Kalp, ne ifade eder?

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Andar Han
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 44
  • Görüntüleme Görüntüleme 739
  • Etiketler Etiketler
    eder ifade
Sadece düşünceden ibaret, nerede doğdun kimle büyüdün neye alıştıysan ona göre bir ahlak düşüncen var.

Bunun ötesindeki örnekler, sadece hormonla açıklanabilir mi? Kendi toplumuna karşı durup da siz ne yapıyorsunuz diyenleri biz hormona mı indirgeyeceğiz? Ortada aynı şeyleri, yasayıp gören ve farklı tavırlar sergileyen beyinler var. Her şey zannettiğiniz gibi 0.5 miligram ya da litre her neyse adrenalinin tesiri olsaydı; biz zaten hep aynı olurduk.
 
Son düzenleme:

Ben adrenalin her şeyi etkiler demedim, onu konuda başka biri demiş olabilir. Ben diyorum ki adrenalin falan sadece birer kimyasal molekül, önemli olan düşünce. Ne düşündüğün en önemli şey. Gaza geldim, şeytana uydum, adrenalin iğnesi basmıştım, dopamin iğnesi almıştım gibi bahaneler sökmez mesela mahkemede. Alkol almıştım da sökmez. Tüm dünya alkol içiyor da bir tek senin ülkende alkol içtikten hemen sonra döner bıçağı çekip karısını doğrayan elemanlar varsa suçu alkole ya da başka bir kimyasala atamazsın. Atıyorsan ya da atana inanıyorsan haklı buluyorsan da cahilliktir. O adamın aklında zaten o düşünce vardır, hormon/alkol/iğne/hap/uyuşturucu her neyse o onu yapması için bahane olmuştur sadece. Geçmiş mesajlarıma tekrar bir bak, son yazdığın bu cevap bir karışıklık olmuşa benziyor. Önemli olan en büyük etken düşüncedir, gerisi minimal etkiye sahiptir. Truth serum var mesela, doğru söyleten bir iğne. Yeterince iraden varsa o iğne hiçbir işe yaramaz. İşkence edip aynı bilgiyi almaya çalışabilirler, yeterince önemsiyorsan yeterince iraden varsa işkence bile sökmez. He tabi iradesizsen bülbül gibi şakıyıp abi valla iğne vurdular yoksa ben iradesiz değilim diyebilirsin çalıştığın gizli iş yapan yerdeki yetkili seni vurmadan önce son söz olarak. Kimyasalı bile yenebilecek bir şeydir düşünce gücü ve insanı insan yapan budur.
 
Sizin üstünüzden bir cevap oldu aslında. Size de demiştim ki;

Eki Görüntüle 93781

İlk sorduğun şey neydi hatırlayalım, sakıncalı iş yaparken neden göğsüm daralıyor demiştin. Sakıncalı bir iş yaptığını düşündüğün için daralıyor. Adrenalinin tek görevi nabzı hızlandırmak, nabız hızlanınca ne olacağı tamamen aklındakilerle ilgili. Mutluluk hormonu diye bir şeyin olmaması da bu yüzden. Ezberci eskide kalmış kitaplarda mutluluk hormonu diye bir şeyin var olduğu sanılır ama yok. Depresyondaki birine bir iğne basıp mutlu etmeni sağlayacak bir bileşik yok ve sadece buna dayanarak bile en önemli şeyin düşünce olduğu çıkarılabilir.

Herhangi bir kıza yarından itibaren vay be aslında ne tatlı kızmış diye kendi kendine - inanmasan da, öyle görmesen de - söylersen bir süre sonra harbiden gözüne hoş gelmeye ve eskidenkinin aksine yanından geçerken kalbini çarptırmaya başlar. Hani kalp yargı aracıdı, hani özel bir yapıydı bak nasıl da oyuna getirdin geçenlerde umursamadığı kızı görünce çarpmaya başlıyor artık. Düşünce böyle bir güç işte, plasebo haplar var milleti "iyileştiren". Kediye hayatta sökmez mesela o plesabo hap, bir sıkıntısı varsa bağırıyorsa al bu hap süper seni iyi edecek diye un dolu kapsül versen yine bağırmaya devam eder.
 
Hani kalp yargı aracıdı, hani özel bir yapıydı bak nasıl da oyuna getirdin geçenlerde umursamadığı kızı görünce çarpmaya başlıyor artık.

Şimdi ilerledik sanırım. Öncelikle "Kalp kandırılamaz" gibi bir hükmüm yok.

Verdiğiniz örnekte akıl da öne çıkabilir,
kalp de ama hazza binaen sevgi ile mutlak sevgi arasındaki konumlar, neyle belirlenir? Akıl hazza yatkındir, kalp ise akla bağlı lakin kendi kurallarına tabiidir.

Biz akilla görür değerlendiriiz, lakin doğru kalpte gizlidir. Akıl , kalbi örtme gücüne sahiptir.
 
Son düzenleme:

Kalp dediğin şey düşüncenin bir kısmının metaforu mu yoksa bildiğimiz organ mı? Organ olan kalp sadece bir kastır ve sadece kan pompalar, bilgisayarın güç kaynağının kablosu gibi düşün. İşlemci var anakart var ama kabloyu çekince hepsi sönüyor diye güç kablosuna anlam yüklemek gibi bu eski kalp düşünceleri. Atmayı bıraktığında bile elektriği verip atmaya devam ettiriyorsun, bazen bir iğne bile hayata döndürmeye yetiyor kalbi fakat akıl tedavisi hiç böyle değil. Depresyondaki adamdan örnek verdim ya istediğin iğneyi vur istediğin yöntemi uygula akıl istemiyorsa en ufak yol almak mümkün değil.
 
Kalp, sadece kan pompalayan bir organ değildir. Hatta bu konuda kalp ve beynin ortak hareket ettiğine dair çalışmalar da mevcuttur. Misal Amerikan Ulusal Bilim Akademisi'nin yaptığı şu çalışmada, deneklerin parmak uçlarına verilen elektrik ile kalp atış hızının arttırılması ve bunun zihne etkisi gözlemlenmiştir. Hatta makalenin giriş bölümünde demektedir ki;

"According to popular culture, the brain and heart work in opposition to each other. The brain is the seat of rational, objective thought, while the heart is emotional and intuitive.

In reality, the activity of the two organs is intimately connected, with neither having a monopoly on reason or emotion."

"Popüler kültüre göre beyin ve kalp birbirine zıt olarak çalışır. Beyin rasyonel, nesnel düşüncenin merkeziyken, kalp duygusal ve sezgiseldir.

Gerçekte ise bu iki organın faaliyetleri birbiriyle yakından bağlantılıdır ve her ikisi de akıl ya da duygu üzerinde tekel sahibi değildir."

Ya da kalbin sensör vazifesi üzerine de bilimsel araştirmalar bulunabilir. Ezbere öğretiler ve cevaplardan önce, konu hakkında biraz daha geniş bilgi sahibi olmak elzemdir.

 
Son düzenleme:
Gerçekte ise bu iki organın faaliyetleri birbiriyle yakından bağlantılıdır ve her ikisi de akıl ya da duygu üzerinde tekel sahibi değildir.

Tüm organlar uyum içinde çalışır. Kalp sadece kan pompasıdır, beyin sadece sinir demetlerinin bol olduğu bir yağ kütlesidir. Kuzu kalbi yesek daha cesur olmadığımız gibi kuzu beyni yesek daha akıllı da olmayız. Beynin kaç kilo olduğu da bir şey ifade etmez, insanı hiç işin işine katmayalım yine yunus balığı filden daha zekidir beyni çok daha küçük olmasına rağmen. Çözülemeyen ve üzerinde kafa yorulup araştırmalar yapılan konu ise kendi başına hiçbir şey ifade etmeyen bu organların birlikte uyum içinde nasıl çalıştığı, bunu yapacak elektriği nereden bulduğudur. Bilgisayar örneğini hatırlayalım güç kablosunu kutsadık sökünce ölüyoruz diye, işlemciyi kutsadık çok sinir demeti var işlem yürütüyor diye ama elektrik olmadığında bunların hiçbiri çalışmaz. İnsan vücudu da bir noktaya kadar çalışıyor ve hiçbir parçası zarar görmese bile zaman geliyor ölüyor, elektriği kesiliyor. Bilgisayarda elektrik nereden geliyor biliyoruz, faturasını ödüyor jeneratörlerini kullanıyoruz hatta UPS alıp depoluyoruz olaya cidden hakimiz. İnsan vücudunda ise bu elektrik nereden geliyor, neden bitiyor ve nasıl depolanır hiç hakim değiliz. Yapılan araştırmalar da şunun buna etkisinden öteye geçemiyor, bilgisayar örneğinden anlamlandırmaya çalışırsak elektrik nedir bilmiyoruz ama o konuda araştırma yapamadığımız için gidip termal macuna altın tozu eklemenin işlemci skoruna etkisi diye araştırma yapıyoruz kendimizi avutmaya.

İşte o bilmediğimiz elektrik sensin, bilinçlisin, ne yazdığını biliyorsun, ne yaptığını biliyorsun ve bunun önüne herhangi bir organın hızlı atması ya da içtiğin damardan aldığın herhangi bir molekül geçemiyor. Truth serum icat ediyorlar bir şekilde aşıyorsun, işkence ediyorlar bir şekilde aşıyorsun, hayatında her şey normal gidiyor ekmek var su var yatacak yer var kedi olsan çok mutlu olacağın bir durumdasın ama o gezen elektrik yani sen bir şekilde kendi moralini bozmayı depresyona girmeyi başarıyorsun.

İnsandaki akıl diğer canlılara benzemez, köpek bir yere bir kemik gömer sonra gidip geri çıkarır yer ama sen gidip kemiğin iki ucuna da zımpara atıp geri gömsen "benim kemiği ellemişler" diyemez yine kuyruk sallar üff kemik var hala duruyor yerinde diye sevinir. Gitsen 180 derece çevirip geri gömsen fark etmez, kenarına minik bi nokta koyup gömsen fark etmez. Bizim bir kemik vardı gidiyim de onu kemireyim der gömdüğü yere gider alıp sevinir. İnsan ise köpeğin fark etmeyeceği şeylerin hepsini fark eder ve algılar, biri benim gömüyü ellemiş der telaşa kapılır. Kalp ise kalp köpekte de var, beyin ise köpekte de var. Tek hücreli canlıda hiçbir organ olmamasına rağmen kendi içinde mantıklı şeyler yapabiliyor hadi kalp yönlendiriyor beyin yönlendiriyor diyelim, yok ki bunlar onda?
 

Meselenin özü burasıydı aslında, tartışmanın saf akıl ve vicdan çarpışması üzerine dönmesi gerekiyordu. Halbuki alıntı da Etika'dan yapılmıştı ama tam olarak açıklayıcı olmamam sebebiyle direkt organlar olarak anlaşılmasi işi biraz karıştırdı.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…