Okulda harbiden doğru düzgün ingilizce öğretmiyorlardı. Videolarda duyduğum kelimeleri okulda 6 ay 1 yıl sonra görüyordum.

Sabahtan akşama kadar video izleyip, internette takılıp, oyun oynamanın bir işe yaradığı nadir durunlardan birisi dil öğrenmek.
 
Ben kendim öğrenmiştim oyunlardan ve kelimelerin anlamlarını araştırarak. Derste öğretilen fiilmiş falanmış onları hiç kafama bile takmıyorum çünkü anlatamıyorlar. Şu an kendim öğrendiğim için mutluyum çünkü sınava da pek fazla çalışmıyorum.
 
Okulda öğretilen İngilizce, sınav geçirmelik kadar. Sağ olsun diziler/filmler veya bakabileceğim coğu yer az çok "İngilizce Öğretmenimden" 10 kat daha fayda sağladı.

Saygılar kendisine. Zaten hamileydi fazla bir şey anlatamadı. Gelen ise ondan daha beter.
 
Koy gö*e gitsin, 12 senelik zorunlu eğitimde neyi düzgün öğrenebildik?

Bir konuya karşı ilgisi olan kişi interneti araç olarak kullanarak aldığı eğitimde belirli seviyelere ulaşıyor çoğu zaman, yoksa okuyarak cahil kalıyoruz vesselam.
 
Dili doğru düzgün bilmek var bir de halk ağızı ile bilmek var. İksi farklı şeyler. Gerçekten dili öğrenmek istiyorsan o saydığın her şeyi öğreneceksin. Amacım sadece konuşmaksa haklısın.
 
The girl who I love

girl = öbek başı. (göndergesel)
who= tekrarlanan öbek başı. (belirsiz göndergesel)
I love= cümlecik (sıfat)

Bu durumda who, sıfatı üstlendi. Who, belirsizliğini bir önceki ada sıfat aktarmak adına kullandı.

Öbek nedir? Tek bir mevcudiyete atıfta bulunmak adına bir araya gelmiş sözcükler. Öbek başı da öbeğin yöneticisi olan, yani öbeğin cümle içindeki sözcüksel rolünü üstlenen baş. mesela ''kırmızı araba'' öbeğindeki baş ''araba'' kelimesidir ve hiçbir şekilde değişemez, hangi cümleye koyulursa koyulsun bu bir bütündür ve araba burada baştır, aslolan kelimedir. Kırmızı ise sıfat tamlamasıdır, yani araba kelimesine ekleniş amacı sıfatlamak(nitelemek)tir.

Yani, relative pronoun dediğimiz sözcükler teknik kelimeler değildir (bağlaç değildir yani), bunlar ad öbeğinin tekrarlayan(aynı nesneye referans veren) başlarıdır.

Şimdi bu anlattıklarım, ilgi zamirine bağlaç denmesini bir türlü içime sindiremediğim için 3 ay boyunca dilbilim kitapları okuyup anladığım ve hazmettiğim bir şey. Bana hiçbir şey katmadı, sadece bilgi. Ne zaman sorgulamadan dinlersem, o zaman ilerledim. Kaygısızlıkla öğrenme kolaylığı arasında ilginç şekilde bir bağ var.
 
Son düzenleme: