcı isminizi ayrıca zikretme gereği duymadım.

Burada kastedilen ama ismimin geçmesine cesaret edilmeyen kişi benim sanırım. Ahlak dini bir kavram değil felsefi bir kavramdır ve sınırını belirleyen şey kurallar değil, insanın kendisidir.
Dinin kaynaklarında ahlaka dair yargılar ve güzel ahlaka ilişkin tavsiyeler var ise aynı zamanda dini bir kavramdır...

Yani bu Epstein işi uzun uzadıya ayrı bir tartışma konusu, çok derinlemesine bilgi sahibi de değilim ama illaki aralarında yaptıklarının kabul edilebilir olduğunu düşünenler vardır. Zaten bu gibi insanlara toplumda "sapkın" veya "sapık" diyoruz ya.

Benim duyduğum kadarıyla artık işi kendilerini dini figürler olarak görme aşamasına kadar getirmişler. Kendisini kutsal bir varlık olarak görenler var, tarikat kafası yani. Şimdi bunların iyi veya kötü ayrımını yapıp yapamadıkları ayrı konu, kötülükleri iyilik olarak görme ihtimalleri dahi var. Geçmişte insanları kurtuluşa götürdüğünü ve iyilik yaptığını sanarak bin türlü sapkınlık, vahşilik ve pisliği yapmış insanlar hatta koca koca topluluklar var. Avrupa'da yapılan cadı avları ve katliamlar da buna örnek. Birini diri diri yakmak iyi bir şey mi, değil; ama onlar iyi olduğunu düşünerek yapıyorlardı.
Ayrıca önceki yazinizda sorunun dinde değil toplum yapısıyla alakalı olduğunu söylediniz. Ama daha önceki yazımızda dinin dayatma yaptığını ve bunun da insanlarda ters teptigini söylemişsiniz. Din, nasihattir. Dayatma değil.
 
Son düzenleme:
Dinin kaynaklarında ahlaka dair yargılar ve güzel ahlaka ilişkin tavsiyeler var ise aynı zamanda dini bir kavramdır...
Semavi dinlerin geçmişi 2000 yıl önceye dayanıyor. İnsanlık tarihi ise bundan çok daha eskisine dayanıyor. O tarihten önce yaşamış insanlar neden bu kurallardan muaftı?
 
Son düzenleme:
Ayrıca önceki yazinizda sorunun dinde değil toplum yapısıyla alakalı olduğunu söylediniz. Ama daha önceki yazımızda dinin dayatma yaptığını ve bunun da insanlarda ters teptigini söylemişsiniz. Din, nasihattir. Dayatma değil.
Dini dayatmalar dedim, din dayatıyor demedim. Dayatmayı yapan din değil, insanlar ve toplum. İşin doğrusunu, yanlışını, nedenini öğretmeden "bu böyle çünkü din" deyip geçildiği için insanlarda bu değerlerle ilgili sağduyu ve bilinç gelişmiyor. Bugün toplumda yaşadığımız çoğu problemin temellerinden biri bu.
 
Dini dayatmalar dedim, din dayatıyor demedim. Dayatmayı yapan din değil, insanlar ve toplum. İşin doğrusunu, yanlışını, nedenini öğretmeden "bu böyle çünkü din" deyip geçildiği için insanlarda bu değerlerle ilgili sağduyu ve bilinç gelişmiyor. Bugün toplumda yaşadığımız çoğu problemin temellerinden biri bu.
"Din tam tersine insana sadece dayatmalarda bulunduğu ve aslen neden böyle davranması gerektiğini öğretmediği, gerçekten bir sağduyu aşılamadığı için genelde çoğu insanda ters teper." Bu yazınızda dinin kendisi dayatma yapıyor anlamı çıkıyor.
 
"Din tam tersine insana sadece dayatmalarda bulunduğu ve aslen neden böyle davranması gerektiğini öğretmediği, gerçekten bir sağduyu aşılamadığı için genelde çoğu insanda ters teper." Bu yazınızda dinin kendisi dayatma yapıyor anlamı çıkıyor.
Yanlış ifade etmişim özür dilerim. Benim şahsi olarak dinlerle bir derdim yok, inanana da dinlere de saygı duyarım.

Orayı şu şekilde düzeltebilirim;

"Tam tersine toplumlar dini değerler ile insanlara dayatmalarda bulunduğu ve aslen neden böyle davranması gerektiğini öğretmediği, gerçekten bir sağduyu aşılanmadığı için genelde çoğu insanda ters teper."
 
Semavi dinlerin geçmişi 2000 yıl önceye dayanıyor. İnsanlık tarihi ise bundan çok daha eskisine dayanıyor. O tarihten önce yaşamış insanlar neden bu kurallardan muaftı?
Ben bir Müslüman olarak inandığım kitapta gönderilen peygamberlerin bir kısımlarının isimlerinin olduğu bir kisimlarinin anlatilmadigi yazıyor. Ne biliyorsunuz ki önceki toplumlara peygamber ve din gelmedi? Birden fazlap peygamber ve din gelmiş olsa bile gönderen yaratıcı aynı yaratıcı.
 
İnsan temelde kötü veya iyi değildir, insan sadece basitçe hayatta kalmaya çalışan bir hayvandır. Ancak güç kazandıkça beyinde ki iyi-kötü algısı bozulmaya başlar, çünkü kabul etsekte etmesekte bir insanın ahlaksız veya suç teşkil eden şeyleri yapmasını engelleyen yegane şeylerden biri; yakalanma korkusudur. Eğer yakalanma korkusu yoksa ve doğuştan veya sonradan empatisi normalden daha az birisi var ise ve modern etiğe göre etik dışı bulunabilecek şeyleri istiyorsa, yapmaması için bir sebebi kalmaz.
 
İnsan temelde kötü veya iyi değildir, insan sadece basitçe hayatta kalmaya çalışan bir hayvandır. Ancak güç kazandıkça beyinde ki iyi-kötü algısı bozulmaya başlar, çünkü kabul etsekte etmesekte bir insanın ahlaksız veya suç teşkil eden şeyleri yapmasını engelleyen yegane şeylerden biri; yakalanma korkusudur. Eğer yakalanma korkusu yoksa ve doğuştan veya sonradan empatisi normalden daha az birisi var ise ve modern etiğe göre etik dışı bulunabilecek şeyleri istiyorsa, yapmaması için bir sebebi kalmaz.
Sadece hayatta kalma etkenine vurgu yapmak indirgemeci bir yaklaşım...