İnsanlar binlerce yıl önce tarım devrimi ile tarlalarını ve ambarlarını koruma ihtiyacı duyduklarında, bu malları savunacak bir güce yani otoriteye ihtiyaç duydular. Otorite, mülkiyeti koruma zorunluluğundan doğdu. Dinler de bu noktada devreye girdi, çünkü milyonlarca insanı aynı kurallara uydurmanın en eforsuz yolu onlara ortak bir inanç vermektir. Yani dinlerin siyasallaşması asıl görevleridir. Çünkü dinin çıkış noktası zaten toplumu (yani siyaseti) düzenlemektir. Ayrılamazlar çünkü aynı amaca hizmet ederler.
Yuval Noah Harari'nin "Sapiens" kitabını okumanızı öneririm.