Guilty Conscience
Üstün
Öncelikle şu ayrımı netleştirmemiz gerekiyor, polisin aşamadığı şey genellikle doğrudan Face ID biyometrik sensörü değil, cihazın şifreleme anahtarlarının yönetim biçimidir. Bir iPhone'un güvenliği, işletim sisteminden bağımsız çalışan ve "secure enclave" adı verilen ayrı bir işlemciye emanettir. Siz yüzünüzü tanıttığınızda, bu veri matematiksel bir modele dönüştürülüp bu özel işlemcide saklanır ve bu veri asla ICloud'a gitmez veya telefonun ana işlemcisi tarafından doğrudan okunamaz. Ama asıl sıkıntı "before first unlock" dediğimiz durumdur. iPhone kapatılıp açıldığında veya SOS moduna alındığında, biyometrik verilerle kilit açma özelliği devre dışı bırakılır ve şifreleme anahtarları bellekten tamamen silinir. Bu aşamada telefon, verilerin şifresini çözmek için mutlaka kullanıcının belirlediği parolayı ister. İşte polisin tıkandığı nokta tam olarak burasıdır. cihaz BFU modundaysa, dünyanın en iyi yüz tanıma algoritmasını da kırsanız, o veri şifrelenmiş olduğu için anlamlı bir dosyaya ulaşamazsınız.
Elinizdeki cihaz güncel bir iPhone ise ve karşınızda ister FBI olsun, ister emniyet genel müdürlüğü siber suçlar dairesi, isterse CIA'in en gelişmiş laboratuvarları o kilidi kırmaları teknik ve matematiksel olarak imkansızdır. Buradaki imkansız kelimesini lafın gelişi kullanmıyorum, arkasında yatan secure enclave donanım mimarisi ve AES-256 şifreleme standardı, kaba kuvvetle veya yazılımsal müdahaleyle aşılabilecek bir duvar değildir. Face ID veriniz veya parolanız, cihazın ana işlemcisinden ve depolama biriminden tamamen izole edilmiş, kendi özel işletim sistemine sahip ayrı bir silikon çekirdekte saklanır. Bu çip, dışarıdan gelen her türlü zorlama girişimini algıladığı an kendini kilitler ve işlem sürelerini yıllara yayar. Dünyanın en güçlü süper bilgisayarını da getirseniz, bu donanımsal zamanlayıcıyı "bypass" edemediğiniz sürece, trilyonlarca kombinasyonu denemeniz evrenin yaşından daha uzun sürer.
Elinizdeki cihaz güncel bir iPhone ise ve karşınızda ister FBI olsun, ister emniyet genel müdürlüğü siber suçlar dairesi, isterse CIA'in en gelişmiş laboratuvarları o kilidi kırmaları teknik ve matematiksel olarak imkansızdır. Buradaki imkansız kelimesini lafın gelişi kullanmıyorum, arkasında yatan secure enclave donanım mimarisi ve AES-256 şifreleme standardı, kaba kuvvetle veya yazılımsal müdahaleyle aşılabilecek bir duvar değildir. Face ID veriniz veya parolanız, cihazın ana işlemcisinden ve depolama biriminden tamamen izole edilmiş, kendi özel işletim sistemine sahip ayrı bir silikon çekirdekte saklanır. Bu çip, dışarıdan gelen her türlü zorlama girişimini algıladığı an kendini kilitler ve işlem sürelerini yıllara yayar. Dünyanın en güçlü süper bilgisayarını da getirseniz, bu donanımsal zamanlayıcıyı "bypass" edemediğiniz sürece, trilyonlarca kombinasyonu denemeniz evrenin yaşından daha uzun sürer.
Son düzenleyen: Moderatör: