Detaylar
Kim cevapladı?@senuzulme, S-400'ler aktif mi ki? NATO sistemleri ile entegrasyonu saglanamadigi icin bombos duruyor diye biliyorum. Hatta iade edilmeye calisiliyordu.
Aktif olmadığını ve kullanılamayacağını biliyorum, ironi olsun diye yazmıştım.@senuzulme, S-400'ler aktif mi ki? NATO sistemleri ile entegrasyonu saglanamadigi icin bombos duruyor diye biliyorum. Hatta iade edilmeye calisiliyordu.
Uçak ve büyükelçi krizi yüzünden oluşan gerginliği azaltmak için alındı o sistemler. Kullanılacağı falan yok. Bari Azerbaycan'a ya da Kafkaslardan herhangi bir ülkeye iade edebilsek de kurtulsak.
AramTopaloglu
Uzman
- Katılım
- 1 Nisan 2025
- Mesajlar
- 61
- Makaleler
- 1
- Beğeniler
- 65
Avar Banu hanım zamanında Merkez Çağ'da çalışırken 1982 yılında eski İsrail Dışişleri görevlisi Oded Yinum tarafından bir enformasyon dergisi olan İsrail dergisi Kivumim'de bahsi geçen bir yazıdan bahsetmişti.
Yazıda bölgenin kaç parçaya ayrılacağını, ülkeler bölünürken kimlerin kullanılması gerektiğini yazmıştı Yinum bu yazıda. bir savaşın başlaması için ''İran tarafından'' ve ''yanlışlıkla'' atılmış bir füzeyi bahane gösterip duracaklardır.
Makalede, Türkiye'nin kendi içindeki Kürt nüfusu, devletin birliğini tehdit edebilecek bir "fay hattı" olarak nitelendirilir.
Yinon'un stratejik çerçevesinde; Irak veya Suriye'de kurulacak bağımsız bir Kürt oluşumu, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit edecek ve Türkiye'yi kendi içine odaklanmaya, enerjisini iç meselelerine harcamaya zorlayacaktır.
Yinon'un asıl stratejisi Türkiye'yi doğrudan yok etmek değil, Türkiye'nin çevresini (Irak, Suriye ve İran) küçük etnik devletçiklere bölerek Türkiye'yi kuşatmaktır. Bu stratejiye göre:
Çevresindeki ülkeler parçalandığında, Türkiye bu istikrarsızlıktan kaçamayacaktır.
Bu durum, Türkiye'yi İsrail ile işbirliği yapmaya veya en azından kendi bekası için savunma pozisyonuna çekilmeye zorlayacaktır.
Yani demeye çalıştığım insanların enerjilerini bir etnik grup üzerinde toplamak yerine o etnik grubu kullanan insanlar üzerine yığmanızdır. Şüphesiz ki bu birbirinden nefret eden (aynı kaptan yemek yiyen yörenin insanları) insanları bir çatı altında toplayıp büyük bir düşmana saldırtma planından başka bir şey değildir.
Yazıda bölgenin kaç parçaya ayrılacağını, ülkeler bölünürken kimlerin kullanılması gerektiğini yazmıştı Yinum bu yazıda. bir savaşın başlaması için ''İran tarafından'' ve ''yanlışlıkla'' atılmış bir füzeyi bahane gösterip duracaklardır.
Oded Yinon, eski İsrail başkanı Barak ve niceleri Türkiye'yi homojen bir yapı olarak görmez. Ona göre Türkiye, tıpkı komşuları (Irak, Suriye, İran) gibi ciddi bir etnik ayrışma potansiyeli taşımaktadır. yapay zekaya 82' Kivumim Oded Yinum yazıp, A Strategy for Israel in the 1980s isimli makaleyi okuyabilirsiniz.
Makalede, Türkiye'nin kendi içindeki Kürt nüfusu, devletin birliğini tehdit edebilecek bir "fay hattı" olarak nitelendirilir.
Yinon'un stratejik çerçevesinde; Irak veya Suriye'de kurulacak bağımsız bir Kürt oluşumu, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit edecek ve Türkiye'yi kendi içine odaklanmaya, enerjisini iç meselelerine harcamaya zorlayacaktır.
Yinon'un asıl stratejisi Türkiye'yi doğrudan yok etmek değil, Türkiye'nin çevresini (Irak, Suriye ve İran) küçük etnik devletçiklere bölerek Türkiye'yi kuşatmaktır. Bu stratejiye göre:
Çevresindeki ülkeler parçalandığında, Türkiye bu istikrarsızlıktan kaçamayacaktır.
Bu durum, Türkiye'yi İsrail ile işbirliği yapmaya veya en azından kendi bekası için savunma pozisyonuna çekilmeye zorlayacaktır.
Yani demeye çalıştığım insanların enerjilerini bir etnik grup üzerinde toplamak yerine o etnik grubu kullanan insanlar üzerine yığmanızdır. Şüphesiz ki bu birbirinden nefret eden (aynı kaptan yemek yiyen yörenin insanları) insanları bir çatı altında toplayıp büyük bir düşmana saldırtma planından başka bir şey değildir.
@AramTopaloglu Meselede devletin menfaati esas alındığında, İran'ın şu anki rejimi ile anlaşılmadığı ortada.
Bölünmesi durumumda bahsettiğiniz gibi çevrelenmiş oluyoruz.
Kısacası iki ucu pis değnek.
Bölünmesi durumumda bahsettiğiniz gibi çevrelenmiş oluyoruz.
Kısacası iki ucu pis değnek.
Son düzenleyen: Moderatör:
AramTopaloglu
Uzman
- Katılım
- 1 Nisan 2025
- Mesajlar
- 61
- Makaleler
- 1
- Beğeniler
- 65
Bu devletin tek bakii menfaati yurtta sulh cihanda sulhtur. 81 ilin 81'inde barış, çevre ülkeler ve cihan ülkelerinde egemen barış şarttır Kemal Paşaya göre.@AramTopaloglu Meselede devletin menfaati esas alındığında, İran'ın şu anki rejimi ile anlaşılmadığı ortada.
Bölünmesi durumumda bahsettiğiniz gibi çevrelenmiş oluyoruz.
Kısacası iki ucu pis değnek.
Avar banu hanım zamanında merkez çağ'da çalışırken 1982 yılında eski İsrail dışişleri görevlisi oded yinum tarafından bir enformasyon dergisi olan İsrail dergisi Kivumim'de bahsi geçen bir yazıdan bahsetmişti.
Yazıda bölgenin kaç parçaya ayrılacağını, ülkeler bölünürken kimlerin kullanılması gerektiğini yazmıştı yinum bu yazıda. Bir savaşın başlaması için "İran tarafından" ve "yanlışlıkla" atılmış bir füzeyi bahane gösterip duracaklardır.
Oded yinon, eski İsrail başkanı barak ve niceleri Türkiye'yi homojen bir yapı olarak görmez. Ona göre Türkiye, tıpkı komşuları (Irak, Suriye, İran) gibi ciddi bir etnik ayrışma potansiyeli taşımaktadır. Yapay zekaya 82' kivumim oded yinum yazıp, a strategy for ısrael in the 1980s isimli makaleyi okuyabilirsiniz.
Makalede, Türkiye'nin kendi içindeki Kürt nüfusu, devletin birliğini tehdit edebilecek bir "fay hattı" olarak nitelendirilir.
Yinon'un stratejik çerçevesinde; Irak veya Suriye'de kurulacak bağımsız bir Kürt oluşumu, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü doğrudan tehdit edecek ve Türkiye'yi kendi içine odaklanmaya, enerjisini iç meselelerine harcamaya zorlayacaktır.
Yinon'un asıl stratejisi Türkiye'yi doğrudan yok etmek değil, Türkiye'nin çevresini (Irak, Suriye ve İran) küçük etnik devletçiklere bölerek Türkiye'yi kuşatmaktır. Bu stratejiye göre:
Çevresindeki ülkeler parçalandığında, Türkiye bu istikrarsızlıktan kaçamayacaktır.
Bu durum, Türkiye'yi İsrail ile iş birliği yapmaya veya en azından kendi bekası için savunma pozisyonuna çekilmeye zorlayacaktır.
Yani demeye çalıştığım insanların enerjilerini bir etnik grup üzerinde toplamak yerine o etnik grubu kullanan insanlar üzerine yığmanızdır. Şüphesiz ki bu birbirinden nefret eden (aynı kaptan yemek yiyen yörenin insanları) insanları bir çatı altında toplayıp büyük bir düşmana saldırtma planından başka bir şey değildir.
Türkiye'nin en fazla 100 sene ömrü kaldı; asimile bile olamamış bir ülke en fazla bu kadar yaşar, yoksa bu Osmanlı İmparatorluğu devletine terstir.
Son düzenleyen: Moderatör:
Türkiye'nin en fazla 100 sene ömrü kaldı; asimile bile olamamış bir ülke en fazla bu kadar yaşar, yoksa bu Osmanlı İmparatorluğu devletine terstir.
Aksine Orta Doğu'da ve Balkanlar'da en uzun süre yaşayacak olan bizleriz. Geçmişe dayanan tarihimiz ve devletçi yapımız bunun teminatıdır.